Mehmet Acet
Zafer sarhoşluğuna kapılmayan, her durumda ihtiyatı ve ciddiyeti elden bırakmayan, kazanımların farkında olmakla birlikte yeni risklere karşı tedbirli olmayı yeğleyen, oldubitti havasına girmeyen bir tutum var karşımızda.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın dünkü Meclis grup konuşmasını izledikten sonra, kendisinin lisan-ı halini yansıttığını düşündüğüm böyle bir fotoğraf çektim.
Bu tutumu, salt bugünlerde olup bitenlere teşbih ederek sınırlayamayız.
Mesela, en coşkulu olması beklenen seçim zaferleri sırasında da böyle bir ihtiyat halinden söz edilebilir.
Tersinden baktığınızda, kaldırması ağır yüklerle karşılaşılan dönemlerde de Erdoğan’ın ‘suhulet’ iklimi içerisinde kaldığını, kalabildiğini biliyoruz.
Siz üstüne gitmediğiniz zaman onlar sizin üstünüze geliyor.
Kuzey Suriye ilişkili terör tehdidine ve yapılan operasyonlara buradan bakmak lazım.
2015 yazında Güneydoğu illerinde başlatılan hendek terörünün amacı çok açıktı:
Suriye’deki Rojava projesini Türkiye topraklarına taşımak.
15 Temmuz sonrası bu durumu fark edip, terörle mücadeleyi kendi kaynağında karşılama politikasına yönelme ve üç ayrı harekâtla bu ağır tehdide meydan okuma başarısının birinci derecede mimarı da Erdoğan oldu.
YPG GERÇEKTEN ÇEKİLDİ Mİ?
Geçen hafta salı günü Soçi’de yapılan Erdoğan/Putin zirvesinde belirlenen 150 saatlik süre, önceki gün akşam 18.00 itibarıyla doldu.
Moskova adına yapılan açıklamada, “Rus tarafı, 22 Ekim 2019 tarihli Türkiye-Rusya Mutabakat Muhtırası’nda öngörülen önlemleri tamamen uygulamıştır. 29 Ekim saat 18.00 itibarıyla 34 bin kişiden oluşan 68 YPG birliği ile 3 binden fazla silah ve askeri teçhizat TSK ile temas hattından 30 kilometre uzağa çekilmiştir” denildi.
150 saatlik sürenin dolduğu günün akşamı 29 Ekim resepsiyonunda konuştuğum, bu yoğun trafiğin içinde yer alan iki üst düzey yetkilinin, gelinen noktadan şikayetçi olmamakla birlikte, YPG’nin bütün unsurlarının belirlenen yerlerden çıkarıldığı fikrine mesafeli olduğunu fark ettim.
Bu isimlerden biri “Hepsi çekilmedi ama devamı gelecek” dedi.
Dün Erdoğan’ın da dile getirdiği gibi, bu, uzun süreli bir mücadele.
O nedenle, sahada elde edilen kazanımların üstüne gerek Amerikan, gerek Rus tarafıyla masada yakalanan ivmeye zarar verecek bir pozisyon alınmak istenmiyor.
Ama bu durumun Ankara açısından ‘rehavete kapılma’ anlamına gelmeyeceğini de yine Erdoğan’ın dün Grup toplantısı çıkışı gazetecilere yaptığı açıklamalardan anlıyoruz:
Cumhurbaşkanı, Rusya ile varılan mutabakata atıfla, “Şu anda A planını uyguluyoruz. Bu devriyeler vesaire filan, bunlar devam edecek. Bu devriyelerden sonra arazideki bütün gelişmelere göre de nerede ne gibi adımlar atılması gerekiyor. İşte Ayn el Arab’da Münbiç’te beklenenler eğer yerine getirilmiyorsa buralarda B planına, C planına geçebiliriz” dedi.
Geçenlerde, Türkiye’nin Soçi heyetinde yer alan bir isme şöyle bir soru sordum:
“Anlaşma sağlandıktan hemen sonra Rusya Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı, Şahin Cilo isimli YPG’li ile telekonferansla görüştü. Üstüne bir de bu görüntüler servis edildi. Bu durum Rusların ikili oynadığı anlamına gelir mi?”
Muhatabım, biraz da mevcut işbirliği ortamını koruma niyetiyle olsa gerek, “Şu ana kadar kapalı kapılar ardında ne söyledilerse yerine getirdiler. Bir samimiyet sorunu görmüyorum” cevabını verdi.
Burası böyle olmakla birlikte, ‘ikili’ tutumlara karşı ihtiyatlı davranmaya bundan sonra daha fazla ihtiyaç olduğu aşikâr.
Yani ayakların yerden kesilmemesi lazım.
SURİYE MİLLİ ORDUSU’NUN (ÖSO) TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK DEĞERİ
Barış Pınarı Harekâtı’nda dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın altını çize çize dile getirdiği gibi rejim karşıtı Türkiye müzahiri Suriye Milli Ordusu’nun çok önemli katkıları oldu.
SMO’nun 124 şehit, 463 yaralı verdiği düşünülürse, sahada ciddi çatışmaların yaşandığı da anlaşılabiliyor.
Erdoğan, TSK ile omuz omuza mücadele veren bu insanları şöyle anlatıyor:
“Bunlar bu toprakların sahipleri. Topraklarını savunuyorlar. Bunlara nasıl terörist dersiniz? Bunlar şu anda bizim askerlerimizle beraber bu topraklarda kendi evlerini, topraklarını savunurken şehit olanlar. Bunlar ölümü korkutan, ölümü öldüren mücahitler. Askerimizle dayanışmalarının neticesi, bu zafere doğru bizleri götürüyor. Rabbim bizlere en yakın zamanda zaferi nasip etsin.”
“Bunlara nasıl terörist dersiniz” ifadesiyle tepki gösterilen adres Washington.
Ancak, aynı pozisyona sahip içeride başkaları da var ne yazık ki.
Bu operasyon sırasında pek sesleri çıkmamakla birlikte, Afrin Harekâtının başladığı gün CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun “Çapulcular… Nasıl olur da Mehmetçik’le yan yana gelirler” sözleri, kulaklarda hâlâ çınlamaya devam ediyor.
İlk duyulduğunda biraz ağır gibi gelebilir ama CHP yönetiminin aldığı tutumun Suriye Milli Ordusu’na karşı YPG’yi tercih eden bir tutum olduğu çok rahat görülebiliyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.07.2021
28.06.2021
15.05.2021
17.04.2021
20.07.2020
15.07.2020
24.06.2020
20.06.2020
13.06.2020
8.06.2020