Lale KEMAL
Hafta sonundaki, “Teröre Karşı Tek Ses” adı altında düzenlenen mitinglerin, teröre karşı toplumu birleştirmek yerine bir parti kampanyasına dönüştürülmüş olması ve özelinde Türk-Kürt, genelinde ülkedeki kutuplaştırmayı derinleştirici niteliği kaygı verici.
7 Haziran seçimlerindeki ötekileştirme üzerinden kutuplaştırma ve düşmanlaştırma arka planına şimdi de 1 Kasım seçimleri yolunda terör eylemleri üzerinden ayrıştırmalar eklendi. Bu noktada Metropoll araştırma şirketi Başkanı Özer Sencar'ın, önceki gün CNNTürk'te yaptığı açıklamada, “Bu seçimde hükümetin, daha önce kullanıp işe yaradığını düşündüğü kutuplaştırma politikasını, bu seçimde de sahneye koymak istediği ve bunun için de terör olgusunu kutuplaştırma olgusu olarak kullanmayı istediği ve düşündüğü” yolundaki saptaması dikkate değer. Anket sonuçları doğruya yakın çıkan isimlerden Sencar'ın, 1 Kasım'da terör üzerinden hem HDP'li seçmenin hem de MHP'li seçmenin ikna edilmeye çalışılacağını, PKK ile bağlantısı olduğu iddia edilen HDP'nin şeytanlaştırılarak, baraj altına çekilmeye çalışılacağı saptaması da iktidarın açıklamalarıyla örtüşüyor. Örneğin, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, hafta sonundaki, parti propagandasına dönüştürülen terörü kınama mitinginde, vatandaşa, “HDP'yi baraj altında bırakın” çağrısı, iktidarın seçim stratejisi hakkında önemli ipuçları veriyor. Ne var ki bu strateji, 1 Kasım seçimlerinde AKP aleyhine geri tepme ihtimalini artırıyor. Asıl önemli olan husus, Türkiye'nin çıkarlarına ters düşen, HDP'nin baraj altında bırakılmasına dayalı bu stratejinin, 30 yıllık terörle mücadele adı altında yürütülen düşük yoğunluklu çatışmada benzeri görülmemiş bir PKK şiddetini körükleme tehlikesini içinde barındırıyor olması.
Kürtlerin çoğunluğu, HDP'nin 7 Haziran seçimlerinde barajı aşıp, parlamentoya parti olarak girmesine çok sevinirken hükümetin, ekimde, Suriye Kobane'deki Kürtleri IŞİD terör örgütünün insafına bırakmış olmasından hiç mutlu olmadı. Kobane olayı hükümet açısından bir hataydı. Keza, Suruç ve iki polisin öldürülmesi olaylarının hemen sonrasında PKK'ya karşı çatışmaların başlatılması büyük bir stratejik hata oldu. Şiddetin, Türkiye'ye getirdiği maddi ve manevi yükün ağır olduğunu biliyoruz ama gerçek boyutlarından haberdar değiliz. Bırakın halkı milletvekilleriyle bile çatışmaların seyri konusundaki gelişmeler şeffaf biçimde paylaşılmıyor, pek çok soru yanıtsız kalıyor. Örneğin, şayet güvenlik güçleri, barış süreci boyunca PKK'nın silahlandığını biliyor idiyseler neden bugün, Dağlıca, Iğdır olsun güvenlik zafiyetleri kuşkusu, yani PKK'ya hazırlıksız yakalanıldığı kuşkuları ayyuka çıkmış durumda.
Diğer yandan, her ne kadar HDP eş başkanı Demirtaş, PKK'ya silahlarını bırakması yolunda çağrıda bulunmuş olsa da şiddetin yeniden başlamış olması, partiye oy kaybettirecek nitelikte. Ama büyük ihtimalle baraj altına düşürmeyecek bu oy kaybı, özellikle seçim sandıklarının çatışma alanlarından başka yerlere taşınması sonucu seçmenin sandığa yani oya erişiminin zorlaşmasıyla olacak gibi. Dolayısıyla 7 Haziran seçimlerinde olduğu gibi sandıklara sahip çıkılması kritik öneme sahip.
Ama bir şekilde, demokratik olmayan yollarla, 1 Kasım seçimlerinde HDP'nin barajı geçmesinin engellenmesi, 2016'nın kışını takip eden dönemin, PKK çıkışlı şiddetin, benzeri görülmemiş boyutlarda gerçekleşmesi tehlikesini doğuracak, aman dikkat.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016