İlhami IŞIK
FETÖ, 15 Temmuz ve 15 Temmuz sonrasından günümüze kadar süre gelen süreci ve bu sürecin koşulladığı olgu, olay ve tedbirleri daha iyi anlamak için, FETÖ’nün darbe öncesi durumuna, konumuna ve yaptıklarına daha dikkatli bakmak gerekiyor. Eğer geriye dönüp en azından 2007'den bu yana FETÖ’yü mercek altına alamazsak, bugün ne yaşadığımız süreci anlayabilir ne de alınan tedbirler konusunda içtenlikli olarak ikna olabiliriz.
Şurası çok açık ki; FETÖ, 15 Temmuz'da bir darbe kalkışmasıyla bize, hepimize, Türkiye’ye bir kaos dayattı. Dayatılan kaos, yaşanan deneyimin her zaman, belirsiz ve eğreti yollardan da olsa zaten zımnen şekillenmiş olduğunu gösterir. Çünkü kaos, gökten zembille inmez, her şey gibi o da zaman içinde yavaş yavaş kendini olgunlaştırır ve uygun zaman bulduğunda da şimşek hızıyla daha önce oluşturulmuş "düzeni" adeta felç eder.
Kaos evvel emirde eski düzeni felç ettiği için, ister istemez yeni bir düzene ihtiyaç duyulur. Ve bu yeni düzende ister istemez kaosa dayatılan düzen olmak zorundadır. Yani yeni düzenin içeriğini, belirleyen aslında kaos’un bizzat kendisidir. Kaosu önlemek, kaosu kontrol etmek ve kaosa bir çeki düzen vermek için, kaos koşullarında inşa edilen düzen uzun süre kaosun izlerini taşımak zorunda kalır.
Bu durumun mantığını anlamadan Olağanüstü Hal ve KHK’ların mantığı ve işlevi anlaşılamaz.
Bu bahiste anlaşılması gereken şudur; 15 Temmuz'da toplum ve devlet hayatına ilişkin alınan bütün tedbir ve uygulamalar ne keyfidir ne de arzu edilendir.
Hepsi toptan kaosu önleme zorunluluğundan kaynaklanmıştır. Kaosa dayatılan düzen, izninizle, ancak bu kadar olur.
FETÖ’nün uzun erimli kaos stratejisi mutlak surette sert bir kayaya çarpmak zorundaydı. Kayanın sertliği sadece milli iradeyi temsil etmesinden ileri gelmiyor, bu sertlik aynı zamanda FETÖ’nün zaman içinde büründüğü bütün biçim ve şekilleri de toplumsal hayatımızdan dışlamak mecburiyetinde olduğunu biliyor. Açıkça söylemek lazım gelirse, FETÖ’ye dair toplumda bulunan bütün renkler ve güçler temizlenmeden bu sertlik yumuşamayacaktır.
Çünkü FETÖ varlığıyla uzun zamandır toplumsal hayatımızı belirleyen kültürel ve ideolojik kodların içine de sızmayı başarmıştı. FETÖ, cemaat olarak ortaya çıkmaya başladığı dönemde, resmi ideoloji alanına hükmetmeden önce, toplumu içeriden kemirmek için, dinsel, kültürel ve ideolojik kılıflar içinde, kendini katman katman organize etmeyi başarmıştı. Her taze ideolojik akım gibi, FETÖ de yavaş yavaş yerleşik inanç sistemlerine sızarken, onların biçiminden renginden bir şeyler kapmaya başladı ve zamanla halihazırda mevcut bulunan fikirlerle kaynaştı.
İşte en temel sorun da burada yatıyor. Bu kaynaşma halinden FETÖ’yü bulup ayrıştırmak en güç işlerden biri. Bu ayrıştırma süreci tamamlanmadan da FETÖ terör örgütünün bize dayattığı kaos bitmez. FETÖ’yü bitirmek demek, FETÖ ve yarattığı kaosu bitirmek demektir. Bunun da daha uzun zaman alacağı açıktır.
Şimdi tekrar soruyorum; Siz Sayın Erdoğan’ın yerinde olsaydınız ne yapardınız? Sizin canınıza kast edilseydi, sizin yönettiğiniz bir topluma darbe yolu ile bir kaos dayatılsaydı siz nasıl hisseder ve bu sorunları çözmek için nasıl bir yol tuttururdunuz?
Milli iradenin sorumluluğunu omuzlarınızda taşısaydınız, mesela olağanüstü hal kararını hayata geçirmez miydiniz? Mesela daha hızlı hareket etmek için KHK’lardan yararlanmaz mıydınız? Üstelik bu iki tedbir birer anayasal hak iken, hukukun size tanıdığı birer imkan iken siz hangi yolu denerdiniz?
(Devam edeceğim.)
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
1.12.2025
25.10.2025
28.09.2025
14.09.2025
9.09.2025
1.09.2025
23.08.2025
10.08.2025
23.07.2025