Hakan TAHMAZ
Referanduma kısa bir süre kala çok yönlü algı operasyonu revaçta. Kamuoyu araştırmaları sonucun bıçak sırtında olduğunu gösteriyor. Bakmayın siz, rahat göründüklerine, hiç kimse rahat değil, sandık sürpriz yapabilir. Nefesler tutuldu son hamleler yapılıyor.
Göründüğü kadarıyla en fazla kaygı duyan iktidar partisi. 7 Haziran seçimlerine benzer bir sonucun telafisinin zorluğunun farkında. Bu nedenle, referanduma iki hafta kala bu tehlikeyi bertaraf etmeye çalışıyor.
Hiç kuşkusuz bunun en yoğun sahnelendiği alanların başında Kürdler ve Kürd meselesi geliyor. Kamuoyu araştırmacıları, Kürdlerin tutumunun ölçülebilirliğinin çok zor olduğunu ifade ediyorlar. Bu, savaş ve OHAL koşullarından, Çözüm Süreci sonrasında yaşanan büyük kırılmadan, referanduma sunulan paketin içinde doğrudan Kürd Meselesi’nin olmamasından, Ak Parti-MHP ittifakı ile referandum kampanyasının Türklük üzerinde yürütülmesi gibi nedenlerden kaynaklanıyor.
Anlaşılan Kürdler, referandum sürecine ısınmış değil. Ana akım Kürd siyasetinin öz gücü dışındaki Kürdlerin, ne yapacağı hala büyük muamma. Sandığa giden Kürdlerin, Evet mührü basmasının zorluğu ortada. İktidar partisi, bu durumunun uzun süredir farkında. MHP ile iş birliğiyle ve Kürd karşıtlığına varan millici propagandayla Kürdleri, etrafında toparlamanın imkansızlığını görüyor. Bu nedenle, referandumda Kürdlerin Hayır’a kaymasını engelleyecek politik hat izliyor. Evet, oyu vermeyecek Kürd seçmeni, her türlü yöntemle sandıktan uzak tutmaya uğraşıyor.
Her yolu deniyor. Ana akım Kürd siyaseti içinden farklı seslerin çıkmasını sağlamaya dönük sondaj çalışması yapmakta dahil. Yandaş medya kuruluşlarından birinin patronunun, bölgedeki sivil toplum örgütlerinden birinin yöneticisiyle ve Kürd iş adamlarıyla görüşme yaptığı, saygın bazı Kürd siyasetçilere mesajlar iletildiği ayyuka çıkmış durumda. Hatta bu nedenle Diyarbakır Newroz’unda Ahmet Türk’ün güçlü Hayır konuşması yaptığı ve KDP lideri Mesut Barzani’yi Şengal konusunda uyardığı iddia ediliyor.
İktidar partisi, Newroz’da bu yoldan ilerlemenin de mümkün olmadığını gördü. Şimdide Kürdler arasındaki çelişkileri derinleştirmenin derdine düştü. Son günlerde Kürdlerde kafa karışıklığı yaratacak yazılara medyada sıkça rastlar olduk. Spekülasyonlar aldı başını gidiyor.
Hürriyet Gazetesi yazarı Abdurkadir Selvi’nin 28 Mart 2017 Salı günkü yazısı tam da bu hedefe dönük. Yazar, Ak Parti’nin gündeminde Çözüm Süreci’nin olmadığını, belirtikten sonra,” Öcalan’ın, sorunların çözümü konusunda her zaman potansiyelinin olduğunu söylemekle birlikte konjonktürün buna imkân vermediğinin farkında, o nedenle Newroz’da mesaj göndermek gibi bir çabanın içinde olmamış.” Selvi, bu cümlesinden de anlaşılacağı gibi yazısında Kürd seçmene birkaç farklı mesajı bir arada veriyor. “PKK ile yeniden masaya oturulmayacak, Öcalan, hala çözümden yana ama Kandil buna müsaade etmiyor. Öcalan ile devlet görüşmeye devam ediyor diyalog kesilmedi” gibi. Selvi, bütün bunların hükümetten alınan bilgilere dayandırıldığını aktarıyor. Bu söylenenlerden iki kesim etkilenebilir, 7 Haziran sonrası Çözüm Süreci’nin Kandil tarafından bitirildiğini ve Hendek savaşının doğru yönetilemediğini düşünen kızgın, kırgın Kürd seçmeni. Başka bir ifadeyle 7 Haziran’da HDP‘ye oy vermiş ancak 1 Kasım’da oy vermemiş olanlar ile hendek siyasetinin şokunu yaşayanlar.
Bu seçmen kitlesinin, bunca yıkımdan sonra Evet oyu vermesi neredeyse imkansız. Ak Parti, bunları sandıktan uzak tutmaya çalışıyor, sandığa gitmemelerine fit olan bir siyaset izliyor. Sandığa gitmenin de bedelinin ağır olduğu koşullarda bu taktiğin tutma olasılığı çokta zayıf değil. Ama bunu başarmanın da kolay olmadığı ortada. Cumhurbaşkanın 23 Mart 2017 Çarşamba akşamı iş adamlarının, sivil toplum yöneticilerinin ve yerel kanaat önderlerinin katılımıyla yapacağı yemeğin son anda program yoğunluğu (yeterli katılım sağlanamadığı) gerekçesiyle iptali boşuna değil.
Abdulkadri Selvi’nin yazısında meselenin referandum konusuyla sınırlı bir sorun olmadığı çok rahatlıkla görülüyor. Türkiye’nin bölgesel gelişmelere paralel bir Kürd siyaseti izlediği çok net. Bu nedenle anayasa değişikliğinde, Kürd konusunun olmaması bu kritik evrede tek başına her şeyi izah etmeye ne yazık ki yetmiyor. Konuyu bu sınırlılıkta ele alan ve son tahlilde iktidar partisinin işini kolaylaştırıcı tutum takınan ve ana akım Kürd siyasetine husumeti nedeniyle bugüne kadar oyunu Ak Parti’ye vermiş olanların, “Kürdler Evet veya Hayır ikilemine mahkûm değil” tezlerinin de ayakları yere sağlam basmadığı bir gerçek.
Anayasa değişikliği hazırlayanların da, statükocu Hayırcıların da referandumun salt bir yönetim değişikliği vakası olmadığını bangır bangır bağırdıkları bir dönemeçte, kendi mücadelesi içinde fazlasıyla politikleşmiş Kürd seçmenin algı operasyonuna “kapılmalarını” beklemek ise, fazla hayalcilik olur.
Bu “kapılmama” hali, referandumun sonuçlarını, Türkiye’de ve bölgede kısa vadedeki gelişmeleri büyük ölçüde etkileyecek. İçeride eli güçlenen Ak Parti’nin Kobanê’de ve Güney’de nasıl bir siyaset izleyeceği çok açık değil mi? Kerkük’te resmi dairelere KBY bayrağının asılmasına gösterilen tepkiler, Türk devletinin ne derece değiştiğinin ve referandum hesaplarının nereye kadar uzanabileceğinin belirtisi. Kartları buna göre karmada büyük yarar var.
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları






















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
28.01.2026
20.01.2026
14.01.2026
6.01.2026
2.01.2026
30.12.2025
28.12.2025