Ergun BABAHAN
CHP ve MHP bir süredir Recep Tayyip Erdoğan’a karşı çıkarılacak bir ‘‘Çatı Adayı’’ peşinde. İki parti lideri hem birbirleriyle hem kanaat önderleriyle istişarelerde bulunuyorlar. Aranan adayı hem CHP tabanına ters gelmemesi, hem de yolsuzluk iddialarından rahatsız olan muhafazakar kesimden oy alması isteniliyor.
Böyle bir aday bulunması halinde, iki turlu seçimde Erdoğan’ın Çankaya hayallerinin suya düşürülmesini bekliyor kimi kesimler.
Ancak, Yalova ve Ağrı’da yapılan seçimler Çatı Adayı’nın bile Erdoğan karşısında fazla şansı olmadığını ortaya koydu. MHP seçmeninin de destek verdiği düşünülen CHP adayı, AKP’den sadece 200 fazla oy alabildi. Ağrı’da ise BDP iptal edilen seçimden çok daha büyük bir fark attı AKP’ye.
AKP’nin hem Yalova’da, hem Ağrı’da kaybetmiş olmasına rağmen ortada hala bir gerçek var: Türkiye’nin hem Doğusu’ndan, hem Batısı’ndan oy alabilen tek parti AKP.
CHP ve MHP, Güneydoğu’da yok hükmünde. Bugün iki partiye, medyasına ve kanaat önderlerine bakınca bu iki partinin mevcut dillerini değiştirmeden bölgede varlık göstermesinin mümkün olmadığı da görülüyor.
Hürriyet’in giderek merkeze kayan çizgisinden rahatsız olan Ulusalcı CHP tabanının birinci gazetesinin Sözcü olduğu herkesin malumu. Bu gazete, promosyon yapmadan, bedava dağıtmadan 300 bini aşan bir tiraja ulaşmış durumda.
Sözcü, bir süredir Diyarbakır-Lice karayolunun kapatılması konusunda güvenlik güçlerinin göstericilere gösterdiği sabrı hedef almış konumda. Hemen her gün polisin Gezi protestocularına şiddeti ile bölge halkına yönelik daha toleranslı tavrını manşete taşıyor. Gezi’deki protestocuya şiddet uygulanmasından çok, bölge halkına da aynı sertlikte davranın mesajları veriyor açıkça.
Sözcü, Lice’nin yakın geçmişte ödemiş olduğu acı bedelleri görmezden gelmekle kalmıyor, binlerce cana mal olan savaşı sona erdiren barış sürecini de tehlikeye atmak istiyor. Erdoğan ve AKP-BDP’nin sözcülerinin söylemine bakarsak, ortada bir barış süreci olduğuna ikna olmak zor. Ancak bu söylemin, iki tarafın da tabanını korumak ve hatta tahkim etmek amacıyla kullandığı anlaşılıyor.
AKP bu sert dille milliyetçi seçmenine barış yapıyorum ama ülkeyi satmıyorum, böldürmüyorum mesajı verirken, HDP; AKP’yi devletle özdeştirip tabanından bu partiye muhtemel kaymaları önleme ve Gezi ile ortaya çıkan yeni kentli seçmenden destek almayı amaçlıyor.
Burada başarılı olan elbette Erdoğan. Çünkü hem barış sürecini sürdürüyor, hem de milliyetçi-muhafazakar tabanını başka partilere kaptırmıyor.
CHP’nin tam da bu noktada kafası karışık.
CHP, barış sürecine açıkça karşı çıkmıyor ama desteklemiyor da.
Kürtlerle doğrudan temas içine girmesi durumunda ulusalcı tabanını öfkelendirip kaybetmekten korkuyor. Bu tavrı ile Gezi’de ortaya çıkan yeni kentli ruhu da yakalayamıyor.
Evet, Gezi’de ulusalcılar da vardı ama Gezi daha özgürlükçü bireyin sesini duyurduğu, kimliklerin değil, dayanışmanın öne çıktığı bir platformdu.
Şimdi, HDP-BDP çizgisi etrafında kenetlenmiş Kürtler’in önünde iki seçenek var. Kendilerine hakaret eden, imkanı olsa yok etmeye çalışacak olan ama siyasetin gereğini doğru okuyarak kendileriyle masaya oturan Erdoğan ile Erdoğan’a ‘‘Bu Kürtler de fazla oluyor. Niye kafalarını ezmiyorsun’’ seslerinin gür çıktığı bir CHP.
Böyle bir tabloda, HDP tabanının iki turlu bir seçimde Erdoğan’a yönelmesinden daha doğal bir durum olamaz. Hele AbdullahÖcalan’ın barış sürecinde artık siyasi temsilcilerin devreye girdiğini açıkladığı bir noktada.
Amberin Zaman, Taraf’ta yazdı. Erdoğan’ın hayalinde 2015 seçiminin ardından anayasa değişikliği ve başkanlık sistemi var. Böyle bir anayasa değişikliği, Güneydoğu dahil, farklı bölgesel yönetimler ortaya çıkaracak, aynı zamanda Öcalan’a ev hapsinin yolunu açacak.
Başkanlık sisteminin gerekliliği ve Erdoğan’ın elinde bu kadar gücün denetimsiz bir şekilde toplanması ihtimalini bir kenara bırakırsak, yerinden yönetimin ve bölgesel meclislerin Türkiye’ye nefes aldıracağını görebiliriz.
Kürt hareketinin ana dille birlikte en büyük talebi, yerinden yönetim ve özerklik zaten. Şu anda, onlara bu konuda umut veren tek lider de Erdoğan.
Yolsuzluk iddiaları, polis şiddeti, eğitime yaklaşımı gibi bir çok husus, Kürtler’i rahatsız ediyor olabilir ama sonuç itibariyle uğruna binlerce can verdikleri bir mücadelenin sonucunu almak ve liderlerine özgürlük sağlamak var.
CHP kadroları tabanı bu konuda doğru yönlendiremediği veya bir kısmı o tabanla birebir aynı düşündüğü için yüzde 40’lık bir oy potansiyeli yaratacak ve demokrasiyi zenginleştirip genişletecek bir ittifaka kapıyı kapatıyorlar.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Uluslar neden çöker, Türkiye neden çöküyor?
24.03.2022 - Madalyonun öteki yüzü: Putin kaybedince, Erdoğan da kaybedecek
7.03.2022 - Kürt sorunu çözülmeden liberal demokrasi kurulamaz!
1.03.2022 - Bir gazeteci cinayeti (daha)
21.02.2022 - Erdoğan TV programlarında neden prompter’a mahkum oldu
28.01.2022 - NATO için iktidardan vazgeçen İnönü'den, iktidarı için NATO’dan vazgeçebilecek Erdoğan'a
11.01.2022 - Parti binası silahla basılan HDP ama terörist de HDP, öyle mi?
6.01.2022 - Türkiye karanlık ve zorlu bir yıla girdi: Tercihler yılı
3.01.2022 - Cehalet ve kötü niyet Türkiye’yi büyük felakete sürüklüyor
25.11.2021 - Kılıçdaroğlu helalleşme ile ‘endişeli muhafazakarları’ kazanmaya çabalıyor
18.11.2021
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları










































adil ozcan
namik cinar benim gozumde cok degerli bir insan butun yazilarini inanarak ve severek okuyorum iyi ki varsin namik cinar sagligina duaciyim sag ol var ol.