Lale KEMAL
Twitter mesajlarıyla iktidar muhaliflerine yapılan algı operasyonlarını önceden bilen Fuat Avni takma adlı kişi ya da kişilerin, önceki gün medyayı da kapsayan 400 kişinin dün sabah itibarıyla gözaltına alınacağı iddiaları, ortalığı karıştırdı.
Ne var ki, Başbakan Yardımcısı Arınç’ın, “Biraz vahim,” diye nitelendirdiği iddialar karşısında iktidarın genel olarak suskunluğunu sürdürüyor olması geniş çaplı yeni bir cadı avının planlandığı ancak ortaya çıkınca ertelendiği kuşkusunu güçlendirdi. 150’ye yakın gazetecinin de tutuklanacaklar listesinde yer alacağı Fuat Avni kaynaklı iddialar karşısında hedef alınan gazeteciler dışındaki medya yine suskundu. Bu suskun kalan medya mensuplarının bir bölümü de aslında Fuat Avni mesajlarına göre, 28 Şubat’ta oynadıkları iddia edilen rol nedeniyle tutuklanacaklar arasında yer alıyordu ve böylece iktidar, merkez medyayı da artık koşulsuz biçimde kendisine bağlayacaktı.
Ağır insan hakları ihlalleri, yargısız infaz gibi demokrasi dışı uygulamalara topyekûn karşı çıkmak yerine seçici davranan medya özünde, Türkiye’de vatandaşta hakim olan, işine gelmeyene, kendisine dokunmayana aldırmazlık ruh halini çok iyi yansıtır. Örneğin, anayasal bir suç olan zor kullanarak iktidarı devirme teşebbüsü iddialarından yeniden yargılanmaya başlanan sanık avukatları ve yakınlarını, konunun gündemde olduğu günlerde hemen hemen her gün, gerek iktidar muhalifi ama ortada duran gerekse iktidar yanlısı TV kanalları programlarında konuk ediyorlardı.
Peki, büyük yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasını, savcıların talimatıyla gerçekleştirmiş olan ya da bu soruşturma içinde yer almayan polislere yönelik -şeffaf bir yargı süreci olmaksızın- tutuklama, gözaltına alma, itibarsızlaştırma operasyonları karşısında niye suskun kalır yukarıda tanımladığım medya?
Keza, yolsuzlukların ortaya çıkması için polise teknik takip talimatı veren yargı mensupları, şucu, bucu diye yaftalanarak işlevsiz görevlere atanırken niye toplumda ve medyada daha gür tepki sesleri çıkartılmaz?
Yakın tarihi darbelerle anılan ama bu darbe zihniyetiyle hesaplaşmamış dolayısıyla sindirilmiş toplumların tipik bir örneği ülkemiz. Korku iklimi yaratılarak susturuluyoruz.
Tek ses olup, bu baskılara direnerek korku silahını, kullananların elinden alabileceğimiz bir geniş yürekliliği gösteremiyoruz. Diğer yandan, insanların sabrının tükenmekte olduğu ve bunun sonucu olarak Türkiye’nin bir kaosa sürüklenmek isteniyor olmasının hesabını bir gün vermek zorunda kalacakların hiç hesabı kitabı yok anlaşılan.
Geçmişten ders alma kültürümüz olmayınca medya da bundan nasibini alıyor.
Hatırlarsanız birkaç yıl öncesinde, derin devletin adamları, yargılanan kimi aydınları adliye önlerinde gösteriler yaparak itibarsızlaştırmaktan çekinmezlerdi.
Bu tür linç hareketlerinin benzerinin farklı aktörlerce geçenlerde sahneye konulmasına tanık olmadık mı?
Bir eski vekil, sosyal medya üzerinden bir devlet büyüğüne hakaret ettiği gerekçesiyle apar topar adliyeye götürülüp gözaltına alındığında iktidar yanlısı grupların -Eski vekilin oraya geleceğini kim/kimler haber verdiyse artık- kendisini linç etmeye kalktıkları hatırlardadır. Kim olursa olsun, hakaretamiz ifadeler kullanılmaz ama hakaret ettiği iddia edilen kişi de linç edilemez. Bu linç girişimi karşısında medyadan gür bir tepki gelmemiş olması da ilginç değil mi?
Neyse ki CHP’li vekil Mahmut Tanal, eski bir meslektaşına yönelik muameleyi eleştiren bir bildiriyi dün yayımlayıp, bu olayın aslında gücü elinde bulunduranların gözdağı olduğu vurgusunu isabetli bir şekilde yaptı. Peki bu gözdağları nereye kadar gidecek, buna bir dur diyecek cesur yürekler hiç çıkmayacak mı?
Yazarlar
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYaşanacaklara dair olası senaryolar 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANBabamın hasta yatağında bana son sözleri: Kötü günler geliyor kendini koru 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016