Hasan Bülent KAHRAMAN
CHP içinde baş gösteren zıtlaşmanın ve ayrışmanın çok geçerli, güçlü ve temelli birideolojik zemini yok. Tersine daha çok parti içi iktidar kavgasından türüyor. Bir kanat diğerinden intikam almanın peşinde. Muhtemelen de mevcut yönetim bunu aşacak. Ama ne ifade eder?..
Halbuki bu zıtlaşmanın gerçekten köklü bir ideolojik dönüşümün sancısı olmasını ister ve beklerdi herkes. Üstelik Türkiye bir boydan bir boya ve tepeden tırnağa değişmekteyken bunu dengeleyecek bir ideolojik yeni açılım ortaya çıksaydı parti içindeki diğer kanadı doğallıkla silkeleyip atar, tarihin çukuruna gömerdi. Bugünkü tartışmanın böyle meselelerle uzaktan yakından ilgisi yok.
Hatalı teşbih olmaz ama ben öyle bir benzetme yapayım, öyle olsa, CHP, 1997'deİngiltere İşçi Partisi'ne benzeyecekti. CHP için bugün öyle bir zemin var çünkü Türkiye'de. Bugünkü Türkiye Thatcher'ın 1979'da iş başına gelip baştanbaşa dönüştürdüğü İngiltere'ye benziyor. Ona karşı Blair-Brown ikilisi neyin ne olduğunu görmüş, toplumda doğan yeni sınıfları, yeni dinamizmi saptamış veyeni bir İşçi Partisi profili hazırlamışlardı.
Bu çalışma yıllar yılı sürmüş ve ilk seçimde de zaferle sonuçlanmıştı. Bu benzetme iki nedenden ötürü yanlış: bir, Türkiye'nin henüz o noktada olduğunu söylemek ham hayal olur. AK Parti bugün politik popülizm bağlamında hâlâ geniş kitlelerin modernleştirici partisi rolünü çok güçlü şekilde oynar ve dolu dizgin giderken arkaik modernleşmenin partisi olan CHP'nin o dönüşümü aşacak bir model üretmesi olanaksız. İki, İİP'nin arkasında ideolojiyle, teoriyle iç içe geçmiş bir gelenek vardı. Bugün de var. Bugün de İİP içinde Mavi Emek (Blue Labour)diye yeni bir hizip tozu dumana katıyor. CHP'de de ne varsa o var.
İki türlü siyasal parti söz konusudur: ya toplumu değiştiren öncü partiler vardır ya da radikal bir dönüşümün ardından gelen restorasyon partileri. CHP artık ne biridir ne de öteki. CHP, kendi içine kapalı, zaman çatışması yaşayan yani anakronik ve temel önermeleri bakımından da neredeyse şizofrenik bir partidir.
Askercilik oynayan, darbe pazarlamacılığı yapan, toplumdan kopuk bir parti yenilik diye sadece Nihat Matkap'a "CHP artık bir şeriat tehlikesi olduğuna inanmıyor" şeklinde açıklama yaptırabildi. Sanki böyle bir tehlike gerçekten var olmuş gibi sanki, karargâhta hazırlandıktan sonra, CHP kendisini alet ederek bu suni korkunun doğmasında öncü rolü oynamamış gibi! O da ezik, satır arasına sıkıştırılmış, mahcup bir açıklama... Açıklamanın içerdiği tedirginlik yarın öbür gün ondan ne derecede büyük bir hızla vazgeçilebileceğini ve eski politikaya dönülebileceğini de işaret ediyor.
Ama şurası bir gerçek: Türkiye'de 2007 sonrasında yaşanan ve orduyla bürokrasinin yani tarihsel müttefiki olmuş kanadın tasfiyesiyle sonuçlanan devrim CHP'yi şimdi bir eşiğe taşımış durumda. CHP kendisine bir taban ve müttefik arıyor. Bu kesin. Ama hem talimat almaya alışmış bir parti şimdi kendi şahsiyetini nasıl bulacağını bilemiyor hem de o tabanı bulmak çok radikal bir politika değişikliğine gitmekle olur.
Kılıçdaroğlu bunu yapamaz çünkü o hâlâ eskiyle yeninin arasına gerilmiş köprüde ne yapacağını bilemez bir durumda. Bir de şu var ki, CHP bütün hatasına rağmen 1923-1946 dışında ortanın solu diyerek, demokratik sol diyerek, sosyal demokrasi diyerek bu toplumu aldattı. Ona zaman kaybettirdi. Şimdi kim ona inanacak, neyle inanacak, neyine inanacak?
Aslında yatsı gelmekte gecikti bile...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025