Etyen MAHÇUPYAN
Uzun süreli ve acılara mal olmuş bir çatışmanın içinden geliyorsanız, dünyadaki diğer çatışmalara da kendi somut yaşadıklarınızdan hareketle bakmaya başlıyorsunuz. Kendi sorununuzu zihninizde bir referans haline getirip, farklı ülkelerdeki olayları ona benzetmeye çalışıyorsunuz. Türkiye’de de Kürt meselesini bir mihenk taşı kılarak oradan dünyaya bakma eğilimi ve bu tutumun karşılığı olarak, dünyadaki örneklerden Kürt meselesini çözme yönünde yararlanma isteği özellikle Kürt siyaseti yanlısı kesimlerde epeyce fazla. Ne var ki işin içine girdiğinizde diğer hiçbir çatışmanın Kürt meselesine benzemediğini, hatta bazı genellemeler dışında her türlü benzetme çabasının abes kaçtığını da teslim etmek zorunda kalıyorsunuz.
Sıkça vurgulanan örnek vakalardan biri Bask. Geçmişte bazı siyasetçiler tarafından da kulaktan dolma kanaatler üzerinden ve siyasi rant elde etmek üzere gündeme gelmişti. Geçenlerde yapılan bir seyahat tarafların tümü ile bir araya gelme ve her tarafı kendi yönetimi altındaki kentlerde görme imkanı verdi. Öncelikle bizdeki durum ile karşılaştırıldığında Bask’ın çok hayati bir farklılığı var: Ekonomik ve sosyal açıdan İspanya’nın en gelişmiş bölgesinden söz ediyoruz. Sıkıntılı olan tek konu Bask dilinin kullanılması ama orada da engelleyici olan merkezi hükümet değil, bu dilin modern Batı dünyasında bir karşılığının olmaması. Nitekim bugün Bask yönetimi dilin bilinmesini memuriyet için şart koşmak zorunda kalıyor ve bunun yol açtığı personel nitelik kaybı yeni fark ediliyor. Bölge merkezi hükümete askeri ve diğer merkezi hizmetler için epeyce cüzi bir ‘servis ücreti’ ödemek dışında tamamen özgür. Bütün vergilerini kendisi topluyor ve istediği gibi harcıyor…
Bu noktaya gelinmesi bir süreci ifade ediyor ve tabii ki birçok kişinin özverisi üzerinde inşa edilmiş durumda. Ama ilginç olan Bask özgürlüğü için silahlı mücadele veren ETA’nın en başından bu yana Basklıların çoğunluk desteğini alamamış ve bir ‘terör’ grubu olarak algılanmış olması. Gelinen noktada ETA bir siyasi parti ile yasama ve yürütmede yer alma şansına sahip, ama asıl tartışma ETA’nın özür dilemesi bağlamında yaşanıyor. Çünkü geçmiş gereksiz cinayetlerin kanıyla lekelenmiş durumda. Diğer taraftan ETA ile yakınlığı olanlar “silah bırakın dediler, bıraktık… Şimdi de özür dileyin deniyor. İstekler hiç bitmiyor” diye düşünüyor. Diğer bir deyişle ETA yanlıları için özür talebi bir tür suistimal olarak algılanıyor, çünkü onların da yaşadıklarında, özellikle merkezi hükümetin hapishane uygulamalarında kendilerini haklı çıkartacak örnekler mevcut.
Ancak ETA’ya kurban vermiş kitle için de o özrü duymak önemli ve belki de hayati… Çünkü özür dilememe silaha yeniden dönme ihtimalini hatırlatıyor. Buradan Türkiye için küçük bir ders çıkarmak mümkün: Bir tarafın ödün olarak gördüğü bir adım diğerleri tarafından ‘siyaseten’ talep edilmemeli, ama o adım ‘toplumsal’ olarak görülür olmalı… Söz konusu adım farklı reel ve sembolik duruşlarla ortaya konabilmeli. Taraflar süreci ‘kasmadan’, kendilerini ötekinin yerine koyarak, ötekini anlayarak yürütmeli…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024