Ferhat KENTEL
Önce bir “anı”yla başlayayım. Geçtiğimiz günlerde Yasin Aktay’la birlikte katıldığım Anadolu Aslanları İşadamları Derneği’nde (ASKON) düzenlenen “Bölgesel Güç Olmak” konulu bir söyleşi sonrası, ASKON üyesi Adnan Danışman’ın anlattığı bir anı...
Olay Adnan Danışman’ın çocukluğunda, yıllar önce geçiyor. Adnan Bey Mardin Araplarından... Mardin’deki bir okulda Türkçeyi 2. sınıfta öğrenebiliyor. Türkçeyi artık söktüğü günlerde hastanede yatan annesine ziyarete gittiklerinde, aynı odada yatan başka bir kadın (Kürt), para verip ondan bakkala gitmesini ve gazoz almasını istiyor. Küçük Adnan bir koşu gidiyor; hastaneye dönüşte kapıdaki polis ona nereye gittiğini soruyor. Adnan Türkçe konuşmasındaki beceriyi göstermek için, ayrıntılara giriyor, çünkü “çok konuşmak” istiyor. “Yukarıda annemin odasında yatan Kürt kadına gazoz aldım, onu götürüyorum” diyor. Polisin verdiği replik devletin sesini taşıyor: “Kürt yok!” diyor. Adnan, “Kürt” kelimesindeki “nüansı” anlamıyor; çünkü onun için yukarıda bir kadın var ve o kadının sıfatı “Kürt”... Heyecanla “Nasıl olmaz; var diyor, yukarıda odada var; bak elimdeki bu parayı kim verdi o zaman” diye soruyor. Polis basıyor tokadı... Adnan bir tarafa, para üstü ve kırılan gazoz şişesi başka bir tarafa uçuyor... Perişan vaziyette yukarı çıkıyor, bir ricayı yerine getirememiş olmanın ezikliği ve inanılmamak korkusuyla... Ama “Kürt kadın” ona sevecenlikle “dert etme” diyor... Kürtçe diyor bunu, “tû xem neke” diyor, ve Adnan, “tû xem neke”yi hiç unutmuyor...
Sonra... Kürt kadının o akşam öldüğünü öğreniyor Adnan... Korkunç bir darbe oluyor bu ölüm onun için.
Sonra... Adnan her gece yatağına girdiğinde Kürt kadının cennete gitmesi ve gazoz içmesi için dua ediyor.
Sonra... Bir gün, Adnan rüyasında Kürt kadını görüyor. Şırıl şırıl suların aktığı, yemyeşil bir cennette gazozunu içerken Adnan’a gülümsüyor ve diğer elindeki gazozu göstererek, “Vakit geldiğinde, buraya geldiğinde bu da senin için!” diyor...
1915, nüfus mübadeleleri gibi temizlik kampanyalarından; Varlık Vergisi gibi ayrımcı uygulamalardan; “Vatandaş Türkçe konuş” mengenelerinden; 6-7 Eylül gibi korku ve terör yaratan derin devlet operasyonlarından; Rum vatandaşların, Kıbrıs krizleri sırasında 24 saat içinde en fazla 25 kiloluk valiz hakkı tanınarak, topraklarını terk etmek zorunda bırakılıp, Yunanistan’a gönderilmelerindeki fırsatçılıklara ve Kürtler için kullanılan “kart kurt” abukluklarına kadar varan politikalar hep hikmetinden sual olunmaz devletimizin “azınlıklaştırılmış” insanlara yabancı muamelesigöstermesinden kaynaklandı.
Ama Adnan Danışman o Kürt kadını unutmadı... Ne Ermeniler, ne Kürtler, ne de Çerkesler kendilerini unuttular. Bu toplumda olmadığı varsayılanlar, yok sayılanlar unutmuyorlar.
Çerkesler de unutmuyorlar... Geçen haftasonu Kayseri’de Kafdağı Platformu “Çerkes Ethem ve Yakın Tarih Tartışmaları” paneli düzenledi. Yıllarca sessizliğe itilmiş olan insanlar konuştular. “Kurtuluş Savaşı”na katılmış olan, savaşa katılan askerlerine “Çerkesçe konuşmayı yasaklayıp, Türkçeyi mecbur eden” bir Çerkes’in nasıl “hain” sıfatına layık görüldüğünü; neden bu sözde “ihanete” “Çerkes” sıfatının yapıştırıldığını sorguladılar.
Çerkes olarak, dil hakkıyla birlikte kabul edilmek isterlerken, sorguladıkları mesele sadece Çerkesler değildi. Çerkesleri konuşurken, aslında bu toplumun bütün bileşenlerinin nasıl erozyona uğradığını, esir alındığını da sorguluyorlardı.
Esir alınmanın nasıl gerçekleştiğini, “esaret dilinin” nasıl yüzeysel, nasıl korku dolu olduğunu gene yakın bir tarihten örnek vererek hatırlamakta yarar var: Başbakan Erdoğan’ın Mayıs 2009’dapartisinin Düzce İl Kongresi’nde söylediği, “Yıllarca bu ülkede bir şeyler yapıldı. Farklı etnik kimlikte olanlar ülkemizden kovuldu. Acaba kazandık mı? Bu aslında faşizan bir yaklaşımın neticesiydi” sözlerine gelen tepkiler ileride çok sağlam “tarihî malzeme” olacak...
Başbakan’ın bu sözlerine CHP’lisi, MHP’lisi, DSP’lisi ya tipik cehalete dair ya da gönül gözünün nasıl kapanmış olabileceğine dair bol miktarda malzeme örneği sunmuşlardı.
Mesela CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, “geçmiş hatalardan bahsederken, etnik kökenleri nedeniyle yurtdışına gönderilen hiç kimseyi hatırlamadığını” söylemiş; “Başbakan ne demek istedi anlamadım. Acaba, ‘istemeyen çeksin gitsin’ demek mi istiyor. Ne demek istediği belli değil” demişti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise “sertlik” dilinin her zaman işe yarayabileceğini düşünerek şunları söylemişti: “Bu sözler ecdadını aşağılamayı özgüven zanneden zihniyet çürümüşlüğünün ülkemizde hangi mevkilerde dolaştığını herkese göstermiştir. Başbakan bu sözleri ile ‘Hepimiz Ermeni’yiz’ diyenlerle aynı noktada buluşmuştur.”
Ama Adapazarı için söylenen “72 millet” gerçeği bu memlekette, bütün cehalet söylemlerine, duygusuzluğa, nefrete, türlü çeşitli badirelere, cemaatleşmelere rağmen yaşıyor. Ve 72 millet sadece etnik anlamda değil, iç içe geçmiş insanların çoğulluğu içinde yaşıyor.
Yazarlar
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları



















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.07.2024
16.04.2024
5.02.2024
12.07.2023
24.01.2023
26.11.2021
2.05.2021
16.04.2021
10.10.2020
9.09.2020