Ergun AŞÇI
Yazımızın başlığı ayrı ayrı tanımları içermiyor, başlığımız tek bir
tanımı ifade ediyor. Dünyada eşi benzeri zor bulunan bir tanım
olduğunu söyleyecekseniz eyvallah aynen öyle derim. "devrimci sosyal
demokrat ulusalcılar" ülkemize has siyasetçilerdir ve sayılamayacak
kadar da çokturlar.
Bu siyasetçilerimiz umumiyetle 50 yaş ve üzeri muhteremlerdir ve 12
Eylül 1980 öncesi en azından sempatizan düzeyde dahi olsa devrimci
örgütlerle dirsek temasları olmuştur. O zamandan beri
devrimciliklerini bazen aleni bazen gizli sürdürürler.
Aslında devrimcilik burada Marksist olmayı belirleyen bir durum olması
gerekirken, çoğu için devrimcilik nostaljik öğeler taşıyan kendisinin
diğer insanlardan üstün ve farklı hissedebilme durumudur yani
geçmişlerinde farklı olduklarına duyulan inançtan beslenen bir hamaset
söz konusudur.
Devrimci olmaları hasebiyle kendilerini siyaset yapma mecburiyetinde
hissettiklerinden dolayı,12 Eylül sonrası sosyal demokrat olmuşlardır.
Marksist olmakla sosyal demokrat arasındaki düşünsel fark konusunda
kafa yordukları söylemek zordur. Sosyal demokrasinin devrimcilikten
vazgeçilip evrimci bir çizgiye geçişi ifade ettiği gerçeği onları pek
ırgalamamıştır bugünde ırgalamamaktadır.
Devrimcilikten sosyal demokratlığa siyasi konjonktür gereği geçiş
yapan bu muhteremlerimiz yine konjonktür gereği ulusalcı olmuşlardır.
Siyaset yaptıkları partiler CHP ve DSP gibi partiler olmuştur
umumiyetle. Bu partiler süreç içerinde sosyal demokrat ya da
demokratik sol olarak tanımlanan politikalarından ulusalcı çizgide
politikalar yapan partiler olmaya başladıkları andan itibaren de
ulusalcı olmuşlardır.
Bu muhteremleri kesinlikle sosyal mülk meraklısı olarak
tanımlayabiliriz. Edindikleri sosyal etiketleri kesinlikle
bırakmazlar. Önce devrimciliği, sonra sosyal demokratlığı daha sonra
da ulusalcılığı sosyal mülk edinmişlerdir. Bu üç tanımın farklı olması
muhteremlerimizin pek umurunda değildir, zamana ve zemine bağlı olarak
bu siyasi kimliklerinden işine geleni kullanacak kadar usta
pragmatistlerdir.
Efendim, bunları seçmeni cahil olarak nitelerlerken rahatça tespit
edebiliriz. Bu muhteremlere göre cehaletten kurtulmanın ölçüsü yüksek
öğrenim diploması sahibi olmaktır, diploma insanların beynindeki
tümörden kurtaran cerrah gibidir diplomanız yoksa beynindeki tümörle
yaşayan yetersiz kişiler olarak değerlendirilirsiniz.
Bu kişileri tespit etmenin ikinci kolay yöntemi bu insanların bilgi
dağarcıklarının televizyon tartışmalarından oluşturduklarını fark
ederek yapabilirsiniz, sosyolojiyle, tarihle, felsefeyle pek işleri
olduğu görülmemiştir. Polemik yaratmakta da bir hayli avantajları
vardır, ne de olsa üç siyasi kimliği birlikte taşırlar, işlerine gelen
siyasi kimlikleri ile cevap verirler.
AKP'nin en sevdiği rakip politikacılar "devrimci sosyal demokrat
ulusalcı" politikacılardır. Günümüzde umumiyetle CHP içerisinde
politika yaptıklarından CHP'nin de doğal mecrasına akmasına da engel
olmaktadırlar. Bunlar sayesinde CHP ne devrimci ne sosyal demokrat ne
de ulusalcı olamadığından iktidar alternatifi haline bile
gelememektedir. Cahil olarak niteledikleri halk bu durumun kesinlikle
farkındadır ve tavrını sandıkta göstermektedir.
AKP 12 Haziran'daki seçimi kazanacaksa "devrimci sosyal demokrat
ulusalcıların" büyük katkıları ile kazanacaktır.
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2022
13.04.2021
28.01.2021
24.01.2020
30.10.2019
10.10.2019
26.09.2019
23.08.2019
4.02.2019
28.09.2018