Mümtazer TÜRKÖNE
Bu sorunun tek cevabı var: Suçlular tek tek yargılanana kadar, bu defter kapanmaz, hiç kimse kapatamaz.
Başka türlüsünü kimse aklından geçirmesin. Hırsızlığın, yolsuzluğun soruşturulamadığı bir ülkede hiçbir şey olmamış gibi yaşama ihtimalimiz yok. Bir sene önce ortalığa saçılan deliller dosyaların içinde duruyor. Adalet bazen geç kalır ama mutlaka gelir. Bu hesabın öbür dünyaya kalacak kısmı, gönlümüzdeki kırgınlıklar. Bu dünyadaki kısmını bitirmezsek, bu sefer bizden sonraki nesillere söyleyecek sözümüz olmaz. Hırsızlığın-yolsuzluğun sineye çekildiği bir ülkede kimsenin aynaya bakacak yüzü kalmaz.
17/25, devlet rantı üzerinden diktatörlük inşa etme teşebbüsünün ortaya çıkartılmasıydı. Devletin egemenlik hakkını kullanarak, gerek uluslararası alanda gerek kamuya ait kaynaklar üzerinden devlet düzenine paralel bir rant yaratma ve dağıtma düzeni oluşturulmuş. 17/25 soruşturmaları bu düzene çomak soktu ve çarkları durdurdu. O günden bugüne yolsuz bir diktatörlüğün alt yapısı darmadağın oldu. Diktatörlük hayalleri suya düştü, geriye elinde kalan gücü çılgınca hırsızlığı-yolsuzluğu örtmek için kullanan zorbalıklar kaldı.
Her zorba suret-i haktan görünmeye çalışır. Gücünü hak, itaati ödev haline getirmek için uğraşır. Hukuku ne kadar aleni çiğniyorsa, zulmü ne kadar pervasız işliyorsa o kadar çaresiz demektir. İşler yolunda gitse, her şeyin üstü örtülseydi basın özgürlüğüne, dünyanın kınayan gözleri altında bu kadar aleni bir saldırıya girişmesine gerek kalır mıydı? Bu kadar rezilliğe katlanır mıydı? Bir günde koştura koştura gittiği üç ayrı yerde kan-ter içinde aynı tehditleri tekrarlar mıydı? “Bu ülkenin hakimi de, savcısı da, müştekisi de benim, ben ne dersem o olur?” diye meydan okur muydu? Keyfîliği, zorbalığı bu kadar aşikâr eder miydi? Kendi lisanınca diyor ki: “Yolsuzluk mu? Evet yaptım, ne olacak? Basını susturmayı bile göze almışken, var mı bana yan bakan?” Yürek korku içinde atarken söylenen bu sözlere bakıp da “çok korktuk, sen ne diyorsan öyle olsun” deyip, teslim mi olacağız? Tarih boyunca haramîye teslim olduğumuz bir zaman aralığı var mı? Burası muz cumhuriyeti mi? Arkadaş, kendini kabile devletinin reisi mi sanıyor?
Bize düşen sadece başkalarından esirgediği hukuku ondan esirgememek. Kamudan aldığın gücü kullanarak yolsuzluk yaptıysan yargılanırsın. Yolsuzluğu örtmek için suç işlediysen ayrıca yargılanırsın. Yolsuzluğunu örtmek için işlediğin suçlara kim ortak olduysa, kanuna aykırı emri kim verdiyse, kanuna aykırı emre kim uyduysa aynı şekilde yargılanır. Çok uzak bir gelecekte değil, çok yakında.
Her sabah sadrazam olarak uyanan, sadaret alayları eşliğinde sağda solda nutuklar irad eden birinin “bu devran hep böyle gider” diye düşünmesi normal. Tarih boyunca ne güçlü adamlar geldi geçti, ne güçlü adamlar işledikleri suçların hesabını boyunlarını bükerek bu dünyada ödedi. Bu devlet, bir kişinin çıkarlarına, kaprislerine, kanunsuzluğuna teslim olacak kadar tecrübesiz mi? Bu millet, bu kadar keyfîliğe ve zorbalığa boyun eğecek kadar küçülür mü?
Belli ki akıl ve feraset sahibi olanlar, kaçacak yerleri kalmasın diye çakalların iplerini gevşek tutuyorlar. Dosyalar kabardı, suçlar çoğaldı; demek ki temizlik günleri yaklaştı. Rus Çarı ile kol kola girerek, Batı’ya sırtını dönerek, milleti enayi yerine koyarak saltanat sürmek mümkün mü?
Demokrasi, adaletin güzel yüzünü göstermesi gibi kendi hükmünü geç düzeltir. Yolsuzluk yapanlar bir yıldır çalmadık kapı, başvurmadık çare bırakmadılar. Başlarını duvarlara vurdular. Onca medya gücü, onca para, halktaki “yolsuzluk yapıldı” inancını değiştirebildi mi? Halk kendi hatasını da mutlaka düzeltir. Bir sene boyunca çırpındıkça batan bir zorbalık hikâyesi izledik. Gerisi hükmü düzeltmeye kaldı.
Yakında bu dosyayı da kapatırız, evelallah. [email protected]
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
13.01.2026
9.01.2026
31.12.2025
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
21.12.2025