Fehmi KORU
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ABD’nin yeni yönetiminin Birleşmiş Milletler (BM) yerine ikame etmeyi düşündüğünü hissettirdiği Barış Kurulu’na Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yerine imza atmak üzere Davos’a gittiğini öğrendiğimde merakım galebe çaldı…
Avrupa ülkelerinin ilgi göstermediğini, Japonya, Hindistan ve Kanada’nın uzak durduğunu ve katılımcı 35 ülkenin büyük çoğunluğunun ABD’nin vize kısıtlamasına maruz bıraktığı ülkeler olduğunu gözleriyle gördüğünde “Bizim bu kurulda ne işimiz var?” diye düşünüp düşünmediği ilk merak konum…
[Barış Kurulu’na 1 milyar dolar bağış taahhüdünde bulunarak katılan 35 ülke içerisinde iki AB üyesi var: Macaristan ve Bulgaristan… Amerika kıtasından tek ülke, Arjantin… Yakın bölgemizden Mısır, Ürdün, Katar, BAE, Suudi Arabistan, Bahreyn, Fas, Pakistan, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Ermenistan ve tabii İsrail … Ve, Arnavutluk, Belarus, Endonezya, Kosova, Moğolistan ve Vietnam…]
Bir diğer merak konum da şu: Davos’taki toplantıya katılıp ABD başkanının dünyaya nasıl baktıklarını açıkladığı 70 dakika süren konuşması ile oraya dünyanın dört bir tarafından gelmiş devlet ve fikir insanlarının ABD tarafından zorlanan ‘yeni dünya düzeni’ ile görüşlerini dinleyip dinlemediği…
Merak ettiğim konulara cevap teşkil edebilecek görüşlerini, İngiliz Sky-TV’nin Arap dünyasına yönelik yayın yapan kanalındaki mülakatın bizim medyaya yansıyan haberlerinden çıkarttım.
Türkiye için Avrupa Birliği (AB) üyeliğinin söz konusu olamayacağı görüşünde Hakan Fidan…
Bu sonucu doğuranın ‘kimlik siyaseti’ yürüten Avrupalıların Türkiye’ye dönük ‘zihniyeti’ olduğunu söylüyor o; ancak burada bırakmayıp şu tespitini de paylaşıyor: “AB ulus-üstü bir kurum haline gelmeyi başardı ama medeniyet-üstü bir kurum olmayı başaramadı.”
Bu keskin cümleler, hemen her vesileyle Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ağzından işittiğimiz AB’ye tam üyeliğin Türkiye’nin ana hedefi olduğuna dair sözleriyle çelişiyor gibi gelse de, ifade şimdilerde benimsenen yeni stratejik görüşe daha yakın duruyor…
“Avrupa bizi istemiyor; eh, öyleyse biz de…” diye özetlenebilecek bir bakış açısı bu.
“Eh, öyleyse biz de…” yarım cümlesi nasıl tamamlanıyor olabilir?
Bu soruya verilecek cevap ülkemiz için hayati değerde ve uzun bir süredir her tarafı idare etme üzerine oturan dış politika yerine daha köşeli bir yeni değerlendirme mimarisinin kotarıldığına işaret ediyor.
Donald Trump’ın Beyaz Saray’a taşınmasıyla birlikte ciddi bir dönüşümün ayak sesleri dünyada güçlü biçimde duyulmaya başladı. Trump bir yandan, taşıdıkları parti rozetinin farklılığı fazla önem taşımadan ortak politikaları birbirine devredegelen başkanların mirasını reddi kendi ülkesine dayatırken, diğer yandan da başka ülkeleri ABD’nin koruma kalkanı altına girmeye zorluyor.
Ülkesinde sonuç almada kullandığı araç psikolojik: Korku…
MAGA projesine destek ve kendisine oy vermemiş eyaletlere cezalandırılmayacakları garantisiyle geniş bir alan açtığı federal güvenlik güçleri yığıyor, bürokrasiyi de -tıpkı bakanları gibi- sadakat temeline dayalı seçiyor; uymayan veya uymayacağını düşündüklerini istifaya zorluyor…
Başka ülkelere de ‘korku’ salmaya çalışıyor Trump, ancak bunun ABD’nin geleneksel müttefikleri üzerinde fazla etkili olduğu söylenemez. O da, eski ittifaklar yerine yenilerini oluşturup dışında kalanları ‘ek vergiler’ ile cezalandırma yoluna gidiyor.
Dış politikada yakın hedefleri var Trump’ın: Kanada’yı, Grönland’ı Amerika’ya dahil etmek, Panama Kanalı’nın işletmesini üstlenmek, İsrail’in ‘tehdit’ algısına maruz ülkeleri -başta İran’ı- dize getirmek…
Uluslararası hukukun, uluslararası kurumların Trump’ın gözünde değerleri yok… İmzasını taşıyan ABD stratejik belgesi ile adını ‘savaş bakanlığı’ olarak değiştirdiği Pentagon stratejik belgesi satır araları dikkate alınarak okunduğunda, Trump Amerikası’nın Çin ve Rusya’nın yakınlığına Avrupalı müttefiklerinden daha fazla önem verdiği söylenebilir…
Avrupalı bir girişim olan Dünya Ekonomik Forumu (WEF), kurucusu gözden düşürülerek bir Amerikalı para-babasına teslim edildi ve Trump orada yaptığı 70 dakika süren konuşmasında “Ya benim olursunuz, ya kara toprağın” mesajlarıyla dünyaya meydan okudu.
Yapmak istediklerini başarabilecek mi Trump?
İlk başarısını Barış Kurulu ile orada almış olmasına rağmen, Davos’un geleneksel konukları “Trump başaramayacak” görüşündeler…
Hakan Fidan mülakatına bakılırsa Türkiye için her şey yolunda.
[Bir son not: Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Askeri İşbirliği Paktı arayışında son merhaleye ulaşılmış. Daha önce de -1955’te- ülkemiz İran, Irak, Pakistan ve İngiltere ile sonradan CENTO adını alacak Bağdat Paktı’nı oluşturmuştu.]
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTYatırım Var da, Ödenek Nerede? 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBir devletin nasıl yönetildiği hapishanelerinden anlaşılır 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSıra artık İran’a gelmişe benzer… 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNSaatler yine savaşa kuruldu 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de ateşkes, Türkiye’de çözüm: İki gerilim 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayDavos, jeoekonomi ve emperyalizm 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolPencereleri açmak 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciPiyasalar seçime hazırlanıyor 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti’nin millet iradesine yabancılaşması… 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni bir dünya kuruluyor… 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTrump çıpası ile yeni Gazze’ye doğru... 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasGaribanın oyu… 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYARojava Devrimi Tüm Dünya ve Kürdistan’ın Devrimidir... 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidarın seçim planı 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Dünyada canavarlar zamanı! 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYalnız kalabalıklar, dijitalleştikçe daralan güven çemberi, kaleye dönüşen aile: Toplum, kopan bağla 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklide CHP in, Cumhur İttifakı out 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞ“Vergilendirilmiş kazanç kutsaldır”, öyle mi? 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezKayıt dışı ekonominin büyüklüğü 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALDış politikada yeni motto: Yurtta barış, dünyada barış, Suriye’de savaş… 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİİsmet Özel: Bir dava adamının aktif nihilizmi 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm yolunda duygusal kırılmalar… 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞTÜRK USÜLÜ “SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ…” 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAlla curda başladı alla turca bitecek 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR“Abdi, Savunma Bakan yardımcılığı için isim verdi. ‘Terörsüz Türkiye’ ismi dahil güncellenebilir” 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’yi savcılar ve yargıçlar mı yönetiyor? Benim kimi seçeceğime mahkeme mi karar verecek? 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARNedir bu Birleşik Arap Emirlikleri? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANKürtlerin elinde kalan “kağıt bir kepçe" mi? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKSahadaki “kazanımların” ötesini görebilmek 24.01.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.01.2026
23.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
18.01.2026
17.01.2026
16.01.2026
15.01.2026
14.01.2026
11.01.2026