Güngör Uras
Merkez Bankası faizi artırsın beklentisinde olan piyasaların ve onların sözcülüğünü yapan ekonomistlerin ve akademisyenlerin beklentisi gerçekleşmedi.
Merkez Bankası zaten yüksek olan faizi artırmadı. Türkiye’de son zamanlarda başta devlet, her kesimin borcu arttı. Borç demek faiz demek.
- Devlet, daha fazla faiz ödemek istemez.
- Tüketici, yüksek faiz yükü altında ezilmek istemez.
- Devlet, KOBİ’leri ve şirketleri darboğazdan çıkarmak için kredilerini imkân ölçüsünde artırdı.
Tüketici ayakkabı, gömlek alacak, ürünün satış fiyatının %30 ila %60’ı faiz.
Üretici, tarımsal veya sınai üretim yapacak, maliyetinin %30 ila %60’ı faiz.
Böyle bir dönemde hangi borçlu faizin yükseltilmesini ister?
Dikkat buyurunuz, faiz yükselsin diye gazetelerde yazı yazan, televizyon ekranlarına çıkan tek bir tüketici, tek bir üretici, tek bir yatırımcı oldu mu?
Kim yüksek seviyor?
Faiz sözcülüğünü yapanlar, yurt dışından döviz getirerek Türkiye’de değerlendirenler. İşin ilginç yanı faiz yükselsin diyenler bu yüksek faizi kimlerin nasıl, hangi kaynaktan ödeyebilecekleri. Gene ilginç olan, banka sisteminin bu yüksek faiz talepleri karşısında sessiz kalması, çünkü bankalar ekonominin aynasıdır. Müşterileri faiz ödemelerini zamanında yerine getiremezse, “o güvendiğimiz kapı” banka sistemi de zaafa uğrar.
Bir daha yazıyorum; tek paralı ülkelerde, Merkez Bankası para miktarını kısınca, tüketicinin harcamaları kısılıyor. Üretici daha az yatırım yapıyor. Özetle, ekonomi soğuyor. Ekonomi soğuyunca da enflasyon düşüyor.
Türk Lirası’yla doların neredeyse eşit olarak işlem gördüğü Türkiye gibi çift paralı ülkelerde ise Merkez Bankası faizi yükseltince ülkeye dolar girişi artıyor. Dolar girişi artınca, dolar ucuzluyor. Tüketici ucuz dolarla daha fazla harcama yapıyor. Yatırımcı ucuz dövizle yatırımlarını artırıyor. Sonuç olarak ekonomi ısınıyor, enflasyon yükseliyor.
Sorun cari açık
Cari açık büyüdükçe, Türkiye’nin dış kaynak ihtiyacı giderek arttı. Son dönemlerde yaşanan iç ve dış olaylar yurt dışından kaynak girişini yavaşlattı.
Türkiye’ye dünyanın değişik finans merkezlerinden kısa vadeli fon girişi var. Bu finans merkezlerinin Türkiye ile iş yapanlarının başında Londra piyasası geliyor. Londra piyasasından Türkiye’ye gelen kısa vadeli fonları değerlendiren finans kuruluşları, tek kelimeyle “piyasa” olarak adlandırılır oldu.
Ekonominin zorlu dönemlerinde, piyasa farklı isteklerle öne çıkıyor. Piyasanın tek amacı yurt dışından gelen kısa vadeli fonlara en yüksek getiriyi sağlamak.
Son zamanlarda Merkez Bankası’na yönelik yüksek faiz talebinin arkasında işte bu “piyasa” var.
Tekrar başa dönelim. Merkez Bankası faizi yükseltmediği için ekonomide hangi çevreler tepki gösteriyor ve gösterecek? İlk tepki, piyasaların dolar fiyatını yükseltmesi oldu. Bizim ekonomi yönetimimizin bütün bu gerçeklerin ışığında gerekli tedbirleri alması beklenir. Aksi halde, faizi yükselttikçe yükseltmek gerekecek.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2018
8.02.2018
7.02.2018
6.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
2.02.2018
1.02.2018
31.07.2018
30.07.2018