Fehmi KORU
Bizim bazılarını fazlaca önemsemek, bazılarını da ne yaparlarsa yapsınlar küçümsemek gibi kötü bir alışkanlığımız var.
Kişisel olarak da böyle bir yanlışı sürekli yaparız, millet ve devlet olarak da.
Mesut Barzani ve Irak sınırımızın hemen ötesindeki Kürt varlığına devletin bakışında böyle bir yanlış alışkanlığın izlerini görüyorum.
Yalnız bugünlerde değil, geleneksel olarak bakışımız hep öyle olageldi.
Bir hafta sonra, 25 Eylül günü, Kuzey Irak ahalisi sandık başına gidecek ve ‘özerk bölge’nin ‘bağımsızlık’ ilân edip etmemesine dair kanaatlerini oy olarak ifade edecek.
Sular ısınıyor
Her ne kadar “Referandumdan bağımsızlık kararı çıksa bile derhal o yolda bir adım atılmayacak” dense de, referanduma yansıyacak irade kaçınılmaz olarak kendini eyleme de dönüştürecektir.
Türkiye için, bu, kırmızı çizgi ihlâli anlamına geliyor.
Günlerdir referandumun yapılmaması için çaba gösteriliyor.
Sonunda sular ısınmaya başladı.
New York’taki BM toplantısına gitmeye hazırlanan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dün gece katıldığı bir TV mülâkatında, ay sonunda yapılması kararlaştırılmış MGK toplantısı tarihinin öne çekileceğini, ardından Bakanlar Kurulu’nun toplanacağını açıkladı.
Belli ki, MGK’da alınacak bir karar Bakanlar Kurulu’na onaylatılarak bir devlet kararına dönüştürülecek.
Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bizim bu konudaki hassasiyetimizin ne denli ileride olduğunu ayın 22’sindeki MGK toplantısı ve Bakanlar Kurulu sonrasında kendisi (Mesut Barzani) çok açık ve net görecektir” de dedi dün gece.
Türkiye’nin konuyla ilgili hassasiyetini şimdiye kadar fark etmemiş ve bilmiyor olabilir mi Barzani?
Elbette biliyor.
İnce hesaplar
Referandum kararı bir gece akla düşmüş ve öylesine verilmiş bir karar değildir; ayrıntılı bir hazırlık dönemi yaşandığı ve arkasının da önceden etraflıca düşünüldüğü hemen fark edilen bir projedir.
Konuya ilişkin olarak belli başlı başkentlerle görüşüldüğü ve mutabakat sağlandığı anlaşılıyor.
Yalnızca Kuzey Irak’taki yapılanmayı ‘doğal müttefiki’ sayan İsrail destekliyor görünse bile, Avrupa’nın belli başlı ülkeleri de –çoğu sessiz kalarak–referanduma karşı çıkmıyor.
ABD itiraz eder görünüyor, ama.. itirazını fazla ileriye taşımadığı da belli…
Ülke topraklarından bir başka ülke çıkarılmak istenmesine doğal olarak Irak devleti karşı çıkıyor, fakat ‘Irak Devleti’ denilecek bildiğimiz anlamda bir devlet olmadığı da ortada.
Referandumu gündeme taşıyan Barzani’nin her şeyi inceden inceye hesapladığı bu tablodan da belli.
Hesabına dahil ettiği bir başka unsur da, hiç kuşkusuz, Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Dr. İbrahim Kalın tarafından ‘değerli yalnızlık’ diye adlandırılmış Türkiye’nin durumu.
Pek çok Avrupa Birliği ülkesi yanında ABD ile de sorunlar yaşıyor Türkiye ve o ülkelerin, Barzani projesine, sırf Türkiye’yi rahatsız etmek için olumlu baktıklarını söylemek dahi mümkün.
Türkiye’nin bu konuya yaklaşılırken tek sorunu sözü edilmeye değer ülkelerle sorunlar yaşamasından ibaret de değil; içeride de Barzani’yi “Tam zamanı” düşüncesine sevk edebilecek bir durum var: 15 Temmuz hain darbe girişimi…
Darbe girişimi yüzünden Türk Silâhlı Kuvvetleri olağanüstü genişlikte bir tasfiyeye uğradı.
Girişimin ardından ilân edilen ‘OHAL’den sonra hayata geçirilen uygulamalar (gazeteciler ve insan hakları örgütleri temsilcilerinin tutuklanması gibi) yüzünden dost ve müttefik bildiğimiz ülkelerin gizli-açık silâh ambargosuna da muhatap Türkiye.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yukarıda alıntıladığım son açıklaması, referanduma üç gün kala yapılacak MGK’dan ve Bakanlar Kurulu toplantısından çok keskin bir ‘karar’ çıkabileceğini akla düşürüyor.
“Gerekirse askeri müdahale” tarzında bir keskinlik…
Barzani Türkiye’nin iç ve dışta yaşadığı sorunlara bakıp bunu mümkün görmüyor olabilir mi?
‘Askeri müdahale’ opsiyonunun başka sebeplerle de söz konusu olmayacağı hesabını da yapıyor olabilir Barzani.
Etrafımızda yaşananlara bakılırsa ‘askeri çözüm’ çözüm değildir zaten.
Ya Türkiye’nin hesapları ne?
Referandumu iptal etmeyi veya ertelemeyi kabule yanaşmayan Barzani ve başında bulunduğu Irak’ın kuzeyindeki Kürt yönetimi, bunu, çok yönlü hesaplara dayandırıyor; bu besbelli.
İptal veya erteleme isteyen Türkiye’nin bunu sağlamaya yönelik hesapları ne?
Türkiye ‘Irak’ın toprak bütünlüğü’ konusunda hassas, bunu biliyoruz; ancak Şii ağırlıklı Bağdat hükümetiyle de yıldızımız tam barışık değil.
Kerkük’ün statüsü ve bölgede yaşayan Türkmenlerin durumu da Türkiye için önemli; ancak eskisi kadar güçlü biçimde “Kerkük bir Türkmen kentidir” tezini savunamıyor Türkiye, çünkü zaman içerisinde ilin demografik yapısı değişti.
Aslında tek yol, yıllar öncesinden başlayarak izlenmesi gereken, bölgedeki Kürt varlığıyla birlikte karar vermeyi mümkün kılacak bir yakınlaşmayı sağlamaktı; o yolda adımlar atılıyordu, ama…
Benim görüşüm
‘Savaş’ sorun çözücü bir yöntem değildir, en önemli yöntem diplomasidir; çok yönlü bir diplomasi atağıyla ‘değerli yalnızlık’tan kurtulma hamlesi yapmalıyız.
İşe, bazılarını gözümüzde büyütürken bazılarını küçük görme yanlış alışkanlığımızdan vazgeçerek başlamayı teklif ediyorum.
Yazarlar
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026