Mahmut ÖVÜR
CHP ile İş Bankası ilişkisi uzun zamandır siyasetin gündemindeydi ama hiçbir zaman gerçek boyutuyla ele alınmadı. Bu noktayı açmak için önce şu kısa tarihi gerçeği bir hatırlayalım: Emperyalizme karşı verilen Milli Mücadele günlerinde Hindistanlı Müslümanlar (O zaman Pakistan ayrılmamıştı) bu mücadeleye destek için Türkiye'ye tam 1 milyon lira göndermişti.
O tarihte Milli Mücadele zaferle sonuçlandığı için paranın bir kısmı Gazi Mustafa KemalAtatürk'ün talimatıyla İş Bankası'nın kurulması için verildi. O günün koşullarında tek parti olan CHP de Atatürk'ün vasiyetiyle bu hissenin denetimiyle görevlendirildi. O hisseden gelecek paralar da Türk Dil Kurumu ve Tarih Kurumu'na verilecekti.
CHP bu görevi yönetim kuruluna verdiği 4 kişiyle yürüttü, halen de yürütüyor. Şimdi hem o tarihi koşullar hem de ticaretle siyaset ilişkisi değişmesine rağmen CHP'nin oradaki pozisyonu ve etkisi hiç değişmedi. Ve öyle bir hale geldi ki İş Bankası yönetim kurulu üyeliği, milletvekili olmayan ya da işsiz kalan CHP'lilerin sığınma evi ve etki alanı kurma yeri oldu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da SSK Genel Müdürlüğü'nden ayrıldıktan sonra özel sektöre gitmeyip oraya sığınan isimlerden biriydi.
Görünürde iş sadece denetimle ilgiliydi ama işin başka boyutları da vardı. Örneğin İş Bankası'nın bir kuruluşu olan Şişe Cam Fabrikası'yla ilgili iddialar. Dünya çapında bir markaya dönüşen Şişe Cam'ın inşaat sektöründe oynadığı rolle, CHP'nin İş Bankası yönetiminde bulunması arasında enteresan bir ilişkiden söz ediliyor. Yani iddiaya göre, CHP, İş Bankası Yönetim Kurulu üyeliğiyle, sadece 4 CHP'liye iş bulmuyor, aynı zamanda bir siyasi parti olarak ticari kaynak dağıtımında da ciddi bir rol oynuyor.
O boyutlardan biri ve vahim olanı da bu ilişkinin siyasete etkisi. CHP Atatürk adı üzerinden siyaset yapan bir parti... Siyaset üretmek yerine, sürekli Atatürk ismine sığınıyor ve onu CHP'nin siyasi aktörü olan bir tabuya dönüştürüyor. Öyle ki, CHP neredeyse kendileri dışında kimsenin Atatürk'e sahip çıkmasını istemiyor. Bu kutuplaştırıcı bir siyaset.
Bu durum, ortak değer olması gereken kurucu lider Atatürk'ü tartışma zemininde tutarken, CHP'nin de normal bir siyasi partiye ya da sosyal demokrat partiye dönüşmesini engelliyordu. Tam da bu yüzden Başkan Erdoğan'ın, ilk kez bu tartışmayı açması büyük ihtimalle CHP siyasetinin de önünü açacak. CHP'yi siyaset yapmaya zorlayacak ve Atatürk'ü, tabulaştıranlardan kurtaracak. Tıpkı vesayet kurumlarına güvenerek siyaset yapmanın devreden çıkması gibi... Henüz CHP, o noktaya tam gelmiş değil ama artık eskisi gibi orduya selam çakan, orduyu sivil toplum örgütü ilan eden CHP'liye de pek rastlanmıyor. Bu tesadüf değil.
Aslında bu tartışmayı bizzat CHP'nin kendisi açmalıydı. Çünkü CHP yıllar yılıdır "değişimden" söz ettiği halde bir türlü değişmedi. Merkez sağdan, milliyetçilerden hatta muhafazakâr kesimden devşirme siyasetçilerle bir yere gidilmediği görüldü. Bu tablo uzun zamandır CHP içinde de tartışılıyor. Bir ara benzer bir düşünceyi, şu anda CHP Genel Başkan Yardımcısı olan Oğuz Kaan Salıcı'nın da içinde yer aldığı 12 Aralık Hareketi, "CHP vakıf olmalı" diye savundu ama başaramadı.
İşte tüm bu nedenlerle CHP-İş Bankası ilişkisi yeniden ele alınmalı ve siyaset doğal mecrasında akmalı. CHP bunu ne zaman anlar bilemem ama siyasetin normalleşmesi için önce CHP'nin normalleşmesi ve diğer partilerle eşitlenmesi gerekiyor
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.08.2020
28.05.2019
6.05.2019
3.05.2019
2.05.2019
28.04.2019
21.04.2019
19.04.2019
18.04.2019
13.04.2019