Elif ÇAKIR
‘Tersine beyin göçünü, yani yuvaya dönüşü sağlamamız lazım. Bu konuda elimizden geleni yapıyoruz, yapacağız. Önce kendi bilim insanlarımızı, ardından dünyanın bilim çevrelerini Türkiye’ye çekmeyi mutlaka başaracağız.” (Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Aralık 2014)
“Beyin göçünü engelleyecek tedbirlerin bir an önce alınması gerekiyor. YÖK Başkanımızdan, ‘Mevlana’ programını Erasmus benzeri bir programa dönüştürmesini rica ediyorum.”
(Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26 Temmuz 2017)
“En parlak beyinlerimizi maalesef Batı’ya kaptırıyoruz.” (Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Eylül 2017)
“Gençlerimiz kendi ülkelerinde, kendi üniversitelerinde parlak bir gelecek göremedikleri için giderek artan bir oranda Batı’ya yöneliyorlar. En zeki öğrencilerimizi Batılı eğitim kurumlarına kaptırıyoruz.” (Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 Eylül 2017)
***
Türkiye’nin önemli sorunlarından biri de beyin göçü. Gerçi hangi sorunumuzu “az önemli sorun” olarak tanımlayabiliyoruz ki... Demokrasi, adalet, özgürlükler, anayasa, Kürt sorunu, terör, işsizlik, eğitim, sağlık...
Gelişmekte olan bir ülke olarak “beyin göçü” sorunun da en az ekonomi kadar önemli olduğunu söylememe itiraz edilmeyeceğini umuyorum.
Çünkü bir ülke açısından hele de gelişmekte ve kalkınmakta olan ülkeler açısından, iyi eğitim görmüş, kalifiye, nitelikli, seçkin, uzman ve yetenekli işgücünü kaybediyor olmak ciddi bir sorundur.
Dolayısıyla 15 yıldır ülkenin yönetiminde bulunan bir lider olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, beyin göçü sorunun farkında olması, bunu kendisine dert edinmesi ve devlet kurumlarına ve hükümete beyin göçünün engellenmesine yönelik tedbir alınması yönünde ikaz ve tavsiyelerde bulunması önemlidir.
Ve Erdoğan’ın “tersine beyin göçünü sağlaması” için, yabancı lisans öğrencileri ve akademisyenler için üniversiteleri daha cazip hale getirecek adımlar atması konusunda YÖK’e çağrıda bulunması önemlidir.
Önemli zira, 2011 yılından bu yana, uluslararası araştırma şirketleri tarafından yapılan “beyin göçü” araştırmalarında en fazla göç veren ülke sıralamalarında Türkiye ilk sıralarda yer alıyor.
Ve bu oran hızla artıyor.
Sadece beyin göçü vermiyoruz, rahat yaşam koşullarına sahip, sermaye sahibi, iş adamı, üretici de kaybediyor Türkiye. Güney Afrika merkezli New World Wealth’in yayınladığı rapora göre, altı bin Türk milyonerimiz ülkemizi terk etmiş... 2015 yılında bin olan milyoner göçü 2016 yılında 6 bine yükselmiş.
Türkiye’nin gündemi yoğun olduğu için dikkatlerden kaçmış olmalı, zira konuyu Dünya gazetesi ve gazetemizden İbrahim Kahveci’nin kaleme aldığı “Beyin göçü ve yozlaşma” yazısının dışında gündeme getiren olmadı. Neden ülkemiz, milyonerlerini ve iyi eğitim görmüş, kalifiye, nitelikli, seçkin, uzman ve yetenekli işgücünü göç veriyor. Öğrenim için neden daha çok Batı tercih ediliyor. Milyonerlerimizi, Türkiye’nin giderek öngörülebilir politika özelliğini kaybetmesi ve giderek içe kapanması sebebiyle kaybediyor olabiliriz. Türkiye, beyin gücünü ise ekonomik, siyasal ve bilim politikalarındaki yanlışlıklar, eğitim sistemindeki çarpıklık, kalitesizlik ve işsizlik nedeniyle kaybediyor.
2017 işsizlik verilerine göre, okur yazar olmayanlarda işsizlik oranı yüzde 6.1 iken, üniversite mezunlarında işsizlik oranı yüzde 14.7. Bir ülkede, bir üniversite mezununun iş bulma imkanı, okur yazar olmayan birisinden daha az ise, o ülkede beyin göçü olmaz mı? Peki, beyin göçünü ve milyonerler göçünü nereye veriyoruz dersiniz: Avrupa Birliği ülkelerine.
AK Parti Milletvekili Metin Külünk’ten açıklama
Dün AK Parti Milletvekili Metin Külünk’ün Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “gazilik unvanı” verilmesi hakkındaki kanun teklifi ve Erdoğan’ın bu teklife verdiği tepki üzerine yazmıştım.
Baştan şunu söylemem gerekir ki yazıyı kaleme alırken ‘dalkavuk’ benzetmesi yapmayı kendime yakıştıramadığımı fark ettim. Evet, eleştirdiğim konu bir aşırılıktır ancak meramımı daha nezaketli anlatabilirdim. Kabul ediyorum. Bana yakışmadı.
Fakat uzunca zamandır AK Parti içerisinde olan biteni de başka türlü tanımlayamıyorum.
Metin Külünk doğal olarak bana kızdığı için gazetemizin yayın yönetmenine dün bir açıklama metni göndermiş.
Diyor ki:
Sayın Cumhurbaşkanımıza Gazilik unvanı verilmesi önerimi tarihsel süreç içerisindeki manası ve değerini anlattıktan sonra bugün de yaşatılması gerektiğine vurgu yaparak sosyal medya hesabımda ve köşe yazımda da gündeme getirerek kamuoyu ile paylaştım.
Bu paylaşımlarım ve önerimden sonra çok güçlü toplum desteği gördüğüm gibi farklı kesimlerin eleştiri ve itirazlarını da aldım.
Bu düşüncemi kamuoyu ile paylaştıktan sonra, kanun teklifi haline gelinceye kadar geçen süreçte, partili arkadaşlarımdan şahsıma ulaşan herhangi bir itiraz ya da eleştiri olmadı.
Teklif halen TBMM AK Parti Grup Başkanlığında, isteyen arkadaşlarım gidip imza atarak ortak olabilirler. Her ne kadar bu teklifi veren ben isem de bu teklif milletimizin teklifidir.
Anadolu ve Trakya’yı il il ve ilçe ilçe dolaşan, ziyaret eden bir milletvekili olarak, sayın Cumhurbaşkanımıza olan sevgi ve samimiyete şahitlik ediyorum. Sonuç olarak bu teklif şahsımın değil milletimizin bir talep ve beklentisidir. Ben sadece milletimize tercüman oldum. Bir milletvekili olarak da asli görevim budur.
Milletin teklifi ve beklentisi olan Cumhurbaşkanımıza TBMM tarafından Gazilik unvanı verilmesi konusuna destek olmak, sahip çıkmak, kahraman milletle beraber olmaktır. Milletin sesi olmak yazarınızın ifade ettiği şekliyle “dalkavukluk” değil tam aksine milletle birlikte olmaktır.
***
Özetle Metin Külünk’ün göndermiş olduğu açıklama böyle.
Ben hâlâ sayın milletvekilinin yaptığının bir aşırılık olduğunu düşünüyorum. Ancak buna yönelik eleştirimi kaleme alırken bu kavramdan daha nezaketli bir dil kullanmam gerekirdi. Bunu da kabul ediyorum. Çünkü herşeyden önce bana yakışan bir üslup değil.
Bu kadar tepki biraz fazla değil mi?
Türk Tabipler Birliği, Afrin Harekatıyla ilgili olarak “Savaş bir halk sağlığı sorunudur” diye bir bildiri yayınladı... Bu ülkenin yüzde seksen beşi Zeytin Dalı harekatının arkasında. AK Partili AK Partisiz herkes destekliyor. Ülkemiz bir kez milli bir meselede birlik beraberlik içerisinde. Türk Tabipler Birliği ise farklı bir bildiri yayınlamış. Şahsen bildiri metnini onaylamam mümkün değil ama gösterilen tepkiler fazla görünüyor bana. Dün de MHP Lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında çıktı ve dedi ki:
“TTB PKK-PYD’nin paravan örgütüdür, vatana ihanet suçu işlemişlerdir. Yedikleri ekmeğe ihanet etmişlerdir. Bunlar Türk düşmanıdır, hekimliğin yüz karasıdır, acil ve seri bir şekilde yasal düzenleme yapılmalı ya da kapısına kilit vurulmalıdır.”
Tamam, TTB’nin bildirisi yanlıştır, haksızdır, hadsizdir... Ama bu düzeyde bu kadar tepki de biraz fazla değil mi?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2026
3.02.2026
28.01.2026
16.01.2026
14.01.2026
13.01.2026
6.01.2026
13.12.2025
30.11.2025
19.11.2025