Markar ESAYAN
“Ne var ki, alt tarafı 130 kişi ölmüş” denebilir ama biz asla öyle demiyoruz.
Çünkü bir kişinin terör yüzünden ölmesi bile kabul edilebilecek bir şey değildir.
Fark gözetmeden kınıyor, lanetliyor, kurbanlarla dayanışma halinde oluyoruz.
Terörün dini, dili, milleti olmadığı gibi, ölümlerin de dini, dili, milleti olmamalı.
Ama maalesef var. Suriye, Irak, Mısır, Afganistan, Arakan ve benzer mazlum coğrafyalarda akan oluk oluk kan “sebil” karşılanıyor, ancak talihsiz bir Kürt çocuğunun cansız bedeni sahile “estetik” biçimde vurduğunda Batı dünyası şöyle bir kımıldanıyor.
Tabii burada Batı'da yaşayan sıradan insanlarla devlet yönetimlerini birbirinden ayırmak lazım.
Yoksa sorunu teşhis etmek yerine, karanlık başka dehlizlerde oyalanabiliriz. Gazze katliamlarına karşı Londra, Tel Aviv ve Güney Afrika'da yüzbinlerce kişilik gösterileri hatırlamak lazım.
Ancak Batılı veya güçlü Doğulu devletlerin, Suriye'de Aylan bebek gibi on binlercesi ölürken kıllarını kıpırdatmamış olması, uygarlık tarihine yüzyılların ayıbı olarak geçecek, hatta yüzkarası olarak.
Hani bir gün insan uygarlığı sona erse ve akıllı uzaylılar dünyaya inip araştırma yapsa, Batı dünyası için “Bunca ilerleme ve ilkelliği nasıl bağdaştırmışlar” diye hayretler içinde kalabilirler.
İşte o noktada, tek başına iki milyon üçyüz bin talihsiz Suriyeli ve Iraklı'yı, dini, mezhebi, ırkına bakmadan misafir eden, milyarlarca doları gözünü kırpmadan harcayan, sorunun çözümü için tek başına dünyaya ses yükselten Türkiye'yi farklı bir yere koyacaklardır şüphesiz.
20. ve 21. yüzyılın insan onurunu yücelten en büyük Ensar hareketinin öznesi olan bir milletin parçası olmaktan gurur duyuyorum.
İnsanın doğuştan getirip, üzerinde hiçbir emeği olmayan özellikleri ile gurur duyması ergenliktir. İnsan ancak olumlu işleri ile gurur duyabilir.
Türkiye, tüm zorluklarına rağmen bu işi başardı ve dünyaya başka türlü de olabileceğini gösterdi.
Bugün G20'de, prestijli biçimde, başımız dik halde, övgüler alarak ev sahipliği yapıyoruz. Paris saldırıları da zirvenin ve Viyana görüşmelerinin hemen öncesine geldi.
Suriye ve benzer ülkelerde kalıcı bir çözüm gelecekse, bu çözüm dünya liderlerinin Türkiye'nin tezlerine yaklaşmasıyla olacak.
Çünkü Türkiye bu konularda insanı, ahlakı ve vicdanı önceledi. Kendi menfaatini soğuk ve köhne bir reel politikle kamufle etmeye kalkmadı. Ezberleri bozdu, bu nedenle cezalandırılmak istendi. Bedel ödedi, dik durdu diklenmedi, yapıcı olmaya devam etti.
Keşke olmasaydı, ancak Paris katliamları DAEŞ'in bir kolonyal semptom olarak tüm dünyayı ateşe atan bir tehdit olduğunu daha net biçimde ortaya koydu. Yüzbinlerce mültecinin Avrupa kapılarına dayanmış ve dayanacak olması da Batılı ülkeleri gerçekle umarız yüzleştirdi.
Hava bombardımanlarıyla yasak savmak, tavşana kaç tazıya tut demek, bu yüzyılda artık çalışmayan çok köhne bir kolonyal işgüzarlığın tezahürüydü.
Bu ceset makyajla canlanmaz, çürümüş ve fena halde kokmaktadır.
Arap baharları bunun bir göstergesiydi. Mısır'a müdahale edilmeseydi, daha yumuşak bir geçişin ümidi ortaya çıkmış olacak, DAEŞ gibi örgütler böyle alan bulamayacak, Türkiye modeli de tüm mazlum ülkelere daha güçlü yansıyacaktı.
Ama böyle yapmak yerine, Sykes-Picot düzenini tahkim etmek istediler. “Kötü örnek” gördükleri Türkiye'de ise bir darbenin destekçisi oldular.
Ama ceset kokuyor, çürüyen bedeninden de mikroplar saçıyor.
DAEŞ bir İslam değil, Batı ürünüdür.
Batı bunu anladığında çözüm de gelecektir, yeni dünya düzeni de.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019