Güldalı COŞKUN
Demokrasilerde seçim sonuçları, hükümet ve muhalefeti belirler. Muhalefet, demokrasinin olmazsa olmazıdır. Seçmen aslında muhalefete der ki; “Seni bir süre izleyeceğim, bakalım bana ne alternatifler sunuyor, ihtiyaçlarımı çözmede ne kadar istekli görünüyorsun?”
Vatandaş iktidar vazifesi verdiği partiye de, “Çözüm önerilerini ve sunumlarını beğendim. Evet, iş senin ancak bir alternatifin olduğunu bil!” der.
Muhalefet, iktidarın denetleyicisi gibidir bir bakıma; yeni bir seçim dönemine kadar. İktidar ve muhalefetin ortak özelliği ise ülkenin yararı için çalışmak ve bunun için de rekabet etmek.
Muhalefet, iktidarın yanlışlarını sadece eleştirmekle kalmaz, bir takım öneriler de sunar. Bunlar karşılık bulmadığında da halka söyler ve kendi program ve projelerini yeni iktidar talebi için hazırlar.
Amaç nedir; sorumluluk duygusuyla daha güzel bir ülke içi çalışmak.
Peki bizde böyle mi!? Maalesef hayır. Bizde muhalefet, iktidarı yermek ve çalışmasına engel olmak için var. Muhalefet etmenin birincil amacı daha iyi bir gelecek değil, iktidarla kavga edip, kuru gürültüyle göz boyayarak, hiç bir şey üretmeden iktidar olmak.
Son 15 yıldır siyaset fenomeni bir parti iktidarda ve oylarını arttırmaya da devam ediyor. Muhalefet ise hiç bir şey yapmadan kemik oyları ve haybeden maaşlarıyla, bu gidişattan mutlu görünüyor. Tersi durumda, ya liderini ya da muhalefet tarzını değiştirmesi gerekmez miydi?
Ha tabii durumdan memnun olan meşhur çekirdek yapı da var. Çocukça nedenlerle sittin sene muhalefette de kalsa, malum partiyi desteklerler. O kibirli ve özgüvenli görüntünün arkasında aslında öyle bir özgüven eksikliği var ki, üretemeyip, ortaya farklı ve yeni bir şeyler koyamayışlarını örtmek için, artık yaşamayan tarihi bir liderin arkasına saklanıyorlar.
Bir tartışma programında hukukçu bir muhalefet vekili, “Atatürk, şimdi hayatta olsa… ‘nerdee o günler!'…” diye bir cümle kuruverdi. Durum bu, seviye bu. Muhalefet tarzına gelince de sürekli niyet okuma klasiği. “Kötüdür o, kötü!”
2010 referandumundaki tartışmaları arşivlerden çıkarın, şimdikiyle yer değiştirin; kesinlikle seyirci farkı anlamayacaktır. Tüm argümanlar aynı, tüm suçlamalar aynı ve yine aynı niyet okumalar.
Bu kez MHP, 2010'daki muhalefet biçimini terk etmiş, kendi inançları doğrultusunda bir takım pazarlıklarla, “evet” diyeceği bir 18 maddelik öneriye destek olmuştur. Kuşkusuz, bu MHP'nin bir başarısıdır. CHP ve HDP'de 2010'daki çizgide kalarak, klasik işlevsiz ve faydasız muhalifliklerini sürdürdüler.
Bugün, 2010'da boykot ettiği bir takım değişiklikler sayesinde HDP kapatılmamıştır. Evet ya, partiler kapatılıyordu bir zamanlar. Ne var ki “sizin diktatör”, şimdi de askeri mahkemeleri kaldırıyor ve buna CHP ve HDP çok üzülüyor!
18 maddelik yeni tasarıda, savaşın hedefi bürokratik oligarşidir. CHP ve HDP'nin asıl karşı çıktığı da budur. Her iki yapı da bu oligarşiden beslenmekteydi. Bir konuda haklılar; “tek adam”ın yaptığı atamalara çomak sokamayacaklar! Evet; çok iyi biliyorlar ki, “tek adam” onların arka bahçesinin kökünü kazıyacak. Bizim “endişeli demokratlar” da onların ekmeğine yağ sürecek yorumlardan kaçınmıyorlar. Güya “demokratız biz” havasında!
Sanki; devletin hücrelerine kadar yerleşmiş bir yapı yok. Sanki her tarafı sarmış vesayet odakları yok ve sanki muhalefetiyle, STK ve meslek odalarıyla demokrasiden ölmek üzere kurumlarımız var da “tek adam mahvedecek.”
Bir de “evet”çileri aptal olmakla suçlamıyorlar mı! Masal kahramanları gibi, düş gezginleri aydınlarımız var. İyi ki, % 50 cahil de, yıllardır bekledikleri liderleriyle, ne kadar vesayet odağı varsa canhıraş mücadele ediyorlar.
Söke söke, muhalefete de, vesayetçilere de ve romantik aydınlara da, gerçek demokrasinin nasıl kurulduğunu öğretiyorlar.
Demokrasi, gökten yağmıyor. “Laylaylom, haydin şimdi demokratçılık oynayalım demekle de olmuyor.” Direnen bir zihniyet var. Başta mecliste, yargıda, üniversitelerde ve birçok kurumda. Bu oligarşik çeteler, en küçük işlerde bile sorun çıkarıyor ve iktidarın iş yapmasına engel oluyorlar. Bir köprü için bile 1,5 yıl bir kurumdan imza beklenebiliyor.
İktidarın, muktedir olmaması için ellerinden geleni yapıyorlar(dı). Böylece CHP, hiç çalışmadan hem muhalefette hem de gizli iktidar olmayı başarıyor(du).
Bu yüzden, ucu onlara dokunan en ufak şeyde, kıyameti koparıyorlardı. Yıkılıyor kaleleri bir bir. Yıkan kim!? “Tek Adam”!
Koroya yeni katılan endişeliler!
Hadi onların müzmin takıntısını anladık da size ne oluyor anlamadım. Gelebileceği en yüksek makama gelmiş biri, 2 dönem sürer keyfini çeker gider. Yıllardır, diktatörlükle suçlanırken, bunca darbe girişimine karşı durmuş içeride ve dışarıda hedefe oturtulmuş bir kişi, neden böyle bir şeye kalkışsın ki!
Acaba, daha güzel yarınlar için olabilir mi! Referans için; son 15 yıl yetmez mi!
Yazarlar
-
İbrahim KahveciYaşanacaklara dair olası senaryolar 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANBabamın hasta yatağında bana son sözleri: Kötü günler geliyor kendini koru 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.06.2018
3.02.2018
27.05.2018
21.05.2018
14.05.2018
29.04.2018
23.04.2018
15.04.2018
9.02.2018
2.02.2018