Etyen MAHÇUPYAN
Dünya siyasetine bakarken, İmparatorluğun çöküş yıllarından miras kalan, 1. Dünya Harbi sonrası Anadolu ve Orta Doğu’nun yapay şekillenmesini ve petrol etrafındaki oyunları referans alan bir yaklaşımımız var. Her şeyin güç etrafında çözüldüğünü ve büyük küresel aktörlerin hesaplaşmasının sonucu olduğunu düşünüyoruz. Aslında bu epeyce gerçekçi bir varsayım ama yaşanan her olayı mutlak bir rasyonalizmin sonucu gibi algılamak da pek sağlıklı değil. Çünkü büyük küresel aktörler de yanlış değerlendirmeler ve hatalar yapabiliyor, birden fazla hedef arasında kalıp hiçbirine ulaşamayabiliyor.
Yine de Türkiye gibi ülkelerde ‘komplocu’ bakışın büyük bir cazibesi ve alıcı kitlesi mevcut. Özellikle Batı dünyasının Türkiye’nin güçlenmesinden rahatsız olduğuna, bir İslam alerjisi yaşadıklarına ve AKP iktidarı ile birlikte bu iki unsurun birleştiğime dair yaygın bir kanaate sahibiz. Bunun delillerini ise genellikle Batı medyasında arıyoruz ve doğrusu kendimizi yeniden ikna etmekte de hiç zorlanmıyoruz…
Haziran seçimi sonrasında karşımıza yeni örnekler çıkmakta gecikmedi. Bugünlerde Türkiye bir koalisyon arayışı içinde ve sıradan bir gözlemci bile şu basit gerçeği görmemezlik edemez: AKP Cumhurbaşkanı ve Başbakanı ile bir koalisyon oluşturmak istediğini deklare etti, bu işbirliğine koşulsuz yaklaştığını ve herkese kapısının açık olduğunu söyledi. CHP ve MHP ise ilk günden itibaren, çoğu bir koalisyonun protokol maddesi olamayacak olan koşullar öne sürerek işbirliği imkanını daralttılar. Bu durumda eğer bir koalisyon oluşturulamazsa bunun muhalefetin ‘ilkesel’ radikalizminden kaynaklanacağı açık. Böyle bir çizgi izlenirse yeniden seçime gitmekten başka bir yol kalmayacak.
Erdoğan bu süre içinde seçim öncesine kıyasla epeyce farklı bir görünüm çizdi. Resmi demecinde şöyle dedi: “Türkiye, ortak dil, ortak hedefler ve ortak akıl çerçevesinde kurulmuş bir koalisyonla, istikrar ve güven iklimini yeniden tahkim edebilir. Müşterekleri değil, farklılıkları öne çıkararak adeta oyunbozanlık eden parti ve siyasetçiler bunun hesabını millete vereceğini bilmelidir. Hiç kimsenin, seçimlerin ortaya çıkardığı tablodaki konumunu, sorumluluk üstlenmek yerine sistemi kilitlemek için kullanmaya hakkı yoktur"
Ne var ki geçen hafta Almanya’daki altı yayın organı Türkiye’deki siyasi durumu aynı kelimeleri kullanarak şu şekilde verdiler: “Erdoğan erken seçimle tehdit ediyor”. Söz konusu yayın organları Die Welt, Frankfurter Allgemeine Zeitung, Süddeutsche Zeitung, Stern, Der Spiegel ve Focus… Aralarından biri durumu “Erdoğan anayasal hakkını kullanmakla tehdit ediyor” bile diyebilmiş. Anayasal hakkın kullanımının Erdoğan yaptığında bir ‘tehdit’ olacağını ima ederken bunun bir lapsus olduğunu bile fark edememiş…
Öncelikle bütün yayın organlarının aynı cümleleri kullanması, ‘haberi’ aynı kaynaktan aldıklarını gösteriyor. İkincisi bunun bir haber olmadığı ortada, çünkü hiçbir gelişmeyi veya olayı öne çıkarmıyor. Üçüncüsü akılsızca bir argümana dayanıyor: AKP’nin koalisyon istediğini ve bu olamazsa yeniden seçime gidileceğini söylerken, böylesine ‘otoriter’ bir yönetimin niye ille de koalisyon istediğini sorgulamıyor. Üstelik saha çalışmaları muhtemel bir seçimde AKP’nin oyunun artacağını gösterirken…
Doğrusu bu kadar ‘akılsızlık’ pek inandırıcı değil. Belki kolaycılıkla yüzeysellik arasındaki gri alanda durmanın sonucudur. Ya da gazeteciliği arka plana iten ideolojik bir önyargıdan söz ediyoruzdur. Ama eğer bu sebepler geçerli değilse, ahlaksızlığı normalleştiren bir komplodan başka bir şey olması zor gözüküyor…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024