Lale KEMAL
Şu günlerde gerek Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, BDP’li vekiller ile yaptığı özel görüşmelerin basına yansıması gerekse Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Kürt ve PKK sorununun çözümünde önemli gelişmeler olacak” yolundaki sözleri, kangren olmuş bu sorununun çözümü yolunda yeniden hepimizi umutlandırdı. Acaba bu kez gerçekten, gerek Gül’ün BDP’li bazı vekiller ile temasları gerekse Erdoğan’ın, İmralı ile görüşmelerin olabileceği yolundaki sözleri, keza Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in, yine BDP’li vekiller ile bir araya gelmiş olmalarıyla birlikte terörün, kısa vadede bitirilmese de en aza indirilmesi için ciddi bir siyasi çözüm sürecine giriliyor mu, sorularını yeniden gündeme getirdi.
Erdoğan, önceki gün Azerbaycan dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Abdullah Öcalan’la görüşülmesine yeşil ışığı yeniden yaktı ve ekledi: “MİT her an, her tür hareketi yapabilir. Mesela yarın İmralı’ya gitmek gerekiyorsa MİT Müsteşarı’na ‘Sen gerekeni yap’ derim.”
Bu söylemlerin akabinde, medyada, acaba Öcalan ile temas olacak mı, sorunun çözümü için zamanında sabote edilen Oslo benzeri müzakere süreci mi başlıyor, gibisinden bir merak ile haberler yazılmaya başlandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, önceki gün gazetecilerin soruları üzerine BDP’li vekiller ile, bu partiden bazı vekillerin dokunulmazlarının kaldırılması konusunu ele aldıklarını söyledi. Biri bağımsız 8’i BDP’li 9 vekilin, PKK’nın, sivillerin ölümüyle sonuçlanan kanlı Gaziantep saldırısını gerçekleştirmesinin hemen sonrasında bu örgüt mensupları ile kucaklaşma sahneleri sonrası AK Parti ve MHP, bu vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılması yolunda görüş bildirmişlerdi. Dolayısıyla, BDP’liler, iktidar partisi ile temas kurarak bu vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılmaması için kulis faaliyeti yürütüyorlardı. BDP’li vekiller, örgüt mensuplarıyla kucaklaşarak, aslında Kürt sorununun çözümüne, halkı kendilerinden soğutarak katkı değil zarar vermişlerdi ama olan oldu.
Erdoğan’ın, İmralı ile görüşülebileceği yolundaki açıklamaları da, BDP’li vekillerin iktidar partisi nezdinde Öcalan’a tecridin kaldırılması yolunda nabız yoklamaları için vesile olmuştu. Cumhurbaşkanı Gül’ün, Kürt sorununun çözümüne katkıları yadsınamaz. Ne var ki, sorunun çözümünde aslolan, karar verici pozisyondaki Başbakan Erdoğan’ın izlemekte olduğu politika.
İşte bu politika umut verici değil. Zira Erdoğan’ın, Kürt ve terör sorunlarının çözümü için bir yol haritasını çizmesini beklediğimiz 30 eylül kongresindeki konuşması, bu anlamda hayal kırıklığı yarattı, adeta dağ fare doğurdu. Erdoğan’ın bu konuşmasından ikinci bir Oslo sürecinin çıkmayacağını belirtmiştik.
Peki bu günlerde yeniden verilmeye başlanan ve umudumuzu yeşerten mesajlar ne anlama geliyor?
Tahminlerime göre, örgütün bayram ile birlikte saldırılarını durdurması yani silahlarını susturması için örgüt ile belki temaslar oluyordur ama gerçek anlamda terörün sonlandırılması yolunda bir sürecin önümüzdeki aylar ya da bir yılda başlayacağını zannetmiyorum. Zira, kalıcı bir barışın sağlanması için anahtar konumunda olan ve Kürt sorununu çözeceği yolunda kamuoyuna söz veren Başbakan Erdoğan, birbiriyle çelişen demeçler veriyor. Erdoğan, bir yandan İmralı’yla görüşülebileceği yolunda olumlu mesajlar veriyor diğer yandan terörle mücadeleye devam edileceğini belirtiyor. PKK’nın saldırıları karşısında terörle mücadele devam edecektir elbette ama silahların susması için devletin atması gereken karşı adımlar da var. Bu adımların atılmadığını tahmin ediyorum.
Başbakan, bir yandan İmralı’da Öcalan’la görüşülebileceğini söylerken önümüzdeki üç kritik seçimler öncesi MHP’deki ve onun dışındaki milliyetçi oyları da çok yakın takibe almış durumda. Erdoğan, hem Kürt kartını oynuyor hem de milliyetçi oyları kaybetmeme hesabıyla çelişkili açıklamalar yapmaya devam ediyor ama nihai durumda, özellikle de adaylığını koymayı planladığı Cumhurbaşkanlığı seçimleri nedeniyle milliyetçi kesimden yana ağırlığını koyacak gibi görünüyor.
Yukarıda bahsettim, Türkiye’de herkes, 50 binin üstünde insanını öldüğü ve artarak ölmeye devam ettiği terör sorununun çözümünü istiyor. Ama nasıl bir çözüm?, bunun yanıtını karar vericiler veremiyor. Çünkü, bu çözüm, pek çok Türk’ün beğenmeyeceği bir çözüm olmak zorunda.
Yani, Cengiz Çandar’ın, önceki gün Radikal’de alıntı yaptığı eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın kafasındaki, “PKK’nın üst kadrosuna af” gibi çözümler. İlave olarak, bir dönem terörist olanların siyasi çözüm planı ile siyasete girmeleri. Çok acıtacak olan bu çözüm planları ile terör sorunu ancak çözülebilecek ve önümüzdeki seçim döneminde de, iktidar partisi böylesine tavizkar ama olması gereken çözüm planlarını içeren yol haritasını asla sunamaz. Muhalefet zaten böylesine acıtıcı ama cesur planların yanından bile geçemez.
[email protected]
Yazarlar
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016