Cengiz AKTAR
Malî ve siyasî dayanıklılığının güçlendiğine dikkat çekilen Moody’s raporunda, “Buna rağmen,toplumun laik ve dinî unsurları arasındaki gerilim, bazıları uzun süredir devam eden bölgesel ve etnik sorunlar siyasî risk teşkil eden alanlardan başlıcaları” denmiş ve not arttırılmamış. Yeni değil, daha önceki ekim ayı raporunda aynı ifadeler kullanılmıştı. Manipülasyon, kötü niyet, kıskançlık, ne dersek diyelim, köpürüp Moody’s’i de karalisteye alalım kritik olan şu:Hükümetin 2002’den bu yana tek başına seçim kazanarak ülkeyi siyasî istikrar havzasına dönüştürdüğü algısı, dışarıda artık geçerli değil. Yabancı yatırımcı için hayatî önemdeki risk algısı kalıcılaşıyor. Yatırım çekmeye çalışan Türkiye için ciddî bir tehlike ama aynı zamanda hükümetin Kafdağı’ndan inerek reformcu döneme geri dönmesi için iyi bir fırsat.
Avrupa Birliği ve İngiltere
1950’de kuruluş aşamasında kapılar onlara açıktı, reddettiler. Başını çektikleri ve kıta için kâfi gördükleri Avrupa Konseyi ve Avrupa Serbest Ticaret Alanı (EFTA) gibi 19. yüzyıllı yapılarla yetinmeye çalıştılar. İşe yaramadığını görünce, AB’ye, pastadan pay almak amacıyla girdiler. Dışında kalmaları artık mümkün değildi. 40 yıl boyunca hiçbir zaman AB’li olmak istememiş ama her zaman “istemem koy yan cebime” demiş bir AB üyesidirler. “Federal Avrupa” lakırdısını işitince nevirleri döner.
Bugün AB’nin içinde bulunduğu zor dönem İngilizlerin huysuzluğunu had safhaya taşıdı. Daha iyi durumda olduklarından değil; kriz bütün gelişmiş ekonomilere paydaş. Bencillikten mütevellit körlükten! Ama ayaklar yere basmaya başladı. İş dünyaları, ABD, diğer büyük AB üyeleri ve aniden AB’den kazancını hatırlayan vatandaş Başbakan Cameron’un referandum kararına karşı. Zaten kendisi de topu taca öyle bir attı ki referandumun hiçbir olasılığı kalmadı. Bu arada İngiltere, mâlum, Türkiye’nin AB’deki modeli. Ve nasıl Türkiye sonunda AB üyesi olacaksa, İngiltere de AB üyesi kalacak. Farklılıklarıyla.
“Şanghay üyelik süreci”
Mesele yalnız AB değil esas NATO. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Victoria Nuland Şanghay üyelik süreci konusunda “Türkiye’nin NATO üyesi olduğu gözönüne alındığında, bu ilginç olur. Ne olacağını göreceğiz” dedi. Tercümesi geçen pazar gazeteye verdiğim beyanda: NATO üyeliği düşer! En vahimi, bu olmayacak duaya Başbakan’ın maiyetinde kimsenin “âmin” diyemeyecek olması ama diğer taraftan patronu uyarmak konusunda muhtemelen yutkunmuş olmaları. Maalesef Başbakan’ın75 milyona başka bir ülkü düşünmesi gerekiyor.
Sayesinde başlayan tartışmada esasında hayır var. Böylece AB’nin ne olduğu, AB dışında kalan bütün diğer uluslararası kurum, kuruluş, örgüt ve birliklerin ne olmadığı konularındaki yarım yamalak bilgi ortaya dökülüverdi. O hükmetmeye soyunduğumuz dünyaya ne kadar ecnebi olduğumuz faş oluverdi.
Bir Kemalist kurum: Diyanet
Balkan kökenli vekilin tetiklediği tartışma CHP’yi aştı, memleketin kılcal damarlarına değmeye başlıyor. Fevkalade hayırlı. Zira konu etraflı. Misâlen ulusal kurumlardan Diyanet’i alalım.
Alevî Bektaşî Federasyonu eski Başkanı Turan Eser, Diyanet İşleri Başkanlığı’na başvurmuş. Tek mezhebe yönelik yayın yapan Diyanet TV ve Diyanet’in Alo Fetva hattı laikliğe aykırı demiş ve bunlara son verilmesini istemiş. Muhatabı, Alevîlik inanç değil sosyokültürel yapıdır demiş ve talebi reddedilmiş. Bilâhare idare mahkemesinde dava açan Eser’e Diyanet, mahkemeye ilettiği savunmada Atatürk’ün, laikliğin gereği olarak aynı gün hilafeti kaldırdığı, eğitimi birleştirdiği ve Diyanet’i kurduğunu hatırlatmış. Ama en şahanesi şu: “Diyanet dinî bir teşkilat değildir. Diyanet’in Anayasa’da yer alması, dinin devletçe denetiminin yürütülmesi, din işlerinde çalışacak kimselerin yetenekli olarak yetiştirilmesi yoluyla dinî taassubun önlenmesi, dinin toplum için manevî bir disiplin olmasının sağlanması, böylece Türk milletinin çağdaş uygarlık seviyesine erişmesi ana ereğinin gerçekleştirilmesi gibi nedenlere dayanmaktadır.” Kemalistlerin gözyaşlarını buradan görüyorum.
Sade Sünnîlerden değil bütün vatandaşlardan toplanan vergi sayesinde 4,6 milyar bütçesi (2013),98.555 çalışanı, 82.693 camisi, 15.914 Kuran kursu (2011) ile Diyanet çok güçlü bir aygıt. Risk, bu kurumun Kemalist dönemden miras toplum mühendisliği vazifesini her iktidar için ifa etmeye hazır olmasında. Ve Kemalistlerin dışlayıcı, ötekileştirici, tektipleştirici, uluslaştırıcı zihniyetini ve o zihniyetin yarattığı yapaylığı devam ettirmesinde.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- AB’nin fantezi, distopya, sinizm ağırlıklı Türkiye hibe programları
4.01.2022 - İsrail’in bitmez gazası
18.05.2021 - AB umudu yok edildi, hâlâ ‘umutsuz olma’ deniyor
10.05.2021 - Çöküşün kökü Soykırım’da olmasın?
24.04.2021 - Cephelerde sıkışma had safhada
24.03.2021 - Yurtta savaş cihanda savaş
23.02.2021 - Afrin’in işgâlinin üçüncü yıldönümü
20.01.2021 - HDP’nin sonu anamuhalefetin sonu olur
12.01.2021 - Katliam takvimi
28.12.2020 - Zarar ziyan, hasar tespiti, enkazın bilançosu
22.12.2020
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Hrac Madooglu
Bu hukumetin demokrasi ve insan haklari yanlisi gozukerek herkesi oyaladigini anlamayacak kadar onyargilisiniz. Bakin daha gecen gun, Ayvalik Rum kilisesinde ayin yapmaya gelen din adamlarina izin verilmedi. AB Bakani Egemen Baris, Yunan devletinin Atinada cami acilmasina izin vermedigini belirterek missilleme yaptiklarini beyan etti. Turkiyede 2 bin Rum vatandas kalmis, 2 bin Rum! Bir koyu doldurmaz. AKP hala cikmis misillemeden bahsediyor. "Vatandas" diyoruz ama hala vetandas degil Turkiyeli gayrimuslumler. Siz de vatandas degilsiniz hala.