Lale KEMAL
“Almanya’nın Ermeni soykırımı yasasını kabulünden sonra boykot için Mercedes’ini yakacak babayiğit arayışı başladı” şeklinde, olaya ironi ve mizah katan bir başlık atmış Zaytung internet sitesi. Aslında bu ironik ifadeler, Türkiye’nin “soykırım tasarıları” karşısındaki samimiyetsiz ve içi boş duygusallıktan öteye gitmeyen tutumunu çok iyi yansıtıyor. Latin Amerika ülkelerinden yakın coğrafyamızda Avrupa’da sayıları 20’yi aşan ülke, Osmanlı döneminde Ermenilerin soykırıma uğradığını iddia eden kararlarını parlamentolarından geçirdiler. Türkiye resmi tarihi, Ermeni meselesini, savaş ortamında yaşanabilen zorla göç ettirme gibi talihsiz olaylar olarak nitelendirirken Ankara, Ermenilere, yakınlarını kaybetmelerinden dolaylı başsağlığında bulunma noktasına en nihayetinde 21’nci yüzyılda gelebildi.
Geçtiğimiz gün de Alman Parlamentosu’nun alt kanadı meclis, “1915-1916 döneminde Ermenilere ve diğer Hıristiyan azınlıklara dönük soykırımı hatırlama ve anma” başlıklı tasarıyı kabul etti. Aynı tasarıyla Almanya, Birinci Dünya Savaşı’nda müttefiki olduğu Osmanlı’da yaşananları görmezden gelerek, dolaylı olarak “suça ortak” olduğuna vurgu yaptı. Bu noktada Almanya, örneğin, sömürgesi Cezayir’de işlediği insanlık suçlarını görmezden gelirken Ermenilerin soykırıma uğradığı iddialarını içeren tasarıyı kabul eden Fransa’nın ikiyüzlü tutumunu benimsememiş oldu.
Ankara sürekli bir kısır döngü içinde. Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar bekliyor. Dişe dokunur bir caydırıcı etkisi olmadığı ve öncelikle ticareten kendisini vurduğu halde Ermeni tasarılarını kabul eden ülkelere gösterdiği benzer tepkileri bu kez de Almanya’ya göstermeye başladı. Ahali de her zamanki gibi kah Twitter’da mesajlarıyla boykot çağrılarında bulunuyor kah en iyi öğretildiği şey olan tehditlerini savuruyor; Alman vekillere, “Bak sonunuz Hrant Dink gibi olur ha” diyerek, ülkede yargısız infazların nasıl bir kışkırtma ile gerçekleşebildiğini gizleme gereği bile duymuyor.
Hatırlarım, İtalya Parlamentosu’nun soykırım kararı almasından sonra ahali, İtalyan makarnalarını, Kappuçinolarını boykot etmeye başladı ama sonu gelmedi. Lezzetli İtalyan markalarından taviz veren olmadı, en fazla espresso bardakları kırıldı. 1998 yılıydı zannediyorum; Fransa, Ermeni soykırım iddialarını yeniden gündeme getirmişti. Ankara’da yine kof tepkiler gırla gidiyordu. Bir de ne göreyim, ilişkilerin böylesine gergin olduğu bir ortamda, dönemin komutanlarından şimdi emekli olan orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu, Fransız milli günü kokteyline gelmiş. Biraz saftirik biçimde çok şaşırmıştım. Oysa şaşacak bir şey yoktu. Fransa’yla ticari ambargolarla birlikte silah sanayiinde işbirliği ilişkileri de kademeli olarak kesilmişti ama bu yönde ticaret gizli, açık sürüyordu. Örneğin, sonrasında yapımı hüsranla biten Fransız Eryx tanksavar füzelerinin üretimine devam edildiği gibi.
Alman Parlamentosu’nun şimdi aldığı benzer karara karşı da ahaliden, örneğin, Alman Mercedes marka araçlarını boykot çağrıları yükseliyor. Bu çağrıları yapanlar, Mercedes fabrikasında çok sayıda Türk işçinin de çalıştığından bihaber ya da kof kabadayı.
Alman Parlamentosu’nun kararını artık iktidar, iç politikaya dönük olarak, “Bak Batılılar bizi yine köşeye sıkıştırıyor” gibisinden hamasi nutuklarla Batı düşmanlığını körüklemek için tepe tepe kullanır.
Nihai durumda Türkiye, bir demokratik erdem göstergesi olan geçmişiyle yüzleşerek büyür, aksi küçülür.
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016