Hilâl KAPLAN
Gündemdeki isim Ramazan Akyürek, Trabzon Emniyet Müdürü’yken, ilde şu olaylar gerçekleşti:
24 Ekim 2004’te Mc Donald’s bombalanması olayı oldu. 29 Kasım’da KTÜ Öğretim Üyesi Doç. Hicabi Cındık öldürüldü. 7 Ocak 2005’te yine KTÜ’den Prof. Dr. Sadettin Güner ve üç yaşındaki oğlu çapraz ateşle öldürüldü. 6 Nisan 2005’te TAYAD üyeleri yüzlerce kişi tarafından linç edilmek istendi. 19 Ocak 2006’da Kürt işçilerin gittiği bir kahveye molotof kokteyli ile saldırı oldu. 5 Şubat 2006’da Santa Maria Kilisesi’nin rahibi Santoro 16 yaşında bir lise öğrencisi tarafından öldürüldü. Rahip Santoro, Trabzon Emniyeti’nin yasal teknik takibi altındayken öldürülmüştü. (Toygun Atilla-Hürriyet)
Yönetimi zamanında bunca olayın olduğu bir ilin emniyet genel müdürü ne mi yapıldı? Terfi ettirildi; hem de bir polisin kariyerinde olabilecek en üst noktalardan birine, İstihbarat Daire Başkanlığı’na getirildi. Hrant Dink, Akyürek istihbarat daire başkanıyken, öldürülmesine ilişkin 17 kez ihbar gelmişken katledildi.
Ogün Samast’ı yönlendiren Yasin Hayal, onun döneminde McDonalds bombalamasından terör suçundan yargılanması gerekirken, adli suçtan yargılandı ve 11 ay içinde serbest bırakıldı. Böylelikle dışarıda rahatça Dink suikastinin planlanmasında rol alabildi. McDonalds bombalamasında bombayı hazırladığı sonradan ortaya çıkan, Hayal’in kanlı pantolonu evinde değiştirdiği ifade edilen ve 2012’de hüküm giyen Erhan Tuncel, o dönem McDonalds davasında ifade vermesi için bile uzun süre ‘bulunamadı’. Ardından aynı Erhan Tuncel, Ramazan Akyürek’in ‘ıslak imzası’ olan belgeyle, Fethiye Çetin’in ifadesiyle ‘yasa aykırı’ şekilde polis muhbiri yapıldı.
Akyürek, içlerinde çocukların da olduğu altı kişinin yaralandığı saldırı sonrası “Bomba amatörce yapılmış. Ferdi bir olay olma ihtimali kuvvetli” açıklaması yapmıştı.
Akyürek, Dink cinayeti sonrasında, Ekim 2007’de oluşturulan TBMM Dink Cinayetini Araştırma Komisyonu’na verdiği ifade de Tuncel’in yardımcı istihbarat elemanı yapılış sürecini anlattıktan sonra Tuncel hakkında söyledikleri de kayıtlara şöyle geçecekti:
“Bu ajandan Trabzon için yararlandıklarını ve Tuncel’in Türkiye’de çok önem arz eden, bir seneden fazladır devletin başını ağrıtan, herkesi üzen ve ülkemizi de uluslararası arenada birazcık örseleyen bir olayı haber veren bir kişi olduğunu, çalıştığı dönem için bu bilginin hayati olduğunu ve medyada fazlaca Erhan Tuncel’in örselenmesinin, devletin bir görevlisi olarak kendisini üzdüğünü…”
http://www.tbmm.gov.tr/komisyon/insanhaklari/belge/Hrant_Dink_Alt_Komisyon_Raporu.pdf
Tüm bunlara ek olarak, dava sürecinde yargılanan bazı polislerin her zor durumda kaldıkları noktada topu Jandarma’ya attıklarının örneklerini de gördüğümüzü belirtmek gerekir. Bu Trabzon Jandarma Komutanlığı’nın sorumluluğu olmadığı anlamında söylemiyorum, şahsi kanaatimce vardır. Zaten Dink cinayetinde ihmali olan Albay Ali Öz ve Yüzbaşı Metin Yıldız yargılandı ve 6 ay hapis cezası aldı. Öz ve Yıldız'ın dışında ihmali bulunan askerler ise dörder ay hüküm giydi. Kanaatimce yeterli olmasa da bir başlangıçtı.
Hedef saptırmaya gelirsek… Hatırlarsanız cinayetin sonrasında, Ali Fuat Yılmazer’in hazırladığı iddia edilen bir şema basında konu olmuştu. Bu şema Dink cinayetiyle, sonradan Ergenekon davası kapsamında tutuklanacak bazı isimlerin dolaylı olarak irtibat halinde olabileceğini gösteriyordu. Bana sorarsanız bu şema başlı başına bir hedef saptırmaydı zira unutmayalım ki Dink cinayetinin yarattığı kamuoyu baskısıyla açılması ve ilerlemesi kolaylaşan Ergenekon davası, asla Dink cinayetiyle birleştirilmedi. Ancak başka bir hedef saptırmadan bahsedeceğim. İlkin Dink davası avukatı Fethiye Çetin’den dinleyelim:
“Bu şemada Necati Ekici diye bir isim vardı. Bu kişinin Dink davası sanıklarından Mustafa Öztürk’le teması olmuştu. Aradan zaman geçti. Trabzon’dan gelen ev arama tutanağı, ifade zaptı gibi birçok resmi evrakın altında aynı ismin, Necati Ekici imzasının olduğunu fark ettik. Bir isim benzerliği mi yoksa şemadaki kişi mi sorusu aklımıza düştü. Araştırdık, mahkemeden araştırma talep ettik ve Trabzon’da o tarihlerde emniyet müdür yardımcısı sıfatıyla görev yapan Necati Ekici’yi bulduk. İfadesinin alınmasını istedik...”
Dink davası sanıklarından birisiyle irtibatı tesbit edilen Akyürek’in yardımcısı Ekici ifadesinde, görevi gereği pek çok kişiyle görüştüğünü söyleyerek kendisini savunduktan sonra sözü Ogün Smast’ın babasına getirerek şunları söyledi:
“Babasına Ogün’ü bulabileceğimiz başka bir yer var mı deyince babası bize ‘Ogün’ün yerini jandarma komutanı bulabilir’ dedi. Biz kendisine jandarma komutanıyla Ogün’ün ne alakası var dediğimizde babası bize ‘Ogün sürekli olarak jandarma komutanı ile görüşürdü dedi.”
Bu ifade üzerine yine uzun uzun Samast’ın polisle değil, jandarmayla bağlantıları yazıldı, çizildi. Ekici’nin dava sanığı Öztürk’le irtibatı yeterince sorgulanmadı. Bu gecikmede, mahkemenin bir süre Samast’ın babasının dinlenmesine gerek olmadığına karar vermesi de etkili oldu. Baba Ahmet Samast’ın ifadesi nihayet alındığında ise şöyle diyecekti:
“Ahmet Samast, Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ifadesinde Necati Ekici’yi tanımadığını, Ekici’nin iddia ettiği gibi, “Ogün’ün yerini jandarma komutanı bilebilir” ya da “Ogün sürekli jandarma komutanı ile görüşürdü” diye bir beyanda bulunmadığını söyledi.”
Dink davası bu ve benzeri bir sürü hedef saptırma hikâyesiyle dolu. Kafalar karıştıkça dava uzadı, dava uzadıkça kafalar daha çok karıştı. Ancak bugün cinayetin daha berrak bir resmini çekme imkânımız var. Bunu iyi değerlendirmek ve ‘bu kadarı olmaz’ – ‘şu kadarı olur’ şeklinde hakimliğe soyunmadan teyakkuzda olmak gerek.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019