İbrahim Karagül
Batının; ABD ve Avrupa’nın küresel iktidarı, düşmanlık, ötekileştirme ve talan üzerine kuruludur. Bu, yüzyıllardır böyledir. 21. yüzyılda da böyle olacaktır. Düşman üretme stratejisinin kısa bir özeti bile, ABD ve Avrupa’nın bundan sonra atacağı adımları öngörmek için yeterli olacaktır.
Batı, düşmanını; sömürgecilik dönemini başlattığında dünyanın geri kalanını “barbarlar” diye tanımlayarak üretti. Güneydoğu Asya ve Amerika kıtasında yerlileri “medenileştirme” kavramıyla ötekileştirip küreselleşme yolunda güç inşa etmeye başladı.
Endülüs, Osmanlı ve Haçlı saldırıları. Bugün olan da bu..
Latin Amerika’dan Malay dünyasına, Hindistan’dan Müslüman coğrafyaya bu şekilde “düşman” üreterek yayıldı. Küresel talan böyle başlatıldı. Bu tarih çok kanlı, korkunç ve insanlığın görmediği acı ve utanç sayfaları ile doludur.
Batı aynı şeyi Endülüs ve Osmanlı’ya karşı yaptı. İslam’ı, Müslümanları düşmanlaştırdı. Kendini bu yeni düşmana karşı kurdu. Kendini bu ortak düşmana karşı birleştirdi. Osmanlı ile yüzyıllarca çatıştı. Yüzlerce yıllık Endülüs medeniyetini tarihten sildi. Haçlı Savaşları’ndan bu yana çok kanlı, vahşi bir siyasi tarihe böyle imza attı.
Ebu Gureyb, işkence merkezleri, “İslam-Terör” bağlantısı aynı projeydi.
Haçlı Savaşları ile Irak’ın işgali aslında aynı şeydi. Osmanlı’yı dağıtıp paylaşmaları aynı şeydi. Yüzyıllardır “düşman İslam”dı. Bu, hiçbir zaman değişmedi. Her saldırıyı farklı gerekçelerle pazarladılar. Ama aslında temel ruhları aynıydı.
Ebu Gureyb’de zavallı Iraklılara işkence yaparken, Bağram Havaalanı’nda işkence merkezleri işletirken, Guantamano’da “Müslüman terörist” imajı inşa ederken, CIA uçakları ve esir ticaretini dünyaya yayarken, 35 ülkede gizli işkence merkezleri kurarken, dünyayı “İslam ve terör” sarmalına mahkûm ederken aynı motivasyonla hareket etti.
Bu merkezlerde işkence edenlerle Haçlı Savaşları’na katılanların aynı misyonla hareket etmeleri bu yüzdendi. Hepsinde bir Haçlı ruhu, hepsinde “İslam’la savaş” ana hedefi vardı. Bazı zavallı Müslüman ülke yönetim ve rejimleri, Batı’ya yaranmak için bu vahim tarihe imzalar attılar, ortak olmaktan çekinmediler. Kendi tarihlerine, kendi milletlerine kurşun sıktılar.
20. yüzyılın düşmanı Sovyetler dağıldı, Batı artık tek patrondu!
Batı’nın 20. yüzyıl düşmanı Sovyetler Birliği’ydi. Bu sefer düşmanlaştırılan komünizmdi. Rusya’dan Çin’e, Doğu Avrupa’dan Vietnam’a, Küba’dan Afrika ve Güneydoğu Asya’ya onlarca ülke bu savaşın kurbanı oldu. Milyonlarca insan hayatını kaybetti, ülkeler ve şehirler mahvoldu. Batı, “dünyayı büyük bir tehdide karşı teyakkuza” geçiriyor, yeni “düşman”la savaş adı altında kendi küresel imparatorluğunu kuruyordu.
Soğuk Savaş’ı kazandı, Sovyetler’i parçaladı, tek yanlı küresel düzen kurma konusunda önünde hiçbir engel kalmadı. Artık “Yeni Amerikan Yüzyılı” kurulacaktı, Batı dünyası ABD liderliğinde dünyanın tartışmasız hâkimi oluyor, bütün ülkeler, dünyanın geri kalanı ve insanlık tartışmasız rehin alınıyor, köleleştiriliyordu!
Düşman üretemezse kendi içinde çatışır. Hemen “İslam’la Savaş”ı başlattılar.
Ancak Batı, Soğu Savaş’tan sonra bu imkânları kullanamadı. Karşısında düşman yokken bunu yapamıyordu. Hiçbir zaman “düşman üretmeden” bir şey inşa edememişti. Böyle bir geleneği yoktu. Eğer düşman üretemezse kendi içinde çatışacaktı. Bunu da biliyordu.
Ama ne Sovyetler ne de siyasi ve ekonomik olarak Batı’ya meydan okuyacak bir güç kalmıştı. Ama Müslüman dünya fokur fokur kaynıyordu. Çok güçlü bir muhalefet dalgası, çok güçlü bir siyasi yükseliş kendini gösteriyordu. Osmanlı’dan sonra ilk kez yeni bir uyanış söz konusuydu.
Bu yüzden Soğuk Savaş’tan hemen sonra “İslam tehdidi”, “İslamcı terör”, “Radikal İslam’la mücadele” üzerinde büyük tartışmalar başlatıldı. Önce entelektüel çevrede, sonra medyada, sonra Müslüman aydınlar üzerinde yürütülen bir zihinsel çalışma, kısa zamanda “güvenlik çevreleri” üzerinden projeye, askeri birimler üzerinden de çatışmaya dönüştürüldü.
Yükselen İslam medeniyeti yeniden durdurulacaktı!
Durum öyle bir hale getirildi ki; İslam ve Müslümanlar dünya için tehdit ilan edildi. Türkiye dâhil, Müslüman ülke yöneticileri bile Batı’ya “Radikal İslamcılarla mücadele için bizimle iş tutun” teklifleri yağdırıyordu. Çünkü bu bir iktidar kapısı haline gelmişti.
Oysa savaş açılan şey “radikal İslam” olarak tanımlanan şey değildi. Batı’ya meydan okuma potansiyeli barındıran bir medeniyet sıçramasının hissedilmesi ve Batı’nın yeni bir düşmana olan ihtiyacıydı.
Bu düşman üzerinden dünyanın yeniden dizayn edilmesi, Batı’nın bir yüzyıl daha dünyanın patronu olmasının garantiye alınmasıydı. Müslüman aydınlar da siyasi çevreler de bunun farkında değildi. Hâlâ da tam olarak algılayabilmiş değiller.
“Sovyetleri çökerttik, İslam’ı da yeneceğiz”
Duruşları itibariyle ABD ve Avrupa’ya karşı olan Çin ve Rusya gibi ülkeler bile, bu küresel kampanyanın esiri oldular. ABD ve Avrupa tezleriyle hareket ettiler, İslam coğrafyasının doğu ve kuzey kapılarında mevziler kurdular.
Durum öyle bir hale geldi ki; Müslüman coğrafya tamamen kuşatılmış, kendi içinde savaşmaya ayarlanmıştı. Başta mezhep, bütün kimlikler bu iç çatışma için seferber edilmişti. Hemen bütün Avrupa ve ABD liderleri “Sovyetleri nasıl çökerttiysek İslam’ı da yeneceğiz” mealinde, oldukça net açıklamalar yapıyordu.
Batı, Müslüman soykırımı planladı. Ancak “İslam’la Savaş”ı kaybetti.
1990’dan 2015’e kadar, çok vahim örnekler gördük. Ülkeler işgal edildi, iç savaşlar çıkarıldı, liderler devrildi, bir nevi kültürel ve zihinsel soykırım uygulandı, ekonomik krizler çıkarıldı. Hiçbir ülkenin buna dayanacak mecali kalmayacak müdahaleler yapıldı.
Ama Batı’nın “İslam’la Savaş”ı başarısız oldu. Korkunç yıkımlara yol açtı ama fiyaskoyla sonuçlandı. Saldırı daha da güçlü toplumsal reaksiyonlara yol açtı. Şok dalgaları inanılmaz bir hafıza ve bilinç uyanışına zemin hazırladı.
Batı’nın İslam’ı “yeni düşman” ilan ederek ulaşmaya çalıştığı şey, 2016’dan itibaren çöküşe geçti. Ne “Yeni Amerikan Yüzyılı” projesi kaldı, ne tek yanlı dünya düzeni hesapları. Fırtına tersine dönüyordu. Batı duraklıyor. Dünyanın geri kalanı yükseliyordu. Artık ABD’de gülünçtiyatrolar sahneleniyor, AB ülkelerinden geleceğe dönük karamsarlık dalgaları yayılıyordu.
Rusya ve Çin ile çatışarak Batı’yı bir arada tutma planı. Yoksa kendi içinde çatışacak.
ABD ve Avrupa’nın tek yanlı Batı düzeni kurma ve dünyayı yönetme kabiliyeti ebediyen çöktü. Şimdi yeni bir durum var: ABD ve Avrupa, yani Atlantik ittifakı, bundan sonra dünyanın tamamına hâkim olmak için değil, ellerindekini kaybetmemek için düşman üretecek.
Yükselen Çin’i, tarihi rakibi Rusya’yı hedef alan ABD yaklaşımlarının sebebi bu. Dünya onlar için daralıyor, bu stresi çok ağır bir şekilde yaşıyorlar. Çin ve Rusya ile çatışarak Batı’yı kendi içinde bütün tutmaya, kendi içinde çatışmasını önlemeye ayarlı bir proje yürütüyorlar. ABD’nin geleceğe dönük tek hesabı şu an bu.
Ama bu “düşmanlaştırma” Çin ve Rusya ile sınırlı değil. İmparatorluk geçmişi olan, yükselen bütün ülke ve güçler, eğer Batı ile hareket etmezse düşmanlaştırılacak. Bunun en çarpıcı örneği ise Türkiye.
Türkiye: Olağanüstü akıl sıçraması. Batı’nın artık onu sınırlama gücü yok.
Çünkü Türkiye, 21. yüzyıla dönük yeni ve en güçlü siyasi, ekonomik yükselişi, olağanüstü akıl sıçramasını harekete geçirdi. Batılı bütün kurumların içinde olmasına rağmen, kendisine bir yol çizdi ve o kurumlar artık Türkiye’yi sınırlayamıyor.
ABD de, Avrupa da Türkiye’ye bir şey öğretecek, hamilik yapacak, onu bağımlı kılacak, “cephede” tutacak, yükselen güçlere karşı cepheye sürecek gücü ve imkânı kaybetti. Selçuklu, Osmanlı siyasi aklı ve genetiği, Batı ile yüzlerce yıla dayanan siyasi tarih tecrübesi, dünyanın yeniden kuruluşunun sağladığı hareket alanı Türkiye’yi daha şimdiden sürpriz ülke konumuna getirdi.
“İçeride hayatı, dışarıda Türkiye’yi durdurma” planı bu yüzden uygulanır oldu.
15 Temmuz benzeri müdahalelerin sebebi tamamen buydu. Türkiye’yi bu yola sokan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, liderliğini, siyasi aklı ve kadroları tasfiye etmeye dönük bütün müdahalelerin sebebi buydu. Irak, Suriye, Akdeniz ve Ege’den çevreleme sebebi buydu.
İçeride siyasi partilerle terör örgütlerinden oluşan “ortak cephe” kurmalarının sebebi buydu. Onlara yıkıcı, Türkiye’yi mahvedici siyasi dili dayatmalarının sebebi buydu. “İçeride hayatı, dışarıda Türkiye’yi durdurma”ya yönelik bütün girişimlerin sebebi budur.
ABD ve Avrupa’dan yükselen, içeriye servis edilen, Erdoğan ve Türkiye’ye yönelik karalama, olumsuz imaj ve saldırıların tek sebebi budur.
Batı; Çin ve Rusya’dan çok Türkiye’yi düşmanlaştıracak. Ama bu savaşı kaybedecek.
1990’lardan itibaren “İslam’ı ve Müslümanları düşmanlaştırma” projelerinde Müslüman ülke yönetimleri nasıl basiretsiz davranmışsa, bugün de “Erdoğan ve Türkiye’yi düşmanlaştırma” projesinde içerideki muhalefet çevreleri aynı hatayı hatta ihaneti yapıyor.
Çin ve Rusya’dan sonra, asıl Türkiye düşmanlaştırılacak. Böyle bir düşmana ihtiyacı var. Yüzyıllardır uyguladığı siyasi geleneği bu sefer Türkiye’ye yöneltti.
Çünkü Türkiye, sadece Türkiye kadar değil. Atlantik kıyılarından Pasifik kıyılarına uzanan çok geniş ve dinamik bir coğrafyanın sözcüsü. Bir uyanışın öncüsü. Bu güç ve uyanış, dünya sisteminde çok güçlü sarsıntılara yol açacak, Batı’yı çok geniş bir alanda sınırlayacak.
Türkiye, içeriden ve dışarıdan vurulacak, evet ama bunu atlatacak. Batı, İslam’la savaşı nasıl kaybettiyse, Türkiye ile savaşı da öyle kaybedecek. Bunu daha şimdiden görmeye başladık bile.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları






































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021