Elif ÇAKIR
KARAR, 15 Temmuz darbe girişimine karşı, milletin yanında duran İstanbul polisinin destansı direnişini gün yüzüne çıkarıyor. İhanet gecesi polisin telsiz kayıtlarına yansıyan ayrıntıların her biri kahramanlık hikayesi. İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan'ın halka ateş açan darbeci askere "Oğlum akıllı ol, Türk insanına sıkıyorsun" diyerek teslim ol çağrısı bunlardan biri...
ÖZEL HABER: ELİF ÇAKIR
SEN...
Boğaziçi Köprülerini Koruma Şube Müdürlüğü’ndeki 55-720 kodlu nöbetçi amir!
Türk Silahlı Kuvvetlerinin içine sızan, Fethullahçı Terör Örgütü’nün eli kanlı darbecileri ilk senin kapına dayanıp ‘yetkini ve silahını’ devretmeni istediğinde...
Paniklemedin. Şaşırmadın. Korkmadın.
Bu hadsizliğe ‘bir dakika’ dedin!
Ve o gece bu anormal durumun ilk anonsunu sen geçtin!
Kaç yaşındasın bilmiyoruz. Nerelisin bilmiyoruz. Öykün nedir bilmiyoruz.
Kayıtlar şahittir, bizlerde şahidiz ki...
Sen 55-720, sen o gece ‘bir dakika’ demeseydin bu destan yazılmazdı...
Sana ve yanındaki arkadaşlarına selam olsun...
'OĞLUM AKILLI OL TÜRK İNSANINA SIKIYORSUN'
SEN...
Ömrü hayatında belki de bir ‘polis telsizinin’ on metre yakınından geçmeyen kişi!
Orhanlı gişelerinin oradan “polis telsizine’ giren “ben vatandaş, ben vatandaş, polislerimiz yaralanmış, ekip gönderin” diyen kahraman...
Sen ‘Polis hattına giren vatandaş’ olarak kayıtlara geçtin... Seni sadece ‘Merkez’ duymadı. Biz de duyduk... O gece olmasaydın bu destan yazılamazdı...
Binlerce kez selam olsun...
***
SEN...
Devrelerine “Türkiye Cumhuriyetinin polisi, amirlerinin haricinde hiç kimseye silah teslim etmeyecek. Herkes görevinin başına gelecek. Dik bir şekilde görevini yapacak. Kendi rütbeli amirlerinin haricinde hiçbir talimata itaat etmeyecek. Bu emirdir” anonsunu geçen 20-56 kodlu polis amiri...
Adını sanını, kim olduğunu bilmiyoruz. Ama seni biliyoruz.
O gece olmasaydın bu destan yazılamazdı.
Selam üstüne selam olsun...
***
SEN...
Bağlarbaşı’nda... 93-155’in yanında olduğunu işittiğimiz tank kullanmasını bilen vatandaş...
Mühimmat yüklü tankı kullanan sivil vatandaşa refakat eden 93-155 kodlu polis amiri...
Bu destanı sizler yazdınız. Selam olsun... ‘Alnınızdan öpen’ sadece Sayın ‘20-10’ kodlu Müdürünüz değil... Ülkecek alnınızdan öpüyoruz.
***
SEN...
O gece bütün İstanbul trafiğini kilitlemek için çaba sarf eden polis. Gördüğün sivil vatandaşın önünü kesip “anahtarını ver, araçtan in” diyerek araçları tankların önüne götüren polis. Hiçbir soru sormadan araçlarını polise teslim eden, sokaklara inen, sabahlara kadar demokrasi nöbeti tutanlar...
O gece Türkiye olanlar...
Bugüne kadar hikayesini bildiklerimiz... Hikayesini bilmediğimiz kahramanlar...
Bu destan sen olmasan, sokağa inmesen yazılamazdı...
***
SEN...
O gece Haliç Köprüsünde “Yalnızım. Sadece ben varım. Gözaltı yapamıyorum. Gözaltı ekiplerini gönderin. İvedi. Dayanamıyorum” diyen kahraman polisimiz...
Sen olmasaydın... Sen direnmeseydin...
O destan yazılamazdı...
İyi ki vardın...
***
SEN...
Sürekli ‘ambulans isteyen’ polisimiz. “Sabah olsun, bunun hesabını soracağım” diyen amirimiz...
Olmasaydınız olmazdı o gece...
Belki seni kimse takmadı, istediğin ambülans bir türlü gelemedi...
Yetişemedi...
Sen de iyi ki vardın...
***
SEN...
Emekliye ayrılmış emniyet mensubu arkadaş... Büyüğümüz. Silahını alıp arkadaşlarının yanına koşmasaydın. Gencecik polislerimize sahip çıkmasaydın...
O gece o destan yazılamazdı...
İyi ki vardın...
SEN...
Sayın 20-10... İstanbul İl Emniyet Müdürümüz...
O gece polis telsizine giren hayduta kimliğini, ne olduğunu bir baba şefkati içerisinde anlatmaya çalıştın. Laftan anlamayan eşkıyaya gerekli dersi verdin. O gece sabaha kadar verdiğin mücadeleye, gösterdiğin çabaya ‘telsiz kayıtları da’ şahit, ‘bizler de şahidiz’. Emrindeki memurların da şahit...
Binlerce kez teşekkürler....
Ve... O gece şehadet şerbetini içen şehitlerimiz...
And olsun ki... Bizler de, çocuklarımız da, çocuklarımızın çocukları da sizleri unutmayacak...
Sizler bu ülkeye adınızı yazdınız. Bu ülkenin tarihine kahramanlar olarak geçtiniz.
Bu ülkenin demokrasi öyküsünde sizlerin adı var.
Sizlere minnettarız.
BU ÖYKÜ HEPİMİZİN...
15 Temmuz gecesi bu ülkede destan yazıldı. Bu ülke destan yazdı.
Ve böylesi bir destan hiçbir ülkeye nasip olmadı.
Kıskanılası bir öyküsü var bu ülkenin.
Ve o gece yazılan öykü de herkesin parmak izi var...
Bu hikayede, bu ülkenin bütün insanları var. Hepimizde hikayenin bir parçası var. Zamanla bütünleşecek eminim...
Ben de istedim ki, o gece polis kayıtlarına nasıl yansıdı? Kayıtlara yaşadıklarımız nasıl düştü?..
Anlattığım, size aktardığım bu kayıtlar hikayemizin sadece bir parçasını oluşturuyor, ama önemli bir parçasını...
İşte o gece İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ‘polis telsizine’ yani ‘Merkez’in dinlemede olduğu ve kayda düşürdüğü 2’nci Kanalından an an, dakika dakika, saat saat darbe gecesi yaşananlar...
MERKEZ, MERKEZ...
ASKER YETKİ DEVRİ İSTİYOR!
YER: Boğaziçi Köprülerini Koruma Şube Müdürlüğü. Fethullahçı Terör Örgütü mensubu darbeci askerler tanklarla köprü trafiğini keserken, rütbeli askerler köprü girişindeki emniyet şube müdürlüğüne giderek ‘yetki devri ve silah teslimatı’ isterler. Bu, polis telsizine o gece düşen ilk anonstur. Ve emniyet birimlerinin artık bir kalkışma olduğundan emin oldukları andır.
BURADA DURUM BİRAZ AĞIR
SAAT 21:59
55-720: 55-720 Merkez.
Merkez: Merkez dinliyor.
55-720: Merkez şu anda Silahlı Kuvvetler şubemizde ve bizden yetki devrini istiyorlar.
Merkez: Sizden ne istedikleri anlaşılmadı.
55-720: Yetki devrini istiyorlar, yol kestiler, kuzey yolu kesik.
Merkez: Takip ettim tamam.
55-720: Merkez buraya rütbeli personel emniyet müdür yardımcılarından bir tanesini gönderir misin?
Merkez: Doğrudur doğrudur konudan bilgimiz var, gereği yapılıyor.
***
Kuzey yolu. Polis literatüründe İstanbul Anadolu yakasından Avrupa yakasına geçiş
güzergahı...
SAAT 22:01
55-720: Merkez anonslarım anlaşıldı mı?
Merkez: Anlaşılmadı.
55-720: Merkez Boğaziçi Köprüleri Koruma Şube Müdürlüğü’ne... Şube müdürü veya il emniyet müdür yardımcısını... ediyoruz. Burada durum biraz ağır.
Merkez: Tamam doğrudur görüşmeler devam ediyor. Tamam... tamam.
55-720: Kuzey yolumuz komple asker tarafından kapatıldı.
Merkez: Anlaşıldı tamam ivedi uzun hattan görüşelim.
55-620: 55-620 Merkez aynı durum bizde de mevcut efendim bilginize.
Merkez: Anlaşıldı takip ettim.
DİRENİŞ BAŞLIYOR... TÜM AMİRLER 2’NCİ KANALA
Ve... Artık ‘olağanüstü’ bir durum olduğu kesinleşmiştir. İstanbul Emniyet Müdürlüğü, telsiz hattından ‘deprem’, ‘olağanüstü durum’, ‘afet’ gibi özel durumlarda kullandığı “2’nci kanala” geçtiğini anons eder. ‘Merkez’ önce ‘2’nci kanal’a emniyet müdür yardımcılarını çağırır. Sonra tüm 10’ları. Yani İstanbul’un bütün ilçe emniyet müdürleri teyakkuzdadır ve 2’nci kanaldan verilecek talimatlar beklenir.
***
SAAT 22:25
Merkez: Bu kanalda bulunan istasyonlarımız önemle takip etsinler tamam bütün nöbetçi amirliklerimiz tamam... şube müdürlerini bilinen konuyla alakalı ivedilikle bilgilendirip cihazı takip etsinler tamam.
.. -20: -20 Merkez takip ettim efendim tamam.
92-20: 92-20 Merkez takip ettim.
26-20: 26-20 Merkez takip ettim………tamam
36-20: 36-20 Merkez takip ettim efendim.
34-20: 34-20 Merkez takip ettim.
20-10 : 20-10 Merkez.
Merkez: Merkez dinliyorum.
SAAT 22:29
20-10: Merkez bütün ildeki görevlilerimizi ikaz edin benim talimatım doğrultusunda hareket edecekler, benim talimatım dışında hareket edilmeyecek, bütün ilçe müdürlerini müdür yardımcılarını bu kanala alın tamam.
Merkez: Takip ettim tamam.
BU BİR EMİRDİR TRAFİĞİ FELÇ EDİN
O gece sadece Trafik Şube Müdürlüğü İstanbul trafiğini rahatlatmak, tıkalı yolları açmak için değil trafiği felç etmek için görev başındaydı. Sadece Trafik Şube Müdürlüğü de değil, bütün İstanbul Emniyeti’nin öncelikli görevi trafiği kilitlemekti. Hatta yolda akış halinde olan sivil araçları durdurup vatandaşlardan araçlarını istediler. Yollardan araçlar toplandı. Polisler ‘ivedi bir şekilde’ araçları ‘ağır vasıtaların’ güzergahlarının önüne park ettiler. ‘Ağır vasıta’! Telsiz kayıtlarında ‘temkinli’ olmak adına, gecenin 00.03’üne kadar ‘tanklar’, ‘ağır vasıta’ olarak kodlandı.

Çöp arabaları, beton mikserleri, hafriyat araçları. Polisler, yollardan topladıkları araçlarla tankların önünü kesmeye çalıştılar.
Kayıtlara şöyle geçti:
***
SAAT 23:01
Merkez: 20-35’in talimatlarını aktarıyorum tüm trafik unsurlarımız bu kavşakları tamamen kapatacak, yoğunluğun artmasına mani olacaklar. Araçları durdurmak suretiyle trafik oluşturup, trafiğin akmasına mani olacaklar tamam.
SAAT 23:02
27-10: 27-10 Merkez emri takip ettim.
Merkez: Tamam emirleri tekrar ediyorum. Bu ana cadde üzerinde tüm kavşaklar tutulup trafiğin akmasına mani olunacak. Özellikle bu Vatan Caddesine gelişler, önemle takip edelim konuyu.
SAAT 23:03
44-26: ... şıldı Merkez Altunizadeden 1. köprü istikameti Beşiktaş yönüne trafiğimiz kalmadı. Altunizade’den kestik yolu, arada araç kalmadı, güney yolumuz yoğun ancak güney yolumuz Altunizade istikametine yoğun.
LASTİKLERİ YAKARAK HELİKOPTERİN İNMESİNE ENGEL OLUN
İstanbul Emniyeti’ni ele geçirmek isteyen darbecilerin istikameti Vatan Caddesidir. Cadde sivil araçlarla tamamen kapatılmıştır. Tanklarla Emniyet Müdürlüğüne ilerleyemeyen darbecilere hava desteği gelir. Kısa süre sonra emniyet binasının üstünden helikopterler uçmaya başlar... Ne olursa olsun helikopterlerin, Vatan Emniyet’in bahçesine inmesinin önüne geçilmelidir...
***
20-56: Orada görevli rütbeli arkadaşlarımız lastik yakmak suretiyle, duman çıkartmak suretiyle helikopterin görüş... değerlendirsinler. Vatan Caddesinde bu lastik yakmak suretiyle çıkabilecek dumanlar iniş kabiliyetini önleyebilecektir, bunu da değerlendirsin arkadaşlarımız.
KİMSE SİLAHINI TESLİM ETMESİN
SAAT 23:12
20-56: 20-56 Merkez.
Merkez : 20-56 Merkez emirleri dinliyorum.
20-56: Merkez Türkiye Cumhuriyeti’nin polisi amirlerinin haricinde hiç kimseye silah teslim etmeyecek, herkes görevinin başına gelecek, dik bir şekilde işini yapacak.
Merkez: Emirleri takip ettim efendim, tüm bu kanaldaki istasyonlarımız 20-56’nın emirleri doğrultusunda hareket ediyoruz. Hiçbir suretle emir dışına çıkmıyoruz.
BEN 20-10 MUSTAFA ÇALIŞKAN:
KİMSE GÖREV YERİNİ TERK ETMEYCEK!
SAAT 23:13
20-10: 20-10 Merkez.
Merkez: Merkez emirleri dinliyor efendim.
20-10: Merkez bütün arkadaşlarıma hitap ediyorum bulundukları yerden kıpırdamayacaklar, benim emrim haricinde hareket etmeyecekler, hiç kimse görevini terk etmeyecek, silahını vermeyecek, bulunduğu yeri terk etmeyecek, kanunlar çerçevesinde hareket edecek.
Merkez: Merkez emirleri takip ettim. Sayın 2010’un emirleri doğrultusunda hareket ediyoruz, hiçbir istasyonumuz Sayın 2010’un emirleri dışına çıkmayacak.
26-10: 26-10 Merkez tamam emri takip ettim.
20-44: 20-44 Merkez emri takip ettim.
DIŞARIDAN MÜDAHALE ASLA
SAAT 23:19
Merkez: Şu an Vatan Caddesi bu Bezmi Alem önünü de tamamen kapatalım, 2 askeri araç geliyor tamam kesinlikle almıyoruz.
42-12: Anlaşıldı tamam arkadaşlara ben talimat veriyorum.
25-10: 25-10 Merkez.
Merkez: Merkez dinliyor efendim.
25-10 : ... şıldı bu 2 tane askeri araç geliyor dediniz, o gelen askeri araçlar zırhlı mı yoksa minibüs şeklinde mi?
Birazdan 2’nci kanaldan bir ‘emir’ geçecektir ve bütün ‘unsurlar’ önemle dinlemelidir. Talimat Sayın 17-10’dandır, yani dönemin Emniyet Genel Müdürü Celaleddin Lekesiz’den...
SAAT 23:22
Merkez: Bu kanaldaki 10’larımız ve 20-10’a bağlı tüm unsurlarımız takip etsinler, Sayın 17-10’un talimatlarını aktarıyorum. Tüm personelimiz bu saat itibariyle ilgili birimine gelecek dışardan müdahalelere asla izin vermeyecek, dışarıdan müdahalelere asla izin verilmeyecek... görev başındaki tüm personelimiz silahlandırılacak.
Merkez: Sayın 17-10’un emirlerini tekrar ediyorum, tüm personel göreve çağrılacak, personele silah dağıtılacak. Dışarıdan müdahaleye izin verilmeyecek, yönetime karşı gelen olursa silahla müdahale edilecek bu şekilde.
TANKIN İÇİNDE POLİS GÖRÜNÜMLÜ DARBECİ
Saat 23:00 suları. Tanklardan birisi bir şekilde Vatan Caddesi’nden geçiş yapıp İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nün önüne kadar gelmiştir. Tankın üstünde ‘çift yıldız’lı üniformalı bir polis müdürü vardır. Tankın üstüne çıkan müdür, İstanbul eski Güvenlik Şube Müdürü Mithat Aynacı’dan başkası değildir. Yani emniyet personelinin yakından tanıdığı bir isimdir.
Asker kıyafetli FETÖ'cü eski polis tankın içinden böyle çıkarılmıştı.
17-25 Aralık kalkışmasından sonra ‘paralel çete mensubu’ olduğu gerekçesiyle İstanbul’dan uzaklaştırılmıştır. O gece tankın içinden iki yıldızlı üniformasıyla ortaya çıkar. Amaç bellidir. Emniyet personeli hiyerarşi gereği karşılarında gördükleri iki yıldızlı müdürlerinin talimatlarına uyacaktır. ‘As’larının kendisine tabi olmasını sağlayacak ve polis teşkilatının ‘o gece’ derbede işbirliği içinde olduğu algısını sağlayacaktır.
Türkiye’nin o en uzun gecesinin ilerleyen saatlerinde, Mithat Aynacı bu kez tankın içinden askeri üniforma ile çıkar.
Haberlere ‘Tankın içindeki darbeci polis’ olarak yansır.
Bu durum polis kayıtlarına şöyle geçti:
***
SAAT 23:37
25-10: 25-10 Merkez.
Merkez: Merkez dinliyor efendim.
25-10: Buradaki tankın üstünde resmi üniforma giymiş çift yıldızlı bir müdür var. Emniyetten olduğunu zannetmiyorum... diğer istasyonlarımızı da ikaz edersek uygun olur.
Merkez: Tamam diğer unsurlarımız bu şekilde takip etsinler.
***
Bu anons üzerine 20-10 yani İstanbul İl Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan devreye girer:
***
20-10: O tankın üzerinde polis var diye bahsedilen polis değil, polis unsuru bu işe katılmadı... bütün arkadaşların bilgisi olsun, kesinlikle tahriklere girmeyeceksiniz.
Merkez: Anlaşıldı efendim takip
ettim.
***
Emniyet personeline dönük algı oluşturamayan Mithat Aynacı, bu kez tankın içine girip asker üniforması
giyer...
***
25-10: ... birinci tankın üzerinde rütbeli polis üniforması giymiş çift yıldız müdür... daha sonra tankın içine girip... kıyafetini giydi... burada havaya ve belediye otobüsüne dahil olmak üzere ateş ettiler. Şu an gerekli tedbirleri aldık, tankı hareket ettirmiyoruz.
SİVİL TOPLUM GÖREVE
20-56: İlçe Emniyet Müdürlerimiz irtibatlı oldukları sivil toplum kuruluşlarıyla derhal irtibat kurmak suretiyle bu şahısların intikal edebilecekleri emniyet binalarıyla kamu binaları... konuşlanmış olan emniyet kuvvetlerinin yanına sivil vatandaşların da gelmek suretiyle... bu şahısların hareket kabiliyetini kısıtlayabilme imkanımız var, bunu da değerlendirsin arkadaşlarımız ivedi şekilde.
Merkez: ... ilçe 10’ları takip edelim.
TANKLAR KISIKLI YOLUNDA
SAAT 00:00
Merkez: Şile yolundan araçların üzerinden geçmek suretiyle tankların Kısıklı ikamet yönüne geldiği şeklinde bilgi geliyor.
93-10: Tamam... bilinen yerdeyiz.
94-10: Nevzat Demir Tesisleri önüne koyduğumuz ekipler yetersiz, onları ezerek, vurarak geçmişler.
Merkez: Takip ettim tamam.
94-10: Diğer ön ön cephesini kapatıyoruz şu an tamam.
20-57: Gerekirse halk otobüsleri, belediye otobüslerini çeksinler Merkez.
Merkez: Kapalı yolları araçlarla güçlendirelim, geçişlere müsaade etmeyelim. Vatandaş araçlarıyla, çöp araçlarıyla, otobüslerle, kamyonetlerle, TIR’larla güçlendirelim. Hafriyat kamyonu olanlar, beton mikseri olanlar bunları da harekete geçirmek lazım. Özel şirketler varsa irtibat kurup bu konuyu özellikle dikkate alalım.

CEZALARINI ÇEKECEKLER
20-57: ... Emir verenler bunun cezasını çekecek, hiçbir yerde bir cm geri adım atmak yok. Her yerde vatandaş sokaklara iniyor. Bizde bulunduğumuz yerden geri adım atmayacağız, allah korusun.
..-..: Ölmek var dönmek yok.
20-10: Bu beni dinleyen arkadaşa sesleniyorum, oğlum akıllı ol Türk insanına sıkıyorsun, hiçbir Türk geri adım atmaz. Bütün tanklar teslim oldu, sadece siz kaldınız.
TÜM TELSİZ KAYITLARININ DÖKÜMÜNE AŞAĞIDAKİ LİNKTEN ULAŞABİLİRSİNİZ:
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2026
3.02.2026
28.01.2026
16.01.2026
14.01.2026
13.01.2026
6.01.2026
13.12.2025
30.11.2025
19.11.2025