Mahmut ÖVÜR
PKK, halk savaşına destek bulamayınca çareyi 90'larda alıştığı katliamcı terör yöntemlerine başvurmakta buldu. Dağlıca'daki askeri birliğe kurulan bombalı pusu, tam da bu sıkışmanın ve çılgınlığın bir sonucu. Bu saldırı, milyonların yüreğini yaktı ama aynı zamanda şiddete karşı da güçlü tepki verilmesi gerektiğini ortaya koydu.
Tabii bu kirli çatışmadan medet umanlar da var. Başını da medya ve siyaset çekiyor. Önceki gece Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarını çarpıtan Hürriyet'in yaklaşımı ibretlikti. Ertuğrul Özkök'ün nasıl kötü tohumlar ektiğini, Hürriyet'in gazetecilikle ideolojik saplantıyı nasıl birbirine karıştırdığını bir kez daha gördük. Gazeteciliği bu kadar alçaltan başka bir örnek herhalde medya tarihinde pek olmadı.
Bu yaklaşımın siyasi uzantısını ise HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın açıklamalarında gördük. Kandil karşısında siyasi irade koyamayan Demirtaş, yayınladığı tweette Dağlıca'daki katliamı cesurca kınayamadı bile. Korkuyla Dağlıca'da katledilen askerlerin yanına Cizreli çocukları da ekleyerek asıl katliamı yapan PKK'yi gizledi. Ve sıkılmadan "Dağlıca'da yitirdiğimiz kardeşlerimiz"den söz etti.
Peki, kardeşlerini kim katletti? Adı yok. Bırakın tavır koymayı, "Kardeşlerinin" katillerinin adını bile söyleyemeyen bir siyasetçi mi bu topraklara "barış" getirecek? PKK'nın yeniden terörü devreye sokması, HDP'nin de bu şiddeti görmezden gelmesi artık toplum tarafından sorgulanıyor.
Kürtler ne zaman dur diyecek?
Henüz tepkilerini güçlü biçimde koyamıyorlar ama bu koyamayacakları anlamına gelmez. Çözüm sürecinin getirdiği siyaset ortamını yaşamış toplum bu noktadan geriye gidemez. Özellikle Kürtler, siyasetin güç kazandığı bir dönemde, PKK'nın neden terörü devreye soktuğuna cevap bulmuş değil. Ama HDP yönetiminin algı operasyonlarına rağmen, sokaktan yükselen "Bu kimin savaşı?" sorusu önlenemiyor.
İnsanlar korkuyla susturuluyor. Aslında sadece bölgede değil, Türkiye'nin büyükşehirlerinde hatta AB ülkelerinde de benzer bir korku hâkim. Bu yüzden de Kürtler terör ve şiddetin hayatlarını esir almasına tepki duysa da seslerini çıkartamıyor. Ama içlerinde şiddeti tırmandıran Kandil'e karşı öfke birikiyor, sorular çoğalıyor. Bu yüzden ayaklanma çağrıları karşılık bulmuyor.
Bu sorgulamayı sadece vatandaş değil, PKK-HDP hattındaki siyasetçiler de yapıyor. Henüz kimse konuşacak cesareti bulmuş değil ama dipten gelen bu dalganın açığa çıkması uzun sürmeyecek. Avrupa'da Kürt siyasi hareketlerinin önde gelen isimleriyle buluşan bir Kürt siyasetçi şöyle diyor: "Orada önde gelen isimlerle konuştum. Kimse bu savaşın nedenini bilmiyor. PKK'nin kendi ayağına kurşun sıktığını söylediğimde de sesleri çıkmıyor. Garip bir kilitlenme var. Hepsi de şiddetle hak elde edilmeyeceğini iyi biliyor."
Peki, öyleyse niye ölüyoruz? İşte Kürtlerin cevabını veremediği soru. Kürtler, Çözüm süreciyle elde ettikleri kazanımların heba edildiğini görüyorlar ama henüz buna karşı çıkacak özgüvenleri yok. Bu özgüveni, devletin bölgede teröre karşı demokrasi içinde yürüttüğü mücadele sağlayacak.
Vatandaş artık devletin 90'ların devleti olmadığını biliyor. Bu bilindiği için HDP ve çevresi ısrarla devletin 90'lara döndüğü algısını yaymaya çalışıyor. Oysa asıl 90'larda, hatta 70'lerin sol aklına takılıp kalan bizzat kendileri.
Değişen ve çatışma istemeyen bir Türkiye, gücünü halktan alan ve sorumluluk üstlenen bir siyasi irade varken bu savaşı Kandil'in kazanma şansı hiç yok.
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.08.2020
28.05.2019
6.05.2019
3.05.2019
2.05.2019
28.04.2019
21.04.2019
19.04.2019
18.04.2019
13.04.2019