Hasan CEMAL
Modern Kürt edebiyatının büyük ismi Mehmed Uzun’u anma gecesinde Kürtçe ağıtları, şiirleri dinlerken düşünüyorum. Kürt yok dedin. Kürtçeyi inkâr ettin, yasakladın. Sonra ne oldu? Kimi eline silah alarak, kimi Mehmed Uzun gibi eline kalem alarak kendi kimliğinin, kendi dilinin varlığını savunmaya başladı. Kürt sorunu böyle doğdu, PKKböyle sahneye çıktı. Bugün artık Kürt de, Kürtçe de inkâr edilmiyor. Ama bugün de Kürt dilinde eğitim reddediliyor.
Kürt dilinin, modern Kürtçe edebiyatın büyük ismi Mehmed Uzun’u anıyoruz, geçen günTaksim’deki bir otelde.
Ölümünün beşinci yılı.
Seneler ne çabuk geçiyor.
2006’nın Kasım ayıydı. Ölümüne yakındı. Diyarbakır’daki sohbetimizde şöyle demişti:
“Siverek’te ilkokulun birinci günü bir tokat yedim, bugün bile aklımdan çıkmaz. Okul bahçesinde sıraya girmeye çalışırken aramızda Kürtçe konuşuyorduk. Bir tokat attı İstanbullu yedeksubay öğretmen, Türkçe konuş diye. Ama Türkçe bilmiyordum ki...”
Defterimin kenarına not düşmüştüm.
Amin Maalouf, Lübnanlı yazar.
Ölümcül Kimlikler isimli kitabında bir insanın ana diliyle bağını koparmak kadar tehlikeli bir şeyin olmadığını anlatır.
Mehmed Uzun da bana şöyle demişti:
“Ben de bir tokatla tanıştım Türkçeyle. Benim ana dilimle bağım böyle koptu. Eğitim dilinin, kültür dilinin Türkçe olması, Kürtçeyle bağımı kopardı. Bir insanı kendi dilinden koparmak insanın ruhunu, kişiliğini zedeliyor, gelişimini engelliyor. Bence bu Kürtçe yasağı, Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük yanlışlarından biridir. İnsanı anadilinden koparmak vahşettir. Dili yasaklamak insanlık suçudur.”
Evet, vahşettir.
İnsanlık suçudur.
Türkiye Cumhuriyeti kuruluşuyla birlikte bu suçu işlemiştir.
12 Mart darbesi sonrasında, 1972’de tutuklanır Mehmed Uzun. Ankara’daki Mamak Askeri Cezaevi’ne gönderilir.
Orada hiç unutamadığı bir acısı vardır: “Hapishanelerde, mahkemelerde Kürtçeye çok hakaret ediliyordu. Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nde askeri savcılar, ‘Kürtçe diye bir dil yok!’ dedikçe çok kırılıyordum. Ben bu dille doğdum. Anamla babamla bu dili konuştum. Kürt yok, Kürtçe yok dediklerini duydukça, o kadar kırılıyordum ki...”
Şunu da eklemişti:
“Mahkemede böyle bir durumda insan kendini çok güçsüz hissediyor, çaresiz hissediyor. Böyle hukuk olur mu diye haykırmak geliyor içinden... Hapishanede böylece bir duygu tomurcuklanması yaşamaya başladım, Kürtçeyi modern bir dil olarak edebiyatta kullanmak için...”
Hawara Dicleye.
Türkçesi, Dicle’nin Yakarışı.
Mehmed Uzun’un bu Kürtçe romanından bir şiiri, Dicle’nin Türküsü’nün Kürtçesini okuyor Masum Elmas.
Şiir öylesine akıyor ki, ressam Ahmet Güneş-tekin’in filmindeki Mezopotamya’dan görüntülerle birlikte insanın içi acıyor.
Yılmaz Erdoğan’ın filmin girişinde okuduğu Mehmed Uzun’la ilgili Türkçe şiiri...
Rojin’in Kürtçe ağıtı...
Nilüfer Akbal’ın Miro’su...
Koca Yaşar Kemal’in sözleri...
Derken Ahmet Türk, konuşurken birkaç damla gözyaşı yanaklarından süzülüyor.
Sevgili Mehmed Uzun’la 2006 Diyarbakır röportajımı anlatırken ben de kendi gözyaşlarımı tutamıyorum.
Bir köşede sessizce uzaklara, anılara dalmış, Mehmed Uzun’un sevgili eşi Zozan’la kızı Zeryan...
Gözler nemleniyor.
Mehmed Uzun’un bacanağı Muhsin Kızılkaya’nın tüm çabasına rağmen bir hüzün dalgası salonu kaplıyor.
Stockholm’deki sürgün yıllarını bana anlatırken boğazının nasıl düğümlendiğini hatırlıyorum.
Demişti ki:
“Sürgünden söz etmek zordur, söz gırtlakta kalır.”
Kanser midesinden vurmuştu.
Belki de, Kürtçenin çiğnenen onurunu savunmak, Kürt dilini geliştirmek için Kürtçe sözcüklerle vermiş olduğu mücadeleydi, onu midesinden vuran, ölümcül kanser hastalığına yakalanmasına yol açan...
Ben bunu belirtince, sevgili karısı Zozan başıyla onaylamıştı.
Düşünüyorum Kürtçeyi dinlerken.
Kürt yok, Türk var dedin.
Kürtçeyi inkar ettin.
Kürtçeyi yasakladın.
Ama sonra ne oldu?
Kimi eline silah alarak, kimi Mehmed Uzun gibi eline kalem alarak Kürt kimliğinin, Kürt dilinin varlığını savunmaya başladı. Kürt sorunu böyle doğdu, PKK sahneye böyle çıktı.
Bugün Kürt de, Kürtçe de inkar edilmiyor. Ama bugün de Kürt dilinde eğitim reddediliyor.
Yani ayıp devam ediyor.
Kürt varsa, Kürt dili varsa, seçimlik ders yetmez, Kürt dilinde eğitim de olacak. Yoksa “İnkar bitti,asimilasyon bitti!” sözleri havada kalır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024