Eser KARAKAŞ
Tarım fiyatları konusunda bu yazım kaçıncı yazım olacak ben de bilmiyorum artık ama karşımızda adeta bir duvar var, anlamıyorlar diyemem, malum nedenlerden anlamak istemiyorlar çünkü konunun özünü muhtemelen bilmiyor değiller.
Tarım fiyatlarının artışının ortalama fiyatlar genel seviyesinin artışının üzerinde seyretmesi ve dünyanın gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri ile mukayese edildiğinde bu enflasyon oranının çok yüksek olması dikkatleri Türkiye’deki tarım fiyatları üzerine çekiyor.
Mevcut siyasi kadro da çözüm olarak tarım ünitelerinde arazi toplulaştırma işlemi yerine, ki kanımca Türkiye’de yüksek tarım fiyatlarının en temel nedeni tarım ünitelerinin alan olarak küçüklüğüdür, tanzim satış noktaları ihdas etmek gibi, adlarını da galiba “halk manav” koyuyorlar, aspirin çözümlerine yönelmektedir.
Önce yaygın bir yanlışı düzelterek işe başlayalım, tarım fiyatlarının bizdeki yüksek artışının altında dış girdilerin payı ihmal edilebilir çünkü dünya genelinde 2018 senesinde tarım fiyatları yüzde ikinin üzerinde gerilemiş durumda.
Başka ülkelerde tarım fiyatları artışını yaratmayan girdiler, çok kısa süren bir kur krizi dışında bizde de böyle aylık yüzde altıyı aşan fiyat artışları yaratamaz.
Gelelim bugünkü konuma, yani tanzim satış noktaları ya da halk manavları eliyle tarım fiyatlarını tüketici düzeyinde düşürme girişimine.
İktisadi analiz biraz soğuk bir analiz ama bu analizi sonuna kadar yürütmek de iktisatçının mesleki mecburiyeti.
Tarladan gelen tarım ürünlerini tüketiciye olağan marketler, pazarlar ya da manavlar eliyle değil de devletin başından sonuna kadar her aşamasını kontrol ettiği tanzim satış süreçleri ile ulaştırmasının iktisadi anlamı ve sonuçları nelerdir?
Ve, çok önemli, acaba bu süreç yeni ve çok önemli yolsuzluklara açık mı?
Tanzim satış süreçlerinde, büyük kentlerde çok sayıda halk manavlarından, tanzim satış noktasından bahsediyorlar, buralarda muhtemelen tarım ürünleri, meyve, sebze tüketiciye mesela Migros’a, mesela Carrefour(Sa)’a, mesela manavlara, mesela BİM’e oranla daha ucuza ulaşacaktır.
Ancak, bu ucuzluğun altında tarladan tüketiciye uzanan sürecin devletleştirilmesi, burada kamu görevlilerinin yani maaşla çalışan insanların istihdamı, dağıtımın her şeyini yine devletin ödeyeceği (vergiler) TIR'larla yapılması ve bu aşamalarda belki de kârların olmaması yatacaktır.
Siyasi iktidarların bu süreçleri devletleştirme mantığına bir şey diyemem, kendi tercihleridir ama burada yatan böyle bir siyasi tercih değil çok basit bir pragmatik mantıktır ve bu mantık ters tepmeye mahkûmdur.
Tüketici domatesi, biberi bir süre daha ucuza yiyebilir ama bu arada sırtına yeni bir vergi yükü daha binmektedir çünkü tarladan sofraya ara aşamalar devlet eliyle yani kamu harcaması yaparak gerçekleşecektir.
Bu analizi daha dikkatli, daha detaylı yaptığınızda göreceğiniz aslında biber tüketicisinin maliyetinin bu yeni tanzim satış sisteminde daha yüksek olduğudur.
Ara aşamalarda kârların sıfırlanacağı iddia edilmektedir.
Peki, bu mümkün ise neden devlet mesela kamu ihale sisteminde de benzer bir mantık yürütüp her işi bağlı olduğu birime yaptırmamaktadır?; okul yapılacaksa MEB’in inşaat dairesi olur, bu okulları ihale açmadan yapar mesela ama bu okullar bizdekine değil ahlaklı yani rekabetçi ihale sistemlerine göre çok daha pahalıdır.
Bu son seçeneğin yanlış olduğunu iktisatçılar biliyorlar ama madem biliyorlar bunu tanzim satış süreçleri için de dile getirmek zorundalar.
Kâr etmek yanlış ise, siyaseten böyle bir şey söyleseler daha saygı duyarım, her alanda kâr mantığını kaldıralım, ilginç bir siyasi-iktisadi sisteme geçelim bari.
Bu tanzim satış meselesi her açıdan sorunlu bir mesele.
Ara aşamalarda, eminim, AKP yandaşı kabzımallar yeni ulaştırma görevleri üstlenecekler, üstelik bu görevleri tekelci bir biçimde yapacaklar ve inanılmaz kârlarla çalışacaklar, yeni ve çok büyük bir yolsuzluk kapısı daha açılıyor anlaşılan.
Bu yeni durum rekabet hukukunun temel ilkelerine de aykırı, Migros, BİM gibi tarım ürünlerini perakende aşamasında pazarlayan şirketler hemen Rekabet Kurulu’na başvurmalılar.
Ancak, burada da iki sorun gündeme geliyor.
Birincisi, BİM gibi şirketler bir hükümet tasarrufu aleyhine Rekabet Kurulu’na gidebilirler mi?
İkincisi de çok vahim, Rekabet Kurulu böyle bir hükümet tasarrufu karşısında rekabeti bozucu kamu eylemi kararı üretebilir mi?
Görüyorsunuz, sorunun köklü ve doğru çözümü olan arazi toplulaştırmaları meselesini gündeme getirmemek için siyasi iktidar nelere yol açmaktadır.
Üstelik, göreceksiniz, bu düzenlemelerin yani tanzim satış girişimlerinin, halk manavlarının fiyatlar üzerine etkisi hem çok sınırlı hem de zamansal olarak çok kısa süreli olacaktır, temeldeki sorun çözülmediği için işler aslına rücu edecektir.
Ama bu arada da birileri büyük paraları götürecektir.
Tarladan ürünü kimler toplayıp perakende aşamasına kadar getirecektir?
Kullanılacağı söylenen TIR’lar acaba kimin filosundan kiralanacaktır, bu kiralama süreci için ihale açılacak mıdır?
Bu soruları uzatabiliriz ama bence daha iyisi durup beklemek ve görmek.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
18.12.2025
8.12.2025
1.12.2025
26.11.2025