Lale KEMAL
Türkiye'nin, Suriyeli Kürt grupların mevzilerini topçu ateşine tutmasına müttefikler tepki verirken Suriye ve hamisi Rusya, Ankara'yı BM'ye şikâyet ettiler. Ankara zaten çoktandır, uluslararası topluluğun sürekli maraza çıkartan bir üyesi haline geldi.
Fırtına adı verilen 40 km menzilli Güney Kore desteğinde geliştirilen toplarla, Türkiye toprakları üzerinden Kürt hedeflerinin vuruluyor olması Ankara'dan başka, dünyadan başka okunuyor. Kimi vatandaş, “Topçularımız Suriye'de Kürtleri vuruyor, içeride de yine Kürtleri vuruyor.” şeklindeki kan dondurucu duyarsızlıkla bugün ani bir seçim olsa yine iktidar partisine oy verebilir. Ne var ki dünya, adeta akıl ve mantığını kaybetmiş bir Türkiye okuması yapar hale geldi.
Arazide durum ise Türkiye'nin nasıl bir tuzağa düşürülmekte olduğunu gösteriyor. Türk topçu atışlarının esas harekât mevzilerinde ciddi hasara yol açmadığı, Suriyeli Kürt grupların, Rusya ve Suriye desteğinde Türkiye sınır bölgelerini, Ankara destekli muhalif denilen gruplardan yavaş yavaş temizlediğini gösteriyor. Başbakan Davutoğlu'nun, “Azez'in düşmesine izin vermeyeceğiz, Miniğ Havaalanı'nı da kullanılamaz hale getiririz.” şeklindeki uyarılarının arazide karşılığı yok gibi.
Davutoğlu, Ukrayna yolunda tehditler savururken bölgeden gelen Reuters çıkışlı haberlere göre, Suriyeli Kürt gruplar PYD ve YPG'nin destek verdiği Suriye Demokratik Güçleri, Türkiye'ye 8 km ötedeki Azez'den muhalif grupları püskürtüp Türkiye sınır bölgelerini önemli ölçüde ele geçirdiler. Yine Kürtlerin, Türkiye sınırı yakınlarında Tel Rifat kasabasının yüzde 70'ni ele geçirerek, IŞİD militanlarını da doğuya doğru ittikleri bildiriliyor. Gerek Suriyeli Kürtlerin PYD'si ve onun silahlı kolu YPG, gerekse Suriye ve hamisi Rusya, caydırıcı bir etkisi olmadığını bildikleri halde Türkiye'nin topçu atışlarını kendi lehlerine çevirmek için propaganda amaçlı BM nezdinde kullanıyorlar. Yani Türkiye'yi tuzağa düşürüyorlar.
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, hafta sonunda Kanal 7'ye verdiği demeçte, “Türkiye topçu atışları gibi caydırıcı önlemlere başvurmazsa yarın kimin komşunuz olacağına da karar veremezsiniz.” mealinde sözler sarf edip, “Türkiye kenardan izlemez.” diye de ekliyordu.
Akdoğan, iktidarın, Suriyeli Kürtlerin Türkiye'nin komşusu olmasına engel olmaya dönük hamlelerini itiraf ederken yanı başımızdaki gelişmelere de izleyici kalamayacağını belirtiyordu. Ne var ki, Türkiye, Suriye iç savaşında tarafgir tutumuyla, bu ülkedeki gelişmeleri ulusal çıkarlarını kollayacak biçimde etkileyecek bir aktör konumundan çoktandır çıktı. En büyük hatalarından biri ise yanına çekmesi gereken Suriyeli Kürtleri düşmana dönüştürmesi oldu. Ama ileride komşusu olmasına engel olamayacak gibi.
Diğer yandan, TSK'nın, bir BM kararı olmadan Türkiye'nin Suriye'ye tek yanlı bir müdahaleye kalkışmasına direneceğini biliyoruz, asker göz göre göre mağlubiyeti kabullenmez.
Akıl ve mantıktan kopma hali bir ülkeyi sürekli daha büyük buhranlara sürükler.
NOT: Mehmet Baransu, tutuklu ya da tutuksuz yargılanmakta olan diğer gazeteciler gibi demokrasinin artık işlemez olduğu bir sistemin kurbanı. Sistem adamına göre muameleye geçit verdiğinden kimin sesi gür çıkarsa rüzgârı onun lehine estiriyor ister istemez. Anayasa Mahkemesi, meslektaşlarımız Can Dündar ve Erdem Gül'ün, tutukluluk hallerine karşı yaptıkları başvuruyu, kısa sürede incelemeye almasına karşın Baransu'nun benzer yöndeki talebini uzun süredir bekletiyor. Demokratik erdem, tüm haksızlıklara karşı ayrım yapmadan tepki vermeyi ve kapsayıcı olmayı gerektirir. Halkı hak ihlallerine karşı harekete geçirmesi gereken muhalefet partileri, amasız, topyekün demokrasi için gerekli duyarlılığı oluşturacak bir farkındalığa sahip değiller ne yazık ki.
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016