Ergun BABAHAN
Cumhurbaşkanı Erdoğan siyasi mesajlarında kendisini sürekli rahatsız eden korkusunu açığa vuruyor: Geçmişle yüzleşme, geçmişin hesabının sorulması. Geçmişe sünger çekilmesini, beyaz bir sayfa açılmasını talep ediyor.
Talebinde haklı, çünkü bu ülke geçmişin hesabını soran bir yer değil. “Geçmişe mazi, yenmişe kuzu” diye vecizeler yaratan bir toplumun hesaplaşma kültürüne sahip olması beklenemez. 1915’le de, Varlık Vergisi ile de, darbelerle de yüzleşmekten kaçınmış bir toplumun AKP dönemiyle hesaplaşacağını beklemek safdillik olur. Hesaplaşma talep edenlerin kendilerinin yolsuzluklarının tartışıldığı bir dönemde, hesabı toptan kapatmak siyasi kültürümüz açısından en ideal çözüm olur.
Medyadan oyun bozanlık yapan, sesini yükseltenler ceza ve tazminat davalarıyla etkisiz hale getirildi mi, üç-beş seneye ne 17-25 Aralık, ne de havuz müteahhitleri kalır. Havuz medyası da bir türlü temizlenemeyen medyamız arasındaki saygın yerini alır.
MADDİ-MANEVİ BEDELLER...
Bir toplum geçmişiyle yüzleşmediği için benzer felaketleri yaşamaya devam eder. Gücü eline geçiren hesap verme kaygısı olmadan aynı hukuksuzluk ve usulsüzlükleri tekrarlamaktan çekinmez.
1990’larda yargısız infaza kurban gitmiş Kürtler’in hesabını soramayan bir toplumun 2010’larda Berkin Elvanlar’ın, Ali İsmail Korkmazlar’ın ölümünün hesabının sorulacağını umut etmesi de gerçekçi değildir.
Kamu gücünü eline geçirenlerin yolsuzluk da hukuksuzluk da yapmasını baştan kabul etmiş, “Bal tutan parmağını yalar” demiş bir toplum, demokratik olgunluğa tam erişmediği müddetçe, maddi ve manevi bedeller ödemeye mahkumdur.
Bu anlayış, yönetilenlerin her zaman kuzu gibi itaat edeceği anlayışına dayanır. Kürtler gibi hak için silaha sarılan bir halkla karşılaşınca da hesap alt üst olur. Bugün hızla içine gitmekte olduğumuz temel kriz budur. Kendi iktidar hesapları içine gömülmüş kesimler, Ortadoğu’da saygı duyulan, güçlenen Kürt hareketi gerçeğini görmezden gelmeye devam ediyor.
ÇALKANTILI DÖNEME GİRİŞ...
Kimse “Oslo’dan başlayarak büyük kararlılıkla yürüttüğün, İmralı’yı muhatap aldığın barış görüşmesini neden bıçak gibi kestin” sorusunu seslendirmiyor. Devletin akıldan sual olunmaz deyip hangi senaryo sahneye konulursa, sakin sakin onu izlemeye devam ediyor.
Elinde silah olan unutmaz. Kürtler unutmayacak ve koşullarınızda yaşamayı kabul etmeyecektir. Barış umuduyla heyecanlandırdığınız bölge halkı, HDP’nin seçim başarısı nedeniyle ihanete uğradığını düşünecek ve öfke biriktirecektir. Bir kişinin iradesine bağlı, hesap sorulamayan bir barış sürecinin sağlıklı yürümesi beklenemez. Bunun sıkıntılarını maalesef hep beraber yaşayacağız.
Cumhurbaşkanı’nın yatırımlar konusundaki açıklamaları da milli iradeye saygı göstermemenin bir dışa vurumudur. Bütçe yapma yetkisi Meclis’te olduğuna ve kuvvetler ayrılığı ilkesi henüz yürürlükten kalkmadığına göre, kamu kaynaklarının maceracı yatırımlara yönlendirilmesi konusunda son sözü söyleyecek makamın da yasama olması kaçınılmazdır. Çalkantılı bir döneme giriyoruz. Ya yancılarıyla tek kişinin iktidarına ya da demokratik hukuk devletine ulaşacağız.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Uluslar neden çöker, Türkiye neden çöküyor?
24.03.2022 - Madalyonun öteki yüzü: Putin kaybedince, Erdoğan da kaybedecek
7.03.2022 - Kürt sorunu çözülmeden liberal demokrasi kurulamaz!
1.03.2022 - Bir gazeteci cinayeti (daha)
21.02.2022 - Erdoğan TV programlarında neden prompter’a mahkum oldu
28.01.2022 - NATO için iktidardan vazgeçen İnönü'den, iktidarı için NATO’dan vazgeçebilecek Erdoğan'a
11.01.2022 - Parti binası silahla basılan HDP ama terörist de HDP, öyle mi?
6.01.2022 - Türkiye karanlık ve zorlu bir yıla girdi: Tercihler yılı
3.01.2022 - Cehalet ve kötü niyet Türkiye’yi büyük felakete sürüklüyor
25.11.2021 - Kılıçdaroğlu helalleşme ile ‘endişeli muhafazakarları’ kazanmaya çabalıyor
18.11.2021
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları








































Fatma Öztürk
İnsanlar neden kimliklerını saklıyorlar yorum yazarken yazık,kendılerıne guvenleri yok galıba. Bir arkadaşimin eşi öldurulmuştu seksen sonrasi bana dediki bırakmıyorlarki sesız sedasız acımızı yaşıyalım yasımızı tutalım siz çok ınsanın duygularına tercuman oluyorsunuz çok güzel. Nazlı ılıcakı hiç sevmem nedeni özgurluğun her turlusunu kendisine hak görup halka çok gören olduğundan. Sürekli televızyon tartışmalarında eskiden özgurlukler söz konusu olduğunda halkın buna hazır olmadığını söylerdi.
Ad Soyad Giriniz...
Bu yazar cok tuhaf! Eger yazacagi gun AKPnin psikolojik bir hamlesi olmussa, Kurt meselesinde tabiki, hemen yazar bir cosumcu, ajitatif bir yazi. Yok eger boyle bir hamle yoksa, ya da ortam AKPci cosumculuga o kadar da musait degilse, gelsin New York anilari, popcular, topcular!