Mehmet TIRAŞ
Asırlardır İslam alemi yılda iki bayram yaşar birisi Ramazan bayramı, başka bir adıyla şeker bayramı diye de adlandırılır bizde halk arasında bu bayrama.
İkincisi de Kurban Bayramıdır..Kurban bayramı hayvancılıkla uğraşanların aynı zamanda hasat dönemidir.
Bayramlar bizde de olmak üzere İslam ülkelerinde çok özenle karşılanan, beklenen ve hazırlıkların yapıldığı bir günler olarak insanları heyecanlandırır..
Oruç tutsun tutmasın,kurban kessin veya kesmesin böylesi dini bayramların toplumsal geleneğimizde bayramların ortak kucaklayıcı bir yanı vardır.
Bayramlarda küslerin barıştığı, yoksulların ihtiyacının karşılandığı ve kimsesizlerin sevindirildiği, hatırlandığı,dostluların pekiştirildiği,kabristanlıkların ziyaret edildiği günler olarak yaşanır ve uygulanır.
Yalnız bayramdan bayrama hatırlananların yok edilmeyecek sıkıntılarının temelinde yatan ise yoksulluktur.
Kurban kesmek İslam dinine göre dinen vaciptir varlıklı olana aittir,yani farz değildir.
Yalnız kurban kesene farz olan ise kesmeyene yoksula kurban etinden vermesidir.
Kurban eti dağıtmanın İslam dinine göre bir kriteri yoktur, inançlı olsun olmasın onun yoksul olduğuna inanıyorsanız bunu inancınız gereği ırk,din,mezhep ve cinsiyet ayırt etmeksizin yapacaksınız.
Bizde kurban eti kime dağıtılır kime verilmez gibi ideolojik tartışmalarda yok değildir.
Kurban bayramında kesilen hayvan sayısı ve bayramların toplumlar üzerindeki sosyolojik etkisi üzerine durmayı yeğleyelim.
Gıda ve Tarım Bakanlığının 2012 verilerine göre;770 bin büyük baş hayvan,2 milyon 200 bin civarında küçük baş hayvan kesilmiştir.
Türkiye 16 milyon aileden oluştuğuna göre 770 sığır hayvanına ortalama dört kişinin ortak kesiminden hesapladığımızda; Türkiye’ de 5 milyon aile her yıl kurban kesmektedir.
Kurban bayramının bizim ülkemizde en büyük sıkıntısı ise bu topraklarda bin yıllık bir geleneği olmasına rağmen, ilkel kurban kesimlerinde kısmi bir düzelme olsa da;insanın midesinin kaldırmayacağı kadar hijyen ortamlarının istenilen düzeyde olmamasıdır.
Kurban bayramının birinci günü sabahtan başlayıp televizyon kanallarının bildik manzaralarla haberlere başlar..
Kaçırılan kurbanlı danaların kovalamasından,denize akıtılan kurban kanları,oto yollardaki ilkel kesimler,spor sahalarındaki görüntüler ve havadan helikopterlerle kontrollerinden verilen görüntülerle,acemi kasapların yaralamaları, her yıl bilinen manzaraları seyrede dururuz ama bir arpa boyu yol alınmaz,nedense?
Kurban kesmek yoksula düşmediğine göre, yoksul ne zaman kurban kesecek bunu tartışmak gerekmez mi,kurban bayramı vesile olmaz mı bu tartışmaya?
Yoksulluğu yenmeden var olan gelir dağılımındaki adaletsizliği düzeltmeden, nasıl vicdanen rahat olacağız? Zenginden gelecek et ve ekmekle hayat nereye kadar sürer?
Küresel Servet Raporu açıklandı bu rapora göre yoksulun kurban kesmesi ahrete kalmış gibi.
Credit Suisse’in yıllık küresel servet raporuna göre ;serveti 1 milyon dolar ve üzerinde olan kişi sayısı 2012 ‘de 28.5 milyon kişiden 2013’te 312.5 milyon kişiye ulaşmış.
Türkiye’de de 2012’de 84 bin 212 kişi olan bu sayı,2013’te 102 bin 550 kişiye ulaşmış.
Görüldüğü gibi Türkiye’nin de içinde yer aldığı toplumlar da bir zenginlik var ama yoksulluğu ortadan kaldırmıyor.
Bu rakamlar küresel servet dağılımındaki dengesizliği gözler önüne sermesine rağmen fazla bir şey değişmiyor.
Olumsuz rakamlarla okuyucuların içini karartmak istemiyoruz bu bayramda ama gerçekle de yüzleşmeden sorunlarımızı nasıl çözeceğiz.
Bu sadece bize özgü değil yoksulluk tüm dünyanın sorunu.
Son vahim derecedeki istatistik iki rakamla yazıyı sonlandıralım;dünya nüfusunun yüzde 1’lik kısmı,dünyadaki mülkiyetin yüzde 50’sine sahip..Hatta dünya nüfusunun yüzde 10’luk kısmı ise neredeyse dünyadaki tüm mülkiyetin tamamını elinde bulunduruyor.
Yoksulluğu yenmeden ve adil bir gelir dağılımı sağlamadan ağız tadıyla bayramları yaşamak imkansız gibi gözüküyor?
Bayramlar yoksulluğun ve adaletsizliğin tesellisi olarak yaşamımızda; varlığını tüm olumsuzluklara rağmen sürdürüyor.Komşusu açken tok yatan bizden değil diyen bir inancın mensupları; bu gelir dağılımı ve yoksulluğu yenmeyi neden akıl etmezler.
Nasıl tüm canlılar ölümü mutlaka bir gün tadacaksa;hangi inançtan olursa olsun tüm insanlık mutlaka bir gün Marksın düşüncesine baş vuracaktır?Savaşsız,sömürüsüz, sınıfsız ve sınırsız bir dünya hayal etmişti,tüm insanlık için o büyük düşünür!.Hiçbir kutsal kitap yoksulluğu ve adaletsizliği yenemedi asırlardır!.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen tüm okurlarımın Kurban Bayramı'nı kutluyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025