Lale KEMAL
Parti içi demokrasi, güçlü bir yasama faaliyeti ile iktidar üzerinde denge ve denetleme mekanizmasının sağlanması dolayısıyla istikrarı yakalamak anlamına gelir.
Pek çok bürokratın yanı sıra akademisyen, gazeteci ve diğer kimi meslek gruplarından insanların, mutad olduğu üzere bu kez de haziran seçimlerinde milletvekili aday adayı olabilmek için istifa ettikleri haberleri geldikçe aklıma yeniden, Siyasi Partiler Kanunu’nun, vekil olabilmeyi, parti liderlerinin ve yakın çevresinin inisiyatifine bırakan niteliği geldi. Vekil adaylarının belirlendiği mevcut merkez yoklaması sistemi, pek çok hukukçunun da dile getirdiği üzere ne demokratik ne de ulusal iradeyi yansıtıyor.
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Murat Yanık, “Parti İçi Demokrasi Açısından Aday Belirleme Yöntemleri” başlıklı makalesinde, (www.erzincan.edu.tr/birim/HukukDergi/makale/2007-2-7), “Nasıl ki partiler, demokrasinin vazgeçilmez unsuru ise aday belirleme yönteminin demokratik olması da, parti içi demokrasinin vazgeçilmez unsurudur.” diyor.
“Günümüzde Türkiye’deki siyasi partiler, adaylarını ya merkez organlarınca ya da seçim çevresi örgütü delegelerinin katıldığı yoklamalar yoluyla belirlemektedirler.” diyen Yanık, şöyle devam ediyor: “Bu yöntemlerden her ikisinin de aday belirlemede oligarşik bir denetimi içerdiği kuşkusuzdur. Ancak Türkiye’de adayların gerçekte parti liderliğince belirlendiği de tartışılamayacak bir gerçektir. Aday belirleme yetkisi parti merkezine verilirse, bu durum hem siyasi katılımı sınırlayacak hem de partilerdeki oligarşik merkezi yapıyı güçlendirecektir. Merkez yoklaması yöntemi, sonuçları açısından parti içi demokrasiye birçok olumsuz etkilerde bulunmaktadır. Örneğin, zaten güçlü olan parti liderlerini daha da güçlendirmekte ve partilerde oligarşik yapının oluşumuna katkıda bulunmaktadırlar. … Bu sakıncayı önleyen ve aday belirleme yetkisini tamamen yerel örgütlere ve parti üyelerine veren yöntem ise ön seçimdir.”
Ön seçim sistemi, milletvekili aday listelerinin hazırlanmasını, parti lideri ve çevresine bırakmak yerine parti seçmen kütüğüne kayıtlı parti üyelerinin katılımına açıyor. Bu seçim sistemine göre, örneğin, seçilmek istendiğin ilden genelde doğma büyüme çıkman gerekir, o seçim çevresinde çoktandır tanınmış olman gerekir, bunun için aylarca köy köy, şehir şehir dolaşıp oy istersin, icraatlarını ve bundan sonra yapmak istediklerini vatandaşa anlatırsın. Ve yine vatandaşın seçtiği parti delegeleri, ön seçimde aday adaylarını belirler. Parti genel merkezi ve liderinin karşı çıktığı çok isim, ön seçim yönteminin uygulandığı dönemlerde milletvekili olabilmiştir.
Ön seçim sisteminin ortadan kalkmasıyla, vekil adayları, örneğin, görevleri gereği bürokrasi sandalyesinde otururken, aday gösterildikleri illerden parti liderlerinin kararlarıyla hop vekil olabiliyorlar. Yıllar süren ve çok çetin geçen süreçle birlikte ön seçimi kazanma dertleri yok, lider aday göstersin, hiç tanımadığı ilden vekil olsun, mevcut sistem böyle çalışıyor.
Parlamento’da özellikle CHP ve HDP’den, tırnaklarıyla kazıyarak vekil olmuş, yapmakta oldukları temel hak ve özgürlüklere dair aktif çalışmalarıyla bilinen vekiller var ve bu kişilerin de hakları yenmemeli. Ama nihai durumda, vekiller üzerinde vatandaşın yaptırımının olduğu dolayısıyla bir dahaki sefere, iyi çalışmayan, Meclis koltuğunu yan gelip yatma yeri olarak görenlerin bu koltuklarını kaybedecekleri gerçek anlamda milli iradeyi yansıtan bir parlamento yok. Böyle olunca da parlamentonun, iktidarın icraatlarını etkin denetlemek ve otoriterleşmesine karşı denge sağlayıcı fonksiyonu şimdi olduğu gibi ortadan kalkıyor.
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016