Lale KEMAL
Cumhuriyet’in tek tipleştirme ve askerleştirme projesi ürünlerinden CHP’li Oğuz Kaan Salıcı, önceki gün Taksim Cumhuriyet Alanı’na, izin verilmemesine rağmen ki niye izin verilmediğini anlamış değilim çelenk bırakırken civardaki askerlere, “Sizin koruyamadığınız Cumhuriyet’e biz sahip çıkıyoruz,” diye sesleniyordu. Başbakan Erdoğan, ertesi günkü, ilklerin mi yaşandığı yoksa ilkelliğin mi sonlandığı diyelim Köşk’teki Cumhuriyet resepsiyonunda, Salıcı’nın, bu garabet tepkisi sorulduğunda, “Cumhuriyet’i Cumhur (millet) korur, aksi yanlış olurdu,” diyerek yanıt veriyordu.
Salıcı, Cumhuriyet’i koruma görevinin, ait olduğu yer olan millete değil de askere havale edilmiş olmasından bugüne kadar hiç rahatsız olmamış ki askere çıkışıyordu, “niye beni korumuyorsun baba,” mealindeki sözleriyle. Varlığı sağlıklı demokrasinin gereği iken ana muhalefet partisi CHP’de, Salıcı zihniyetinin bolca olması insanın içini karartıyor.
CHP’nin, Erdoğan’ın dünkü konuşmasında söylediği gibi askerden medet uman politikası artık iflas etti ama bu ana muhalefet partisi bu gerçeği anlayabilmiş değil, zira Türkiye’yi demokrasiye taşıyacak politika üretemiyor.
Cumhuriyet’in ilan edilişinin 89. yılında geç de olsa dünyalı olma yolunu açıyorduk örneğin, komutanlar, başkomutanlarının eşi örtülü diye boykot ettikleri Köşk’te, önceki gün akşam düzenlenen Cumhuriyet resepsiyonuna eşleriyle bu kez katılınca. Aslında anormal olan askerin, yıllarca Köşk’ü boykot etmesiydi, şimdi normale dönülüyor. Bu normalleşme ise geç gelmekte olduğundan bedelini hep birlikte istikrarsızlık içinde debelenerek ödüyoruz.
Malum askerler, milli günler vesilesiyle verdiği resepsiyonları, eşi başörtülü diye boykot ettikleri için, Gül de mecburen biri eşli diğeri eşsiz iki ayrı resepsiyon veriyordu. Askerler de bu arada rol çalıp, Gül’ün resepsiyon düzenlediği saatlerde bir icat çıkartıp, Orduevi’nde alternatif resepsiyon düzenliyorlardı. Bu tuhaf ve âdeta devlet içinde devlet görüntüsü veren alternatif resepsiyon uygulaması sonlandırıldı ve olması gerektiği gibi askerler de, Cumhuriyet’in sahibinin millet olduğunun hakkını şimdilik belki de kalben olmasa da şeklen teslim ettiler sanırım. Eşleriyle birlikte resepsiyona gelen Orgeneral Özel ve Kuvvet Komutanları’nın, tedirgin bir ruh hâli içinde olduklarını gözlemek mümkündü. Belli ki, tabularını kırdıkları bir ilkin verdiği tedirginliği yaşıyorlardı.
29 Ekim resepsiyonuna yalnızca Türkiye’de değil dünyada da yoğun bir ilgi vardı. İlginin nedeni, Türkiye’nin başka derdi kalmamış gibi askerlerin, eşleriyle resepsiyona katılıp katılmayacakları ve Hayrünisa Hanım’ın elini sıkıp sıkmayacakları idi. Eller sıkılınca herkes rahatladı sanırım!.
Geçenlerde görüştüğüm bir Batılı diplomat, “Cumhuriyet resepsiyonuna katılmayı, askerlerin, Gül’ün eşi Hayrünnisa Hanım ile el sıkışma ânını görmeyi çok isterdim,” diyordu. Maalesef özellikle Batı’nın resepsiyona ilgisi, askerin eşleriyle katılımı ve dolayısıyla başkomutanlarının eşinin elini sıkıp sıkmayacaklarına indirgenmişti.
Evet, kabul etmesek de bu tuhaflığı, Batılı ülke temsilcileri de, Türkiye’de, askerlerin başörtülü bir cumhurbaşkanı eşi ile el sıkışması ânını görmek istiyorlardı. Batılı ülkeler için bu an, sivil-asker ilişkilerinde normalleşme yolunda bir diğer adım olarak görülüyordu.
Askerlerin, başkomutanlarının resepsiyonlarına yönelik boykotlarının sonlanmış olmasının, Köşk’ün resepsiyon salonundaki havasına da olumlu yansıdığını söylemek mümkün. Türkiye’deki sözde seçkin, kendine demokratlardan cüzamlı muamelesi gören başörtülü eşlerin resepsiyona katılımı, toplumun bir kesimini ötekileştirme hâlinin biraz daha kırılması açısından da önemliydi. Velhasıl, resepsiyon salonunda başı açık ve kapalı hanımlar ile eşlerinin kaynaşmış olmaları sokakta, modern giyimli kızlar ile dindar kızlara yönelik mahalli baskılarına karşı panzehir etkisi de yapabilir diye düşünüyorum. Aynı şekilde Kürtler de ötekileştirilmemeli kendini seçkin zanneden kesimler tarafından.
Geceye, biz basın mensupları açısından damgasını vuran ise Başbakan Erdoğan’ın, söz Gül’ün, Köşk’te yaptırdığı mimari düzenleme çalışmalarından açılınca “Cumhurbaşkanımız iyi bir mimar seçmiş, başbakanlığı devraldığımda binada karafatmalar vardı,” şeklindeki sözleri ile devraldığı makamın belki de o dönem siyaseten eskimişliğine de dikkat çekmesiydi.
Resepsiyona gölge düşüren gelişme ise, CHP’nin önderliğinde 29 ekim günü düzenlenen olaylı alternatif miting idi. Bu mitinglerin yasaklanmaması gerekirdi ama yasaklandı.
Cumhurbaşkanlığı’nın Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülenler arasında yer alan Prof. Şükrü Hanioğlu’nun, Star gazetesinin 28 ekim tarihli sayısında yer alan yazısındaki şu sözleri, CHP’nin mitinginin verdiği mesajı anlamak açısından dikkate değer:
“Türkiye’de, ...... ‘demokrasiye karşı cumhuriyet’ söylemi canlandırılmaya çalışılarak, demokrasiyi, çokkültürlülüğü, piyasa ekonomisini ve örgütlenmiş dini ötekileştiren ‘yeni cumhuriyet kültü’ hayali düşmanlara karşı gereksiz bir çatışma yaratmaktadır.”
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları







































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016