İbrahim Karagül
Karadeniz’de 320 milyar metreküp doğalgaz keşfi sadece bir başlangıç. Keşfedilen yataktan daha derinlere inildikçe yeni kaynaklar bulacağız. Keşfedilen yerin daha geniş çevresinde yeni kaynaklara ulaşacağız.
Çok yakın bir gelecekte ardı ardına yeni müjdeler, sürprizler duyacağız. Bugün 320 milyar metreküp olan o gaz rezervleri trilyon metreküplere çıkacak. Doğal gazın yanında petrol sondajlarından da benzer haberler alacağız.
Daha Doğu Karadeniz’i var. Bunun Doğu Akdeniz’i var.. O “makûs talih” yenilmiştir.
Bunun daha Doğu Karadeniz’i var. O bölgelerden de benzer haberler gelecek. Ama asıl bunun Doğu Akdeniz’i var. İskenderun Körfezi, KKTC’nin doğusu ve güneyi muhtemelen bize Karadeniz’den daha büyük kaynaklar sunacak.
Türkiye, etrafı petrol ve doğal gaz kaynaklarıyla çevrili bir ülke. Bölgemizdeki enerji kaynaklarının keşfinden bu yana fakirliğe mahkûm edilen bu ülke, “Sizde kaynak yok” denilen bu ülke, tam anlamıyla “makûs talihini” yenmiştir.
Türkiye artık “kaynak ülkesi” haline de geldi.
Bu yoklukta insan kaynağını güçlendirerek, teknolojisini güçlendirerek, sanayi yatırımlarını güçlendirerek ayakta kalmaya çalışan, bu yönde yatırımları ile olağanüstü bir yere ulaşabilen bu ülke, artık “kaynak ülkesi” de olacak, oldu.
Ne kadar baskı, ne kadar saldırı gelirse gelsin, kaynak ülkeleri ekonomik olarak hep ayakta kalmayı bilir. Hiçbir yaptırım onları dize getiremez. Türkiye için artık ekonomik saldırıların da hükmü sona eriyor.
Büyük zihinsel devrim, siyasi aklın millileşmesi, yeni “yükseliş dönemi”.
Çok büyük bir zihinsel devrim yaşadı bu ülke. İçerideki sistemik dönüşümünü, milli dış politikasını, milli ekonomi politikasını kökten değiştirdi. Vesayete dayalı bütün kurumları ve çevreleri ya dağıttı ya zayıflattı.
Tarihini, coğrafyasını, vatan kavramını, yüzyıllara dayanan siyasi genetiğini yeniden keşfetti ve ona göre bir yol çizdi. Siyasi aklını, toplumsal idrakini buna göre yeniden formatladı. Kurumlarını buna göre yeniden dizayn etti.
Türkiye, yüz yıllık aradan sonra, kendini yüz yıl koruma altında tuttuktan sonra harekete geçti. Bu, çok büyük bir uyanıştı. Biz buna “yeni yükseliş dönemi” dedik.
“Türkiye Ekseni” 21. yüzyılın en güçlü siyasi dili.
Selçuklu-Osmanlı-Türkiye Cumhuriyeti devletler sürekliliği güçlenerek devam ediyor, tarih ve coğrafya inşa edici siyasi genetik yeniden sahaya iniyordu.
Türkiye, Osmanlı’nın çöküşünden sonra ilk kez, bir akıl sıçraması, tarih sıçraması başlatıyordu. Basra Körfezi’nden Kızıldeniz’e, Kafkaslardan Doğu Akdeniz’e, Anadolu’dan Balkanlara ve Karadeniz’e uzanan hatta Afrika’nın derinliklerine inen, Güney Asya’da etkisi hissedilen bir güç inşası başlatıldı.
Bir “Türkiye Ekseni” kuruldu. Bu eksenin siyasi dili dalga dalga yayılıyor şimdi.
Bütün saldırılar işte bu yüzden yapılıyor.
15 Temmuz dâhil, bütün saldırılar bu amaçla yapıldı. İçeride bu amaçla siyasi partiler tek cephede toplandı. Bütün terör örgütleri Türkiye üzerine salındı. Irak’tan Suriye’ye, Doğu Akdeniz’den Ege’ye Türkiye’nin etrafında cepheler kuruldu.
Birbiriyle alakası olmayan partiler nasıl içeride birleştirildiyse, birbiriyle alakası olmayan ülkeler de etrafımızda bize karşı birleştirildi. Bütün yönlerden ve çevrelerden kuşatma harekâtı için çokuluslu saldırılar yapıldı, Türkiye karşıtı konsorsiyumlar oluşturuldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik saldırıların tek sebebi budur. Berat Albayrak’a yönelik saldırıların tek sebebi budur. İçeriden ve dışarıdan aynı anda yürütülen bu saldırılar tek bir planın parçasıdır.
Çünkü Türkiye’yi bu güce ulaştıran herkes hedeftir. Direnç hatları kurulacak!
Çünkü; Türkiye’yi bu güce ulaştıran herkes hedeftir. Kim bu güç inşasına öncülük ediyorsa, destek veriyorsa, katkıda bulunuyorsa, bu öncülerle beraber yürüyorsa hedef oldu, hedef olacaktır.
Ama Türkiye, pes etmedi. Korkmadı. Yavaşlamadı. Teslim olmadı. Bunları hiçbir zaman yapmayacak. Saldırılara, kuşatmalara karşı daha da sert cevaplar üretti.
Onlar nerede cephe kurmuşsa o cephenin arkasında kendi cephesini kurdu. Onlar nerede saldırı yapmışsa, onların arkasında daha güçlü direnç hatları oluşturdu.
Dünyanın merkez güçleri erirken Türkiye güçleniyor.
Büyük atılımlara, çok büyük projelere girişti. Pandemi döneminde dünyanın bir numarası oldu. Bütün hizmet alanlarında dünyaya kalite öğretti. Savunma alanında olağanüstü bir sıçrama gösterdi. Jeopolitik aklını inanılmaz biçimde seferber etti, sonuçlarını gördü.
Siyasi, askeri, kültürel kimlik, soft power, jeopolitik akıl, teknoloji, yaşam konforu gibi bildiğimiz bütün alanlarda, dünyanın merkez güçleri erirken Türkiye güçlendi. Bütün bu alanlarda hiçbir şey yapamayanlar, onu ekonomik alanda vurmak için ardı ardına, açık ve örtülü saldırılar yapıyordu.
Peki, bu haber neden yüz yıl sonra geldi! Not edin! Bu başlangıç..
Çünkü Türkiye ne kadar üretirse üretsin “kaynak ülkesi” değildi. Bu da onun zayıf tarafını oluşturuyordu. Karadeniz’den gelen haber, hem de 2023’e iki yıl kala gelen haber, sadece başlangıç. Bu haberin yüz yıl sonra gelmesini bir kenara not etin.
Türkiye bu haberle, operasyona açık son güvenlik hattını da sağlama aldı. Artık hiçbir güç, bu ülkeyi durduramayacaktır. “Erdoğan’ı devir, Türkiye’yi durdur” sahaya sürdükleri son plandı. Artık bu mümkün değil. Değiştirecekler. “Durduramıyoruz bari yavaşlatalım” dönemi başlatacaklar.
2023’te dünya olağanüstü bir gücün doğuşuna tanık olacak.
Bu ülkeyi seven herkes şunu bilmeli ki; Dünya 2023’te olağanüstü bir güce tanık olacak. Türkiye; bölgesel ve küresel güç haritasını derinden sarsacak.
Selçuklu’dan sonra, Osmanlı’nın kuruluşundan sonra, Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra yeni ve çok zinde bir güç dünya siyaset alanının, küresel ekonomik alanın ana paydaşlarından biri olacak ve o Türkiye.
Biz buna “Türkiye Ekseni” dedik. Bu eksenin ilişki ağının, etki ağının nerelere uzandığını, yeryüzünün orta kuşağını nasıl sarsacağını sadece bir haritaya bakarak göreceksiniz.
Bu eksenin karşısında duran, onunla yol yürümeyen her ülke, her güç, içerideki her siyasi çevre kaybedecek.
Muhalefet milli kimlikten kopuyor.
Türkiye, bu haberle, en zayıf yanını onardı. Ana saldırı alanını kapattı. Bu haber, yeni gelecek müjdeler, üç yanı denizlerle çevrili ülkemizi coğrafyanın ve dünyanın güç merkezine dönüştürecek.
Anadolu ile bir yüz yıl direndik. Mavi Vatan ile denizlerimiz üzerinde bir kalkan kuruyoruz. Bu, zenginlik ve güç kalkanıdır. Hiç kimse, Türkiye’yi 20. yüzyılın ezberleriyle konuşmasın. Oralara çekmeye çalışmasın. Yoksa bu yüzyılı kaçırır.
Muhalefet partilerinin, çevrelerinin, eski vesayetçi güçlerden iktidar umanların, ülkemizin iyiliğine inanamamaları, sevincine katılamamaları bu yüzden.
Milli kimlikten uzaklaşıyorlar. İçerideki ve dışarıdaki cephe Türkiye’yi durdurmak için nasıl ortak çalışıyorsa, Türkiye, dışarıyı etkisizleştirdikçe içerisi de kaybedecektir. Bu olağanüstülükler çağında, Türkiye’nin sürprizlerine karşı yapabilecekleri hiçbir şey olmayacak.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021