Mehmet Acet
Libya gündemli fırtına gibi bir haftayı geride bıraktık.
Hafta başında, Rusya Dışişleri ve Savunma Bakanları’nın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin arasında varılan mutabakat doğrultusunda Türkiye ziyareti olacaktı.
Ancak ziyaret;
1-Bir gün önce Ankara’ya gelen Rus bakan yardımcısının Hafter’e arka çıkan, 6 Haziran Kahire Deklarasyonu’na destek veren bir ateşkes önerisinde bulunması,
2-Ankara’nın bu teklifi reddetmesi üzerine gerçekleşmedi.
Bu durum bir krize ya da diyalog kesintisine yol açmadı tabii ama Libya konusunda Türkiye ile Rusya’nın yaklaşımlarının ve direnç noktalarının ne kadar farklı olduğunu gösteren son bir örnek olması bakımından hayli dikkat çekiciydi.
Devamında Çarşamba günü Türkiye’den üst düzey bir heyetin Trablus’a günü birlik bir ziyaret yaptıkları ortaya çıktı.
Ortaya çıktı diyoruz çünkü ziyaretin duyurusu önceden yapılmamıştı.
Önce Libya’daki haber kaynaklarının duyurmasıyla Arap dünyası, devamında Türk heyetinin Trablus’taki Başbakanlık binasına girerken çekilen görüntülerinin yayınlanmasıyla Türkiye kamuoyu böyle bir ziyaretten haberdar oldu.
Heyette, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, MİT Başkanı Hakan Fidan ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın gibi üst düzey isimler yer alıyordu.
Bu sürpriz çıkarmaya dair değerlendirmelerine başvurduğumuz ilgili çevrelere gezinin mahiyeti nedir diye sorduğumuzda şöyle bir yorum aldık:
“Topyekün gidilmesi önemliydi. Biz oranın tamamen normalleşmesini, iç savaşın gölgesinin oradaki istikrarın üzerinden kalkmasını istiyoruz. Ülke olarak bunun gereğini yapıyoruz.”
“OPERASYONLARIN DEVAM ETME İHTİMALİ YÜKSEK”
Sürprize açık, güvenliğin olmadığı, belirsizliklerle geçen yılların ardından Libya halkının hak ettiği huzur ve sükun iklimine kavuşması, yıkılan yerlerin inşası, ekonominin canlanması, istikrarın korunabilir hale gelmesi.
Yukarıdaki cümlelerin ne anlama geldiğini anlamak için böyle cümleler de kurabiliriz.
Ve bütün bu sürecin içerisinde güçlü, belki de en güçlü aktör olarak Türkiye’nin yer alacak olması.
Dün, Serrac yönetiminin Libya’da günlük 8/10 saati bulan elektrik kesintilerinin sona erdirilmesi için Türk heyetinden talepte bulunduğu yönünde haberler çıktı.
Elektrik kesintilerinin giderilmesiyle başlayacak, kademe kademe derinleştirilecek bir işbirliği ortamının tesis edileceği anlaşılıyor.
Fransa’dan, Yunanistan’dan, bazı Arap başkentlerinden gelen gürültülü, patırtılı, Türkiye karşıtı demeçlerin arka planında bu durumun hazmedilememesinin getirdiği bir psikoloji olmalı.
ANKARA HAFTER’İN DENKLEM DIŞINDA KALMASI İÇİN ISRARLI
Peki bundan sonra ne olacak?
Birleşmiş Milletler tarafından meşru yönetim olarak tanınan Türkiye destekli Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne bağlı güçler, darbeci Hafter’e bağlı birlikleri Trablus bölgesinden uzaklaştırarak Sirte’ye kadar uzaklaştırmışlardı.
Bunun üzerine Ruslar Suriye’deki Hmeymim Üssü’nden kaldırdıkları savaş uçaklarını Libya’da konuşlandırarak gözdağı verdiler.
Bu durum, UMH güçlerinin hızlı ilerleyişini durdurdu ancak Libya yönetiminin İçişleri Bakanı ve Genelkurmay Başkanı operasyonların devam edeceğini, Sirte ve Cufra’nın ele geçirileceğini duyurarak bu konudaki kararlılıklarını ortaya koydular.
Peki, bu konuda Ankara’nın nasıl bir eğilimi var?
İlgili isimlerle konuştuktan sonra aldığım nabzı bir cümle ile özetlemem gerekirse, şunu söyleyebilirim:
Ankara’nın Libya’daki müttefikinin Hafter’e karşı ilerleyiş arzusunu frenleme ya da muhtemel bir operasyon kararını durdurma gibi bir niyeti söz konusu değil.
Kulak verdiğimiz çevrelerden şöyle şeyler söyleniyor:
“Ateşkes önererek zaman kazanıp kaybettikleri alanları yeniden kazanmak istediklerini biliyoruz. O yüzden bizim operasyonun bitmesi yönünde beklentimiz yok. Hafter denklemin dışında kalana kadar devam edilmesi fikrini destekliyoruz.”
Darbeci Hafter ve arkasındaki güçler, bugüne kadar defalarca ateşkes anlaşması yapılmasına rağmen, bunların bir tanesine dahi sadakat göstermedi.
Haliyle bu noktada yapılacak bir anlaşmanın da herhangi bir garantisi bulunmuyor.
Ankara’nın gözünde Hafter, sıkıştığı anda ateşkese başvurup zaman kazandıktan sonra tekrar harekete geçmekte tereddüt göstermeyen, şımarık, güven duyulması mümkün olmayan birisi.
Bu nedenle böyle birisinin bundan sonra muhatap alınmaması, Libya’nın geleceğine dair yapılacak müzakerelerde kendisine yer açılmaması konusunda ısrarlı bir tutum sergilendiği görülüyor.
Yazarlar
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları



























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.07.2021
28.06.2021
15.05.2021
17.04.2021
20.07.2020
15.07.2020
24.06.2020
20.06.2020
13.06.2020
8.06.2020