Eser KARAKAŞ
Arkanızda galiba sayısı on üçü bulan seçim zaferi olacak.
Partinizin fiili lideri Cumhurbaşkanlığı makamına yüzde 52 oy ile çıkacak.
1 Kasım seçimlerinde yaklaşık yüzde elli oy alacaksınız.
Devletin tüm kurumları mutlak kontrolünüzde olacak.
Devlet kurumları yetmeyecek, özel kurumları da boyunduruğunuza almak isteyeceksiniz.
Kimse alınmasın ama CNN’in içler acısı durumu ortada.
Ama Türkiye yönetilemiyor olacak.
Bugünkü Türkiye manzarası yönetilemeyen ya da çok kötü yönetilen bir ülke manzarası.
Terör, yüksek enflasyon, sabah akşam ekranlarda avaz avaz bağıran, çok sinirli, çok yüksek dereceli yöneticiler.
İyi yönetilen bir ülkede bir Cumhurbaşkanı, bir Başbakan bu kadar sinirli olur mu?
AKP neden yönetemiyor sorumun bir bölümüne yanıtı aslında beş-altı satır yukarıda kendim de verdim.
Bir devlette tüm kurumları, devlet ve özel, kontrol etmek ister ve üstelik bu işte bir dereceye kadar da başarılı (!!!) olursanız ülkeyi yönetememeye doğru emin adımlarla gitmeye başlarsınız.
Devlet yönetiminde başarı güçler arasında denge demektir, tümünü kontrol etme sapkınlığına düşerseniz dengeyi de kaybedersiniz.
Ancak, ben bugün AKP’nin ülkeyi yönetememe keyfiyetine başka bir açıdan yaklaşmak istiyorum.
Türkiye son günlerde akademisyen bildirilerini tartışıyor.
Bir tarafta Güneydoğu ya da kürt meselesine devlet mantığı dışında yaklaşan bir akademisyenler bildirisi var, imzacı sayısı 1128.
Öbür tarafta da, imzacı sayısı iki yüz galiba, “devletimizin yanındayız diyen başka bir akademisyenler bildirisi var.
AKP’yi, on dört senelik güçlü bir iktidar döneminde, iyi anlamak ve değerlendirmek için bu iki bildiriyi ve özellikle de imzacı profilini iyi analiz etmek gerekebilir.
Ama, ilk etapta, bildirilerin içeriklerinden ziyade, imzacıların üniversitelerinin niteliklerini iyi değerlendirmek şart.
Bir üniversitenin niteliğini ağırlıklı olarak o üniversitenin yaptığı yayın ve özellikle de bizim ülkemizde, çektiği öğrencinin niteliği, ÖYS puanı belirliyor.
İktidara destek veren, devletimizin yanındayız diyen bildirinin imzacılarının çalıştıkları üniversitelerin Türkiye içinde sıralaması hiç de iç açıcı değil.
Yeni kurulmuş, gelenekleri olmayan taşra üniversiteleri ağırlıktalar.
Oysa, Sayın Cumhurbaşkanının çok kızdığı bildirinin imzacıları arasında çok sayıda Boğaziçi, ODTÜ gibi Türkiye’nin gurur kaynağı üniversiteler var.
Türkiye’nin en başarılı öğrencileri bu üniversiteleri tercih ediyorlar.
Buralarda çalışan ve bildiriye imza atan öğretim üyeleri de dünyanın en önemli üniversitelerinde doktora yapmışlar.
Sayın Erdoğan’ın beşinci kol tabirini kullanabildiği bu öğretim üyeleri mesleklerinde daha başarılı.
Hani şu meşhur ifade var ya: “Memleketini en çok seven işini en iyi yapandır”.
Memleketini sevmek muktedire kayıtsız şartsız destek vermek değildir.
Söz konusu alternatif destek profilleri ile AKP’nin herhangi bir konuda başarılı olması kolay değildir.
Bu destek profili ile AKP’nin küresel yarışta bir yerlere gelmesi de zordur.
Çağın dayatması evrensel ve kozmopolit olan iken, illaki de “yerli ve milli”de ısrarcı olursanız destek profiliniz de belirlenmiş olur.
Bu mesele sadece bu bildiri ile sınırlı değil.
AKP basında desteğini bir zamanlar Hasan Cemal, Cengiz Çandar, Mehmet Altan gibi isimlerin desteği ile sağlamış iken bu profil bugün yerini ismini bile yazmaya değer bulmayacağımız isimlere bırakmıştır.
İyi malzeme olmaz ise iyi helva yapmak zordur.
“Devletimizin yanındayız” diyen bildiricilerin profili seksen milyon nüfuslu, NATO üyesi, Avrupa Konseyi üyesi, AB tam üyelik adayı bir ülkenin devletini kesmez, kesmeyecektir.
Sayın Erdoğan demokrasilerde bir noktaya kadar anlaşılabilir olan kemiyet kavramına, çoğunluk, öncelik ama biraz fazla öncelik vermektedir.
Keyfiyetin, niteliğin bu kadar ikinci plana itilebildiği bir sistem mutlaka balon yapar.
Kemiyetin keyfiyete sınırsız tercihi bürokraside, iktidar TBMM grubunda, iktidara destek veren üniversitelerden sivil toplum kuruluşlarına, danışman komedilerine kadar iktisattaki ünlü “kötü para iyi parayı kovar” kuralını devreye sokmaktadır.
Ama, Büyük Reis böyle buyurdu, sonuçlarını göreceğiz.
ESER KARAKAŞ / HABERDAR
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
18.12.2025
8.12.2025
1.12.2025
26.11.2025