Hasan Bülent KAHRAMAN
MHP'yi çok eleştirdim. Hâlâ da eleştiriyorum. Bu partiyi her şeyden evvel 12 Eylülöncesi katıldığı olaylar, Soğuk Savaş'ın Türkiye'deki vurucu gücünü temsil etmesi nedeniyle kınadım. Gerçekten de 12 Eylül öncesinin öldürümlerle yüklü partisi MHP'dir. Onlar da bunu reddetmiyor. Sadece "kullanıldıklarını", "alet edildiklerini" söyleyerek savunuyorlar kendilerini.
Doğrudur ama alet olmak bir "hafifletici neden" sayılmaz. Bahçelievler katliamının kullanıldık diyerek geçiştirilmesi kabil mi? İsterse televizyon programlarına çıkıp "biz mahkemelerde aklandık" desin bazıları, Çorum'un,Kahramanmaraş'ın arkasında kimin, kimlerin olduğu kamuoyunun zihninde gayet berrak. Ama MHP'nin 12 Eylül öncesinde kullanıldığı doğrudur. Devlet faşizmi sokak faşizmini kullandı, günü geldiğinde de kaldırıp kenara attı. Bu iş dünyanın benzer yerlerinde böyle olur.
Şimdi MHP'ye, yaşadığı son kongreye bu perspektiften bakıyorum. Koray Aydınkimsenin beklemediği kadar yüksek oy aldı. Devlet Bahçeli artık tek adam değil partide. Bunca yıl denetimi altındaki bir partide böyle bir sonuç elde etmesi fiilen hezimettir. "Bizde demokrasi var" denerek bu durumun geçiştirilmesi olanaksız. Ortada bu sonucu doğuran ilginç bir dinamik duruyor. Nedir o?
Açıkçası sokak.
Devlet Bahçeli partiyi gitgide artan dozlarda "sistemin 'müeddep' partisi" haline getirdi. Gerçekten "devletine saygılı" bir parti çıktı orta yere. Kabul etmek gerekiyor ki, Bahçeli MHP'nin 1990'lı yıllarda DSP ile taban alışverişinde bulunanlümpen, vurucu, sert kadrolarını eritti. Onları dışladı. Partiyi artık ne kadar olursa o ölçüde merkeze çekti. Bu meyanda gizli AK Parti yapmaktan kaçınmadı. Neredeyse bütün temel kararlarda iktidar partisiyle birlikte hareket etti.
Bu durum ikili bir pozisyon yarattı.
Çünkü MHP merkeze ve iktidara yaklaşırken AK Parti de giderek artan bir dozda milliyetçi bir söylem kullanmaya başladı. Bunu hem iktidar olanakları hem de muhafazakârlık vurgusuyla gerçekleştirdi. Bir anlamda merkeze kaymış tabanını kaybetmiş, iktidara yaklaşmış ideolojisini ve söylemini kaptırmış bir partiye dönüştü MHP. Zaten 1990'lardan beri Kürt konusunda diğer kutbu meydana getirmekten başka bir politik önermesi olmayan bir partiydi, o refleksini de AK Parti'nin ön alan politikaları nedeniyle yitirdi.
Şimdi parti içi muhalefet bu oluşuma karşı çıkıyor. MHP'yi yeniden sokağa, daha lümpen ve dinamik bir kitleye, daha sert ve radikal bir tabana açmaya çalışıyor. Muhtemelen bundan sonra sesi daha fazla duyulacak parti içi muhalefet, Tayyip Erdoğan'ın şimdi idam cezalarını tartışmaya açacak kadar genişlettiği milliyetçi söylemi bu sertlik, radikallik yaklaşımıyla geri almaya çalışacak. Ne var ki bu tutmayacak bir yöntemdir. MHP tabanında bilhassa Kürt konusundan hareketle öfkelenmeye çok hazır, çok yatkın bir kesim vardır şüphesiz. Bununla birlikte Türkiye'de bu tepkiye yakın duran kesim büyük ölçüde Orta Anadolu kökenlidir ve oranın kentlileşmemiş nüfusuyla iç içedir. O kitle öfkesini şimdi göçle geldiği Batı'da göstermek isteyecektir. Göçü güce dönüştürmeye çalışacaktır. Fakat bu hesap muhtemelen tutmaz. Çünkü hem Türkiye 1990'ların ülkesi değildir hem de o potansiyel lümpen nüfus yerel politikalar eliyle sönümlenmektedir. AK Parti o kitleyi artık bünyesine almıştır.
Kısacası katı bir milliyetçi söylemi dışında hiçbir politikası olmayan Bahçeli'den daha farklı değildir MHP parti içi muhalefeti. Sertleşmek girişimi ona kazandırmaz ama Türkiye'ye kaybettirir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025