Hilâl KAPLAN
PKK'ya karşı, ilk kez Kürtlerin büyük çoğunluğu nezdinde devletin ahlâkî üstünlüğünü sağladığı tarihî bir dönemi yaşıyoruz. Bu, devletin PKK'ya karşı kazanacağı herhangi bir askerî zaferden daha önemli bir durum. Zira toplum desteğini arkasında bulamayan her oluşum zayıflamaya veya yok oluşa doğru yol almaya mecburdur.
PKK'nın kendi tabanı nezdinde bile ahlâkî üstünlüğünü kaybetmesi, HDP'nin seçimlerde zirveyi görmesinin hemen ardından gerçekleşti. Bu yüzden gelinen nokta ilginç bulunabilir. Hâlbuki hiç de öyle değil.
Kürtler, ister HDP'li ister Ak Parti'li olsunlar, siyasete çözüm için 'yatırım'da bulunuyorlar. Seçimler sonrasındaysa PKK'nın oy desteğini hendeklere, mayınlara, bombalara tahvil etmesini reddediyorlar. Çünkü Kürtler de diğer Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları gibi çocuklarını okula göndermek, evlerinde güven içinde oturmak, ambulansların kurşunlanmadığı, polis araçlarının yakılmadığı, sokaklarına mayın döşenmeyen bir şehirde yaşamak istiyorlar. Bölgenin Rojava olmasını değil, Rojava'nın bölge gibi olmasını istiyorlar.
Bu istisnai durumu, şimdilerde kötülemenin moda olduğu çözüm sürecine borçluyuz. Devletin iki yıl boyunca, hemen her seferinde eli çevrilse de reformlarını sürdürdüğü, PKK ateşkesi tek taraflı bozup uykusunda polisleri öldürene dek askerî yöntemlere başvurmadığı çözüm sürecine...
Ancak bu ahlâkî üstünlüğü muhafaza etmek için yapılması gerekenler var. Örneğin PKK medyası her gün birkaç yalan haber uydurup Kürt kamuoyunu yönlendirmeye çalışıyor. Buna karşılık resmî makâmların enformasyon akışında aynı hızla davranmadığını görüyoruz. Devletin bunu aşmak için kendi kurumları arasında işbirliğini geliştirip en azından üç günde bir medya mensuplarına brifing vermesi faydalı olabilir. Daha etkili bir iletişim stratejisinin kurulması için koordineli hareket eden bir mekanizmaya ihtiyaç var.
Aslında bu mekanizmayı kurmaya sadece devletin değil, Ak Parti iktidarının da ihtiyacı var. Ak Parti saflarından gelen karışık mesajlar, hem halkta kafa karışıklığı yaratıyor hem de sanki parti içinde farklı yolların denenmesini arzu eden klikleşmelerin olduğu izlenimini veriyor. Bunun aşılması şart.
Ayrıca şunun altı özenle çizilmeli. Devlet özgürlüklerin korunması kadar güvenliğin tesisinde de sorumludur. Bu minvalde bölgede alınan yüksek güvenlik önlemlerinin, bireylerin hak ve özgürlüklerine karşı değil, tam da onları muhafaza için alındığı hem güvenlik güçleri nezdinde hem de kamusal söylem bağlamında sıklıkla vurgulanmalı. Devlet, vatandaşlarının canını ve malını, sokaklarını, eğitim ve çalışma hakkını korumakla yükümlü olduğu için güvenlik tedbirlerini almak ve uygulamak zorundadır.
Yine Ak Parti teşkilatlarının bu noktadaki bir eksikliği de sahada nerdeyse pek görünmemeleridir. Bakanlar nezdinde takip ettiğim kadarıyla birkaç ziyaret gerçekleşti. Ama bölge insanından olan Ak Parti teşkilatlarının da PKK'nın zarar verdiği vatandaşlarımızın yanında olduğunu hissettirmesi çok önemli. Çınar'da ölen Kürt çocuklarının cenazesinde hükümetten ve teşkilattan kimse olmaması gibi fotoğraflar bu eksikliğe işaret ediyor. Ak Parti, şayet PKK'nın kurmaya çalıştığı hâkimiyet politikasını kırmak istiyorsa hem bugün hem de yarın için kalıcı çalışmalara başlamak ve sürdürmek durumundadır.
Yükün ağırlığının farkındayım. Ama siyasetin kolay bir iş olduğunu kim söyledi ki?
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları






















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019