İlker DEMİR
Tabi ikisi de desteklenmemeli.
Esas her savaşa hayır denmeli.
Bu sermayenin kasaları için gezegen ve canlı alemle ölüm oyunu.
Ama eskimiş ve hala egemen sol muhakemesi ve mevzilenmesine göre, temel çelişki perspektifi gereğince kim baş düşmansa onun karşısındaki yanında yer alınır.
Bu basit formel mantığın hemen yanında garnitürü hazırdır:
"Almıyorsan bu safta yer, almış olursun karşı safta yer."
Trik trak, siyah beyaz, griye, çok boyuta, derinliğe gerek yok, devlet "büyük"tür, "önder"ler gerekeni düşünür; sen oy ver, asker ol, öl, hınk de yeter!
Hayır!
Neden?
Asla mecbur değiliz, zira her savaşta halklar ve canlıların doğası öldü ve ölmeye devam ediyor.
Yeter!
Savaşa evet demek, emperyalist kapitalist sistemi onaydır. Çünkü, "savaş siyasetin/egemenliğin başka araçlarla/silah propaganda vb sürdürülmesidir".
Sol yüzyıllardır egemenliği sürdürmenin dayatması sonucu bu kulvarda ve zihniyette kaldı, teorisini yaptı, küçüldü, artık eriyor.
Değişmek zorunda.
Değişim kolay olmuyor.
Bakın popülizm ve egemen ve sağ/sol ideolojiden çekinen kimi sol gruplar İran İsrail çatışmasında kastını doğrudan, objektif ifade edemiyor.
Kendisini birini desteklemek zorunda hissediyor.
İdam Cumhuriyeti olduğu için İran'ı desteklemekten utanıyor. Çünkü rakibi dünya kapitalizminin başı ABD emperyalizmi ve karakolu İsrail devleti olduğu için dolaylı destekliyor:
"Kahrolsun ABD ve İsrail saldırısı!".
Halkın yanında dursan olmaz mı?
Anlaşılıyor, kendi olamıyor.
Peki İran saldırısı kahrolmasın mı?
Karşı saldırı saldırıdan sayılmıyor, ölenler diriliyor mu?
Yoksa gizli bir Yahudi düşmanlığına çağrışım mı yapılıyor?
Her iki tarafta da ekolojik tahribat olmuyor mu?
Sorsan söylüyor, ama doğrudan ifade edemiyor.
Devletin ve sermayenin kasalarının bekası için yoksul halk çocuklarının eline silah tutuşturarak süren bu sistem içi kaynakların başını tutmak için verilen çete çatışmalarında emek barış ve hak güçleri yer alamaz.
Bu ve benzer nitelikte her savaşa karşı çıkmak gerekiyor!
Ayrıca bu kirli savaş halkın karar verdiği ve başlattığı bir siyaset değil; halka, emeğe, doğaya, hak ve özgürlüklere dair hiçbir olumlu gelecek de vaadetmiyor.
Ve, halkın savaş gibi yaşam karşıtı, ölümü savunan bir siyaseti de yok, olmamalı da.
Savaş sermaye gruplarının sistem içi egemenlik çatışmasıdır, haklı bir yanı yoktur, zaten eski ezberlerin aksine haklı savaş da yoktur.
Haklı savaş, sol zihinlerin egemenlik hapishanesinde olduğu dönemin üretimidir. Artık tahliye olup özgürlüğü yaşama, kapitalizmin araçları ve yöntemlerine veda zamanı geldi geçiyor.
Dolayısıyla İran İsrail dalaşmasının biri tarafında yer alınamaz. Emeğin ve hakların (savaşını değil) mücadelesini, her iki kirli safın iktidarı yitirmesi için yürütür.
Komünistler, başkaldırı hakkı dışında, emperyalist kapitalist savaşa, hele herhangi bir canlı katliamı ve ekolojik yıkım politikasına hep hayır diyor.
Küresel sermayenin kirli ellerini gezegenden çektirecek ve bu tür savaşları durduracak olan tüm barış ve demokrasi güçlerinin küresel ortaklığıdır, onu ivedilikle kurmak gerekiyor.
Yazarlar
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.01.2026
19.01.2026
14.01.2026
9.01.2026
5.01.2026
4.12.2025
26.11.2025
31.10.2025
4.10.2025
17.09.2025