Ergun BABAHAN
John Steinbeck’in ‘‘Fareler ve İnsanlar’’ı benzeri bir edebiyat şaheseri beklemeyin benden ama Erzincan’da kediye işkence videosunun yarattığı yaygın tepkiye ilişkin gözlemlerimi paylaşmak istiyorum.
Bu yazıyı yazarken en çok Mahfi Eğilmez’in dünkü bloğunda kaleme aldığı ‘‘Piyasa Aldırmazlığı’’ yazısından etkilendim. Ahval’in de alıntıladığı bu yazıda Eğilmez, Türkiye’de insanlar ilkeleriyle çıkarları çatıştığında çıkarını tercih ediyor diyor özetle.
O nedenle, Bebek’te bir barda otururken başörtülü kadınlardan, yaşam alanının daralmasından, muhafazakarların davranış biçimlerinden, Atatürk ilke ve değerlerindeki şikayet eden birisi, mesele borsaya, faize veya işine geldiğinde Erdoğancı veya AKP’li olabiliyor.
Ya da Mücahit Bilici’nin Sizce’de Sezin Öney’in sorularını cevaplarken söylediği oluyor:
‘‘Kitleler kendi çıkarlarını düşünürek kendi kendilerini kandırmakta (yani lidere kanmakta) gönüllü işbirlikçilerdir.
Onları iyi tanıyan, sık sık “kandırıldık” derken, onların o sinsi hissiyatına tercüman olmaktadır.
Güzel Anadolumuz ve büyük şehirlerimiz bu kurnazlığı ve çevikliği gösteren vatandaşlarımız ile doludur.’’
Bu sırf geniş kitleler için geçerli değil elbette…
Aynı şekilde, yaşam tarzı itibariyle CHP’ye yakın olan bir gazeteci, sırf TRT’deki programı devam etsin diye CHP’nin Man Adası belgelerinin kof çıktığını iddia edebiliyor.
Ama sonuçta bir de vicdan meselesi var…
Gece yattığında başını yastığa koyuyor ve kendi vicdanının sesini bastırması gerekiyor.
Gezi gösterilerinin ardından Erdoğan’ın gösterdiği sert tepki, çevreye sahip çıkma konusunu bile tehlikeli hale getirdi… O yüzden en risksiz alan hayvan hakları oluyor.
Yanlış anlaşılmasın, hayvan haklarına sahip çıkmak yanlıştır demiyorum. Elbette canavar ruhlu bir insanın bir kediye gaddarca işkencesi korkunçtur, tepki gösterilmesi gereken bir tavırdır.
Sorun, kediye sahip çıkan kesimlerin ağırlıklı bölümünün aynı tavır insanlara yöneldiğindeki suskunluğudur.
Medya henüz daha özgürken, Şırnak’ta silahsız genç insanların diri diri yakılmasına sessiz kaldı bu insanlar mesela…Bugün Sur’da yaşanan tarih ve insanlık kıyımına da sessiz kalıyor.
Ya da ‘‘FETÖ’’ etiketi altında yüzlerce kadının çocuklarıyla beraber hapishaneye gönderilmesine, 80’ini aşmış insanların demir parmaklıklar arkasına konulmasına ses çıkarmıyor.
Çünkü, bu konularda ya AKP ile fikir birliği içinde oluyor ya da bu konularda söz söylemenin risk olduğunu biliyor.
Aynı insanlar, IŞİD’in diri diri yaktığı iki askere bile sahip çıkmıyor. Çünkü bunun AKP için kırmızı çizgi olduğunu biliyor ve bu çizgiyi aşmamaya özen gösteriyor.
Çıkarı için susma veya bilerek suça ortak olmanın vicdanlarda açtığı derin bir yara var elbette…
İnsanlık suçlarına karşı sessiz kalmanın da…
Bu sessizlik ve zımni ortaklığın bir utanç duygusu yaşatmaması mümkün değil insan olanda…
O zaman yardıma işkenceye uğramış bir kedi yetişiyor. Çaresiz bir kedi üzerinden ruhunu arındırma, vicdanını rahatlatma görevini yerine getirmiş oluyor.
Kimse kimseyi kandırmasın. Medya baskı altında, halk gerçekleri öğrenemiyor söylemi bir noktaya kadar geçerli.
Herkes, 17-25 Aralık soruşturmasını yürüten polislerin eşleri ve çocuklarının gözaltına aldındığını ve onların bu soruşturmalarla hiç ilgisi olmadığını çok net biliyor mesela. Çünkü iktidar medyası yazıyor bunu.
Ama görmezden geliyor…
Almanya’da da olan aynı şeydi…
Yahudiler, komünistler, sosyalistler, sosyal demokratlar, hatta papazlar toplama kamplarına götürülürken Almanlar farkındaydı elbette.
Savaş sonrası ‘‘Bilmiyorduk, farkında değildik’’ şeklindeki açıklamalarının yalan olduğunu kanıtlayan onlarca kitap yazıldı.
Türkiye’de de bugün yaşadığımız bu…
Herkes her şeyin farkında ama farkında olmamak işine geliyor.
Ta ki, bir kedi işkenceye uğrayana kadar...
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2022
7.03.2022
1.03.2022
21.02.2022
28.01.2022
11.01.2022
6.01.2022
3.01.2022
25.11.2021
18.11.2021