Ergun BABAHAN
En son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim: Bir ülkenin Cumhurbaşkanı yedi sülalesiyle Hz. Muhammed karikatürlerini yayımlayan gazetecilerden şikayetçi oluyor, yargılandıkları davaya müşteki olarak katılıyorsa, o ülkede laiklik ilkesini tartışmanın anlamı yoktur. Mahkemeler üzerindeki etkisi artık aşikar olan siyasi bir kimlik, toplumsal otoritesini kullanarak kamusal alanı, din adına sınırlandırmaktadır.
İfade özgürlüğü, demokratik toplumların güncel olay ve sorunları serbestçe tartışabilmesi anlamına gelir. Dünyadaki gelişmeler hakkında kimilerinin çok güçlü fikirleri de olabilir. Tolerans ve çoğulculuk da bu demektir. Elbette insanları, sadece inançlarına dayanarak aşağılamak, onları nefret objesi haline getirmek, bu çizginin aşılması anlamına gelir. O zaman, bağımsız ve seküler hukuk sistemi devreye girer. Ancak, bu gerçek bir dinin, inancın veya inanç grubunun mizahın konusu olamayacağı anlamına gelmez. Özellikle bir inanç grubu içindeki şiddet yanlılarının varlığı, mizahın kesinlikle konusu içine girer. Burada kritik nokta, yapılan mizahın nefret suçu kapsamı içine girip girmediğidir.
Ayrıca seküler mahkemeler, Şeriat hükümlerini uygulayanlardan farklı olarak hangi dinin peygamberinin resminin veya karikatürünün çizilebileceğine bakmaz. O, din adamlarının ve hukuku dine göre yorumlayan hukukçuların işidir. Seküler, demokratik bir ülkede ifade özgürlüğünün aşılıp aşılmadığının kriteri nefret suçudur. Ceyda Karan'ın mahkemede yaptığı savunma bu açıdan önemli ve anlamlıdır:
''Baghajati'nin belirttiği üzere köşeme koyduğum çizim nefret ve hakaretten tümüyle azade olmakla kalmıyor, tam aksine şimdiden bir insanlık ve hoşgörü çağrısı olarak tarihte yerini almıştır. Nefret, hakaret içermeyen ve şiddete teşvik etmeyen her düşüncenin ifade edilebilmesi ise bir insanlık görevi, onur meselesi olmalıdır.
Şu ironiye bakın ki, Avrupa'da İslamofobi ile mücadele eden Baghajati gibi değerli bir ismin aksine, Katoliklerin Papa'sı bu çizim karşısında kendi peygamberinin “Bana tokat atana öteki yanağımı dönerim” sözünü de unutup din adına yapılan bir katliam karşısında “Anama sövene yumruk atarım” diyerek ahaliyi alenen şiddete teşvik etmişti.
Papa'nın ve Avusturya'da yaşayan Suriye asıllı bir İslam aliminin sözlerindeki bu zıtlık, rövanşist ve intikamcı zihniyetle insanım diyen herkesin mücadele etmesi gerektiğini ortaya koymakta.
Herhangi bir dinin peygamberinin tasvir edilip edilmeyeceği dini bir meseledir. Kutsallıklar bağlamında tartışılır ve sadece o kutsalı seçeni bağlar. Farklı görüşler ortaya konulur. İçinde saldırı, hakaret, cinayet ve şiddete teşvik barındırmayan herhangi bir yazı yahut çizimin yayımlanması meselesi ise düşünce ve ifade özgürlüğünün alanına girer. Hukuk sistemi seküler esaslara dayalı bir ülkede aksi düşünülemez.''
Ancak, Erdoğan ailesinin müşteki olduğu bu davada hakim, bu kriterleri dikkate almadı ve Hikmet Çetinkaya ve Ceyda Karan'ı iki yıl hapse mahkum etti. Oysa karikatürlerde hakaret içeriği yoktu bir. Karikatürler, herkesin göreceği şekilde billboardlara asılmamış, parasını verip Cumhuriyet gazetesi alanların görebileceği şekilde yayımlanmıştı. Cumhuriyet gazetesi almayanların göreceği bir çizgi değildi.
Yerel mahkeme, nefret suçu içermeyen ve ifade özgürlüğü dayanışması içinde yayımlanan bu karikatürlerin basımını suç olarak değerlendirirken, Anayasa'nın üzerinde olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadını yok saymış oldu. Bu karar, Türkiye'nin Avrupa Birliği içinde olmadığını, bu zihniyetle hiçbir şekilde olamayacağını bütün çıplaklığıyla gözler önüne sererken, laiklik ilkesinin artık sistemin temel unsuru olmadığını da ilan etmiş oldu.
Her geçen gün, özgürlükler alanının daha da daraldığına, seküler olanın kamusal alandaki etkisinin azaltıldığına tanıklık ediyoruz. Bu gidişat iyi gidişat değil.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2022
7.03.2022
1.03.2022
21.02.2022
28.01.2022
11.01.2022
6.01.2022
3.01.2022
25.11.2021
18.11.2021