Hasan Bülent KAHRAMAN
Türkiye tarihinin neden yeterli bir demokrasi üretemediğini basit bir biçimde açıklamak kabil. Cumhuriyet dönemi siyaseti Osmanlı travması üstüne kuruluydu. Çöken değil, dünya emperyalist sistemi tarafından çökertilen bir ülke/ yönetim söz konusuydu. Kurtuluş Savaşı gerçekten önemliydi. Çünkü, dünyadaki üçüncü büyük emperyalist paylaşıma direnme kararı ve mücadelesiydi. Başardı. Ama ondan sonra da iç ve dış düşman tehdidi korku ve söyleminden kendisini alamadı. Kısacası, barış ve demokrasi politikaları güvenlik politikalarına kurban edildi.
1950'ye geldik. Soğuk Savaş başladı. Hakim bürokratik oligarşi ve askeri çekirdek bu işin tadını almıştı. İktidarda kalmanın, iktidar etmenin yolunun tehdit üretmekten geçtiğini görüyordu. Kürt meselesi, Alevi meselesi, bölünme tehlikesi vb sürekli olarak gündemde tutuldu. Hangi demokrasi işleyecektigüvenliğin demokrasiye tercih edildiği bu şart altında?
Gene de işledi. Ama ancak 2001 sonrasında. Çünkü korkulan iki kesimden biriMüslümanlar siyasete yani toplumsal bütünlüğe katıldılar. Ekonomik entegrasyon imkanını da kullanarak sistemle bütünleştiler. Bunu barış dilikullanarak gerçekleştirdiler. Maksatları ne çatışmaktı ne bölünmek. Tersine,demokratik bir taleple ortaya çıkmışlardı. Kamusal, toplumsal ve siyasal alanın genişletilmesini istiyorlardı. Başardılar. Son on yıldaki barış ve istikrar bunun ürünüdür.
Türkiye modeli de bu anlama gelir. Mısır başta, Arap Baharını yaratan bu taleptir. Toplumun büyük ve asli unsurunun toplumsal düzende pay ve söz sahibi olmak istemesidir. Hele hele Türkiye'nin bu noktaya o karanlıkAmerikan neocon iktidar döneminde gelmesi daha da büyük marifettir. Bizdekine çok benzeri bir güvenlik söylemli hegemonik iktidarı o sırada ABD İslama atıfla kurarken Türkiye'nin İslamı toplumsal barış parametresi olarak kullanması hakikaten bir maharettir.
Şimdi buna demokratik Kürt barışı ekleniyor. Toplumsal ve siyasal alandan dışlanmış diğer büyük payda olan Kürtlerde kapsandıktan sonra Türkiye demokrasi projesinin altyapısını kurmuş olacak. Yakın dönemde benzeri bir adımın daAleviler bakımından atılacağı kesindir.
Geçen yüzyıl aşılıyor Türkiye'de. Bu askerin siyasal arenadan 35. Madde değişikliği de yapılarak çıkarılmasından daha geniş kapsamlı bir adım, anlayış ve yaklaşımdır. Üstelik dünyayla bütünleşmek anlamına da geliyor. Çünkü temsilden katılıma geçen bir demokrasinin ayak sesleri duyuluyor dünyada. O beğenmediğimiz internet, tweet, facebookbize sanal bir dünya yaratmakla kalmadı demokrasiyi de yeniden tanımladı: demokrasi katılımdır!
Her şey iyi, her şey güzel, fakat bir nokta bulanık.
Türkiye bu büyük demokrasi projesine rağmen bir iç çelişkisi yaşıyor. Söylem ve bilinç olarak yeniden içdış tehditkavramlarına yükleniyoruz. Uygulama olarak güvenlik, polis, şiddet politikalarını öne çıkarıyor. İster kabul edelim ister etmeyelim, palalı, sopalı insanların hesabı hükümetin hanesine yazılıyor. İnsan öldürmüş polisin, sivilin mahkemeye çıkarılıp serbest bırakılması da, doğru veya yanlış, gene hükümete fatura ediliyor. Büyük demokrasi projesi güvenlik politikasıyla çatışıyor, çatıştırılıyor. Makro demokrasideki başarı mikro demokrasideki tutuklukla zedeleniyor.
Gerek var mı?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025