Lale KEMAL
Çağdaş devletlerde vatandaşlar tehdit olarak algılanmazlar, algılanırlarsa zaten demokratik devlet olma vasıfları yok sayılır.
Olası terör saldırıları, kaçakçılık, soygun, yolsuzluk gibi ağır cezalık suçlara karşı profesyonel eğitim almış yani acemi olmayan, seçilmiş sivil iradenin kontrolündeki jandarma ve polisten oluşan kolluk kuvvetleri, yargı vasıtasıyla gerekli önlemi alırlar. Bu devletlerde, örneğin, toplumsal olaylar kolluk kuvvetlerinin baş edemeyeceği ölçüde tırmanırsa eğer askerden yardım istenir. Çağdaş devletlerde siyasi iktidarlar, ordudan gelecek verileri de derleyerek dış tehditlerin neler olabileceğine dair aldıkları kararları, asli görevi ülke topraklarını olası dış saldırılara karşı korumak olan askere uygulaması için tebliğ ederler. Yine demokratik devlet vasfını haiz ülkelerde, gerçekten çok gizli kalması gereken bilgiler dışındaki tehdit değerlendirmeleri kısaca Milli Güvenlik Siyaset Belgeleri (MGSB), -ki bizde ‘Kırmızı Kitap’ ya da ‘Gizli Anayasa’ diye de anılır- kamuoyu ile paylaşılır. Bizde paylaşılmaz.
Çağdaş devletlerde, siyasi iradenin ordusuna tebliğ ettiği olası dış tehditleri caydırmaya uygun bir askeri yapılanmayı gerçekleştirmek için, silahlı kuvvetler bir milli askeri strateji belgesi hazırlar. Türkiye’nin Milli Askeri Stratejisi yani TÜMAS olarak bilinen bu askeri belgeden farklı olarak çağdaş devletler, askeri caydırıcılıklarını (taşınacak silahlar, orduların konuşlanacakları bölgeler vs.) yalnızca dış tehdide göre yaparlar. Her ne kadar Türkiye, demokratik değerlere uygun hareket etmesi gereken NATO’nun kıdemli bir üyesi olsa da ittifakın başvurduğu yukarıda özetlemeye çalıştığım tehdit değerlendirme ilkeleriyle çelişir. Bu çelişme haline taze bir örnek verelim. Demokratik devletlerde varlığı tartışmalı olan Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK), önceki günkü toplantısı sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kamuoyu ile daha önce de paylaştığı üzere Gülen Cemaati ya da Hizmet Hareketi ve lideri Fethullah Gülen, yine demokratik devletlerde kabul edilemez bir uygulamayla birinci öncelikli iç tehdit unsuru olarak yerini almış. Haberlere göre, dış tehdit olarak da algılanmış. Karşı karşıya bulunduğumuz gerçek, dış tehdit sorunlarıyla baş etmesi gereken Türkiye’nin ordusuna yüklenen göreve bakın. Ve de ne yaman bir çelişki. İktidar, 2010 yılında irticanın ancak aşırı gruplar için kullanılabileceği dolayısıyla irticanın ve vatandaşın tehdit olarak algılanması anlayışını sonlandırdığını ve bu ibarenin MGSB’den çıkartıldığını açıklamıştı.
Nitekim, Erdoğan başbakanlığı döneminde 2013’te, irticanın, çözüm süreci ile birlikte de ‘bölücülüğün’ sanal bir tehdit olduğunu, toplumu baskı altında tutmak ve statükoyu sürdürmek için üretildiğini ortaya çıkardıklarını belirttikten sonra, “bu ifade ettikleri tehdit unsurlarını ortadan kaldırdık” diyordu.
Cemil Çiçek de Meclis Başkanı sıfatıyla 2010’da yaptığı açıklamada, MGSB’ye atıfla, “Kendi milletini tehdit olarak gören devlet olamaz” derken, dönemin Meclis Başkanı Bülent Arınç ise 2006’da, “Demokratik bir ülkede ‘gizli anayasa’ olamaz” diyordu. Sonra bir ortaya çıktı ki, meğerse iktidar, yukarıda alıntıladığım söylemlerine rağmen 2004 yılında alınan MGK kararıyla ‘İrticaya Karşı Mücadele’ adı altında gerek Hizmet Hareketi’ni gerekse muhalif gördüğü kesimleri hedef tahtasına oturtmuş. Gelelim bugüne. Yeni MGSB’de iç tehdit olarak algılanan hareketlere karşı doğal olarak TSK’nın, TÜMAS’a göre iç güvenlik harekâtının gerektirdiği silahlanma ve birlik konuşlanmasını yapması gerekiyor. Yani iktidar yanlısı yargı ve polis marifetiyle zaten bastırılan, özelinde Cemaat ve genelinde muhalefete karşı şimdi de silahlar mı konuşturulacak? diye mi anlamalıyız bu yenilenecek MGSB ve TÜMAS’ı?
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016