İlhami IŞIK
Siyaset yapmak, tekin olmadığına inandığınız yan komşunuzun duvarına su bardağını dayayıp, duyduğunuzu düşündüğünüz ihtimaller üstüne dedikodu yapmaya benzemez.
Siyaset ihtimaller ve duyumlar işi değil. Kimbilir belki içinde bulunduğunuz reel durumu örtmeye yarayan büyük ‘’ kocaman’’ bir siyah şal olabilir. Siyasal hayatta gerçekleri saklamak istediğinizde duyumlar ve ihtimaller, her zaman değil ama bazen iş görebilir! Mayıs’ta düşecekti! Kim düşecekti? Kimler, kimin düşmesi için yolu buzlayıp kaygan hale getirdikten sonra, arkadan itip dengesini kaybetmesine ve dolayısıyla tepe üstü düşmesine zemin hazırlayacaktı?
Medyaya düşen haberlere bakılırsa KCK’nın en şahin propagandisti Duran Kalkan bunun yanıtını biliyormuş! Cümle muhalif medyanın yazdığına göre Duran Kalkan katıldığı bir televizyon programında aynen şunları söylemiş; “Ne kadar doğruydu bilemiyorum ama bazı duyumlarımıza göre bu mayısta Tayyip Erdoğan düşürülecekti. Böyle söylentiler ve beklentiler vardı. Kim yapacaktı, nasıl düşecekti bilemeyiz.’’
Duran Kalkan’ın muğlak bir bağlam içinde ifade ettiği gerçeklik aslında korkunç bir siyasi kumpasın, daha doğru bir deyimle başarısız bir siyasi kumpasın utangaçça itiraf edilmesinden başka bir şey değil. Ortada kanlı bir planın olduğunu geride bıraktığımız zaman diliminde Diyarbakır Sur’da, Cizre’de, Silopi’de, Yüksekova’da ve Nusaybin’de sergilenen vahşetin tanıklığıyla biliyoruz.
Şehirlerin orta yerine hendekler kazıp, akla hayale gelmeyecek bütün yaşam alanlarını bombalı tuzaklarla adeta örümcek ağına dönüştürmek ve bununla yetinmeyip binlerce insanın ölümüne, yüzbinlerce insanın göç etmesine neden olan gözüdönmüş bir kararlılık asla ve kat’a duyumlar üstüne, ihtimaller üstüne başvurulacak bir strateji değil.
Müşterek bir aklın ürünü olan hiçbir vicdana ve insani değere sığmayan bu barbarca saldırı çok açık ki önceden planlanmış, hedefleri açık seçik konulmuş bir senaryonun parçasıdır. Duran Kalkan, sözü edilen konuşmasında açıkça bu kirli işbirliğini ifade edip, üstlenmiyorsa bunun anlamı girişimin hem başarısız olması hem de, anlaşılan o ki fena halde kazıklanıp, aldatılmış olmasıdır.
Mayıs ayında Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı devirme planı çok açık ki 7 Haziran sürecinden sonra tezgahlanmıştır. Bu tezgahta KCK’nın rolü KCK’nın Sur’da, Nusaybin’de yaptıklarıyla belli oldu. Ama bu kirli tezgahın öte tarafında olan diğer güçlerin kim olduğuna dair elimizde yeterli bilgi yok.
Şimdi soruyu sorma zamanı: Türkiye’de bir cumhurbaşkanını devirebilecek güce sahip hangi darbe mekanikleri var? Kimdir bunlar? Siyasi partiler mi? Sivil toplum kuruluşları mı? Aydınlar mı? Yoksa elinde silahı olan silahlı kuvvetler mi? Kim? Hangileri?
Bir güç veya merkez PKK’ye “biz Erdoğan’ı Mayıs ayında devireceğiz” demiş ve PKK’e de buna “nasıl ve neyle” demeden kahrolası insan kıyma makinasını harekete geçirmiş.
Evet PKK sormadı.
Şimdi soru sorma sırası bende.
Kim veya kimler sizin kulaklarınıza fısıldadı?
Ya da fısıldamakla kalmayıp kim ve kimlerle bu stratejiyi hayata geçirmeye çalıştınız?
Bu ülkede ayaklanmış bir halk olmadığına ve televizyonlarda Survivor en çok izlenen program olduğuna göre, halk kitleleri değil. Sendikalar ve diğer sivil toplum kuruluşları da değil.
Medya olmadığı çok açık; çünkü ta Cumhuriyet gazetesine kadar düştünüz.
Kürtler değil; çünkü gazabınızdan korunmak için onbinlerce insan göç etti.
Birkaç ilçeyi yok etmek pahasına yürüttüğünüz hiçbir ahlaki ve vicdani olmayan savaşın taktiğiniz olduğunu düşünebilirsiniz ama bilin ki Diyarbakır’daki dokuz yaşındaki Remzi bile buna “Haydi oradan gidin işinize” der.!
Meclis aritmetiği Erdoğan’ı devirmeniz için yeterli değil.
Kalıyor ordu. Bunun da hiç emaresi ortada görünmediğine göre.
Soruyorum kim ve kimler için binlerce insanın öldürülmesine yol açan bu şiddete başvurdunuz?
Ülke içi hiçbir denge böyle bir gelişmeyi öngörmediğine göre, hangi bölgesel ya da uluslararası güç adına harekete geçtiniz?
Bizim çocuklarımızı hangi güç adına kurban ettiniz?
Bu soruların yanıtlarını alıncaya kadar iki elim sürekli yakanızda olacak! Bunu bilin. Cumartesi günü bu konuya bağlı olarak aslında masayı kim devirdi sorusunu yanıtlamaya çalışacağım.
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
1.12.2025
25.10.2025
28.09.2025
14.09.2025
9.09.2025
1.09.2025
23.08.2025
10.08.2025
23.07.2025