Mehmet Ocaktan
Biliyorum, İslam toplumlarıyla ilgili eleştirel bakış açısından dindar kesimler pek hoşlanmıyor. Bu konudaki her analize hemen anında, “Neden durmadan İslam dünyasını eleştiriyorsun, Batılıların hiç mi eksikleri yok” şeklinde itirazlar yükseliyor. Elbette Batı dünyasının insani anlamda yüzyıllara dayanan büyük veballeri var ve bu durumu eleştirmekte de bir beis de yok. Ama bu Müslüman dünyadaki hukuk-adalet eksikliğini, insan hakları ve özgürlüklerden mahrum oluş halini ortadan kaldırmıyor.
Aklı selimle değerlendirdiğimizde, bugün Müslüman dünyanın içine düştüğü bu trajik halin Kur’an ve Sünnetin evrensel mesajıyla örtüşen bir görüntü olduğunu söylemek ne yazık ki mümkün değildir. Zira gerek Hz. Peygamber, gerekse dört halife dönemindeki uygulamalarda Hilafeti ve halifeyi kutsallaştıran, otoriterleştiren bir anlayış hakim değildir.
***
Ancak İslam tarihinin özellikle dört halife sonrasındaki dönemlerinde ‘hilafet’ esas itibariyle bir siyaset kurumu olduğu halde, giderek dinin asli unsurlarından biri haline gelmiştir. Tarihsel süreç içinde İslam uleması, bazı sıhhati tartışmalı hadislere dayanarak halifeye, devlet başkanına bir kutsiyet atfederek adeta tanrılaştırmışlardır. Ulemanın sultanı kutsallaştırmak için en çok başvurduğu tartışmalı Hadis ise şudur: “Sultan Allah’ın yeryüzündeki gölgesidir. Mazlum kullarının tamamı ona sığınır. O adil olursa ecrini alır, raiyyeye şükretmek düşer. O zulmederse, bu kendi aleyhine bir günahtır, raiyyeye de sabretmek düşer.”
Prof. Dr. Ömer Dinçer yeni çıkan “Siyasetnameleri Yeniden Okumak” kitabında iktidarın otoriterleşmesi ve halifenin kutsallaştırılması konusunda önemli tespitlerde bulunuyor: “İktidarın tahakküm eden bir güce dönüşmesi, gerçekte güçle mücadelesinde ahlakın mağlup olmasıyla sonlanmaktadır. Siyasetnameler gücün meşruiyeti kaybetmesi hali olan mutlak gücü önlemeyi öğütlerken, kutsallaştırma ve hilafete dini bir kimlik kazandırılma yoluyla da gücün tekelleşmesine kapı açar. Diğer yandan hilafetin kutsallaştırılması çabalarının halkın iktidara güveninin azaldığı, devletin çözülme dönemlerinde güçlendiğini iddia etmek yanlış olmaz.”
Biliyoruz ki, hükümdarın Allah’ın yeryüzündeki gölgesi olması tezi Prof. Dinçer’in de belirttiği gibi sadece İslam kültürüne has bir olgu da değildir. Hükümdarın Tanrı vekili olarak hükmetmesi fikrinin kökleri Hint-İran, Sümer ve kadim Mezopotamya kültürlerine dayanmaktadır. Mesela Hammurabi kendisinin Tanrı tarafından atandığını söylemektedir. Yine Prof. Dinçer’in Zencani’nin “Sultana Öğütler”inden naklettiğine göre, İran kralı Daryuş I. ‘Nakş-ı Rüstem’ kitabesinde Ahuramazda yeryüzü düzeninin bozulduğunu görünce onu bana havale etti. Ben de yeryüzüne düzen verdim diyerek hakimiyet ve iktidarını Tanrı Ahuramazda’dan aldığını söyler.
***
Görüldüğü gibi neredeyse bütün kadim kültürlerde hükümdarlar, sultanlar, padişahlar, halifeler Tanrı’nın yüryüzündeki gölgesi olarak değerlendirilmişlerdir. Ancak bu durumu İslam kültürünün dinamikleriyle değerlendirdiğimizde, halifenin kutsallaştırılmasına yol açacak bir yaklaşımı dinin ruhuyla bağdaştırmak mümkün değildir. Nitekim, neredeyse İslam tarihinin bütün evrelerinde devam eden bu zihniyet sapması, İslam toplumlarını zalim bile olsa hükümdara itaat etmek gibi dramatik sonuçlara sürüklemiştir. Kabul edelim ki bugün İslam ülkelerindeki insan hakları ve özgürler konusundaki mahrumiyetin temelinde de bu zihniyet sapması yer almaktadır.
Maalesef ‘emaneti ehline verme’, adalet ve istişare konularında açık ayetler olmasına rağmen, ne hikmetse İslam uleması zalim ve adaletsiz devlet başkanlarını yeren ve onlara itaat etmemeyi öğütleyen ayet ve hadisleri pek dikkate almamışlardır. Oysa ‘biat’ açık bir şekilde halifenin, devlet başkanının sadece seçimine onay vermek anlamına geldiği halde, ‘itaat’ halifenin haklı-haksız bütün uygulamalarına boyun eğmeyi gerektirmektedir.
Bu konuda Hz. Ebubekir’in halife seçildikten sonra yaptığı konuşmadaki şu sözleri son derece ibret vericidir: “Allah’a ve peygambere itaat ettiğim sürece bana itaat ediniz, Şayet Allah’a ve peygambere isyan edersem, bana itaat etmeniz gerekmez.”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025