Mehmet TIRAŞ

Nasıl pıhtı atan beyin bütün organlara komut veremiyorsa.
Hukuktan uzaklaşan iktidarlar toplumsal sorunları da çözemiyor.
Hukuk bir kurallar silsilesi ve yol göstericidir.
Huzuru sağlayandır.
Hukuk ve demokrasi birbirinden çıkan aynı zamanda birbirilerini tamamlayan kavramlardır.
“Hukuk-demokrasi ve serbest piyasa ekonomisi” bir toplumun gelişmesinde, zenginleşmesinde ve sosyalleşmesinde belirleyici rol oynar.
Hukuk toplumunda toplumsal yaşam “demokrasinin kuvvetler ayrılığı” denkleminde yürür.
Hukukun evrensel değişmez ilkeleri:
*1-Hukuk devleti.
*2-Kuvvetler ayrılığı.
*3-Yargı birliği.
*4-yargı bağımsızlığı ve Hâkim Güvencesi.
*5-Eşitlik.
*6-Laiklik.
*7-Örgütlenme,Sözleşme Özgürlüğü ve Güvenliği.
*8-Hak arama hürriyeti.
*9-Düşünce,basın ve inanç özgürlüğü ve serbest piyasa ekonomisi, hukuk devletinin değişmez kuralları olarak kabul edilirken, aynı zamanda bu kuralların her biri birer evrensel değerdir.
*10-Hukuk toplumunda seçimle gelseniz bile muhalefeti yok sayan iktidarlar “sivil darbeci” olarak anılır.
Hukukun evrensel ilke ve esasları, normlar hiyerarşisinin tepesindedir.
Normlar hiyerarşisine göre sıralama; ”Anayasa, bağlayıcı uluslararası sözleşmeler, kanunlar, kanun hükmünde kararnameler,tüzük,yönetmenlik ve diğer alt düzenleyici tasarruflardır.”
Demokrasilerde iktidarlar serbest ve eşit yarış içinde “sandıkla değişir” ama kazananın her şeyi ben belirlerim yetkisi yoktur. Hükümetler yetkilerini kuvvetler ayrılığının belirlediği çerçevesinde olaylara ve sorunlara yaklaşır.
Her ülkede bir iktidar vardır ama muhalefet sadece hukuk ve demokrasinin kök saldığı-boy attığı toplumlarda vardır.
Hukuk toplumunda iktidara kim gelirse gelsin, evrensel değerleri kendine göre eğip bükme gibi bir lüksü yoktur.
Bu kuralların dışında hak aramak ve bu kuralları tanımamanın meşruluğu kabul edilemez.
Yukarıda sıraladığımız hukuk ve demokrasinin kurallarını AKP hepsini hayata geçireceği sözünü vererek geldi.
-Bizim iktidarımızda “üstünlerin değil hukukun üstünlüğü olacak” diyordu.
-Hatta AİHM’in kararları bizim yasalarımızın üstündedir bunu herkes böyle bilsin.
-Daha da ileri giderek yetinmedi 2010 yılında her vatandaşın AYM’ne bireysel başvuru hakkı tanıdı.
-AB üyeliği bizim olmazsa olmazımız diyordu.
Zamanla küçük ortağı tek adam sistemine destek verince İktidar idealinin; “hukuksuz ve muhalefetsiz” ülkeyi yönetmek olduğuna evirildi.
Muktedir ve küçük ortağı biz iktidar olduğumuz sürece “demokrasinin kuvvetler ayrılığı bize ayak bağı oluyor” demeye başladılar.
AYM’nin kararlarını tanımamaları ve uygulatmamaları, küçük ortağın açıkça AYM’nin kapatılmasını istemesi.
Son yaşanan; Yargıtay ile AYM’nin karşı karşıya gelmesinde ortaya çıkan krizin hikâyesi böyle ortaya çıktı.
Yargıtay 3’cü dairesinin 8 Kasım 2023 Tarihinde AYM’nin tutuklu Hatay TİP Milletvekili Can Atalay lehine verdiği “hak ihlali” karararına karşı;Yargıtay’ın 5 hakiminin AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunması, karar veren hakimleri terör örgütleriyle iltisaklı olmakla suçlaması, yargı tarihimizde ilk defa oluyordu.
AYM’nin kararını iktidarın ve Yargıtay’ın tanımaması en hafif tabirle hukuk devletinin ırzına geçmekti.
İktidar hukuktan uzaklaştıkça…
Türkiye 2018 yılının Haziran ayında ne olduğu belli olmayan muhalefeti rejim karşıtı ilan eden,”ucube sisteme geçtikten sonra”,fırtınaya yakalanmış gemi gibi hızla kayalıklara doğru savrulmaya başladı.
Yargıyı muhaliflerine karşı sopa olarak kullanmaya başlayınca.
Ekonomide üretim düştü,gelir dağılımı bozuldu,enflasyon azdı,hayat pahalılığı ile yoksulluk arttı,işsizlik tarihi rekor kırarken. Yabancı sermeyenin gelmesi şöyle dursun var olan yerli ve yabancı sermaye hızla ülkeyi terk eder oldu.
Altın ve döviz tüm zamanların rekorunu kırdı. 2018 Tarihinde bir dolar 6 liradan işlem görürken, an itibarı ile bir dolar 28 liraya merdiven dayamış durumda.Bir çeyrek altın 355 liradan, 3.100 liradan müşteri buluyor.5.5 lira olan Motorinin litresi, pompa fiyatı 40 liraya çıktı.
TL’nin tüm para birimleri karşısında kan kaybı ise önlenemiyor.
Son yapılan seçimlerin üzerinden altı ay geçmesine rağmen 5 milyar dolar yabancı sermaye gelmedi.
Ekonomide dibe çöküldü.
Birleşik kaplar gibi bu sefilleşme her bir yana yayıldı.
Türkiye hukuktan uzaklaştıkça,iş cinayetlerinin ve kadın katliamlarının önü alınamaz oldu.
-2023 yılının ilk 10 ayında 1634 işçi cinayet ekonomisi sonucu öldü..AKP’nin 21 yıllık iktidarında İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği(İSİG) raporuna göre;32 bin 180 işçi iş kazlarında öldü.
Bu ülkede her gün 5 işçi iş kazası ile yaşamdan koparılırken,7 işçi ise sakat kalarak iş göremez durumuna düşüyor.
İş kazalarında Avrupa’da birinciyiz dünyada da üçüncü sıradayız.
-Kadın cinayetlerine gelince 2023 yılının ilk 10 ayında 350 kadın erkekler tarafından katledilirken,243 kadının ölüm nedeni ise “cinayet olarak” kayıtlara geçti.
Son 10 yılda 4197 kadın erkekler tarafından öldürüldü.
Kadın haklarını güvence altına alan ”İstanbul sözleşmesinin” iptal edilmesi, kadın cinayetlerini daha da artırdı.
-Ya çeteler, organize suç örgütlerinin ülkede cirit atması ve her sektörün bir mafyasının türemesi.KırmızI bültenle aranan mafyA liderlerinin Türkiye’den para karşılığında vatandaşlık alması akıllara durgunluk veriyor.
Yargıda dönen rüşvet çarkı ise dudak uçuklatan cinsten gelişmelere tanık oluyoruz.
-Anadolu Adliyesi Baş Savcısı İsmail Uçar’ın HSK’ya yazdığı mektubta;hakimlerin karıştığı para karşılığında uyuşturucu baronlarını tahliye ettirmeleri ve bu haberlere erişim yasağı getiren hakimlerin tek tek isimlerini bildirmesi,henüz yeterince yankılanmadı ve etkin bir sonuçta alınamadı.
Bu olay AB ülkelerinde ya da normal sağlıklı bir demokratik bir ülkede yaşansa idi,iktidar düşerdi ama burada bir tane istifa bile getirmedi.
Ortaya çıkan böylesi vahim toplumsal tablonun altında yatan “ülkenin hızla hukuktan uzaklaşmasının sonucudur.”
İktidar ortağını mafyadan ve çetelerden seçerse; gayri meşru iş yapan çeteler ve mafyada hukuku düşman seçer,AYM’inin de kapatılmasını ister.
Hatta AYM Başkanı’nı terörist olmakla suçlarsa böylece işler de zıvanadan çıkar.
Devletten hukuku çıkartırsanız, devlete çetelerin ve mafyanın hukuku hâkim olur.
Ülkeye gelmek için yabancı sermaye iktidardan ne istiyor?
”Hukuk Güvencesi” bunu biz demiyoruz hazineden ve ekonomiden sorumlu Bakan Mehmet Şimşek söylüyor.
Büyük Alman hukukçu Gutav Rudbruch: ”Amacı Adaleti gerçekleştirmek olmayan bir hukuk, suç adaletinden başka bir şey değildir” diyor.
Bizde de uygulanan hukukta bu değil mi?
20. Aralık 2023
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025