Münir AKTOLGA
„Aydınlarımız, ah aydınlarımız“ diyor sayın Özaltınlı…
Bu yazı da gene bir Özaltınlı eleştirisi olacak ama!... Bu konuda daha önce gene yazmıştım sanıyorum! Ben de nedense daha çok benim durduğum yere yakın olanları eleştiriyorum hep!!... Kırk yılın „yalnızlığından“ olsa gerek; aman, bir adım daha atmaya zorlayalım da tekrar eski mahalleye dönemesinler diye düşünüyorum herhalde!! „Beyaztürk solcu mahalleden“ aforoz edilerek kovulmuş olmanın verdiğı bir psikoloji bu galiba! Ama aslında kimse beni kovmamıştı ki oradan; çünkü güçleri yetmezdi buna!… Ben kendim terketmiştim o modern ittihatçı-pozitivist esrar tekkesini!! Neyse, bu da ayrı hikaye…)
Özaltınlı’nın, A.Altan’lı, N.Düzel’li-ve tabi diğerlerinin de hakkını yemeyelim!!- „solcu-liberal aydınlarla“ ilgili yazdıklarına ben de imzamı atabilirim. Örneğin,
"bu aydınların Türkiye’deki değişim sürecinin niteliğini, zorluklarını, çelişik dinamiklerini anlamaya ne niyetleri vardı ne de mecalleri. Bilmedikleri, kültürel olarak haz etmedikleri ve en önemlisi pek de kendilerine kulak asmayan bir dünyayı tanımak; onunla konuşmayı, etkileşim içine girmeyi göze almak zor geldi..."
"Ben yıllardır bu takımdan dişe dokunur bir tane ciddi analiz okumadım, dinlemedim. Doğru dürüst bir fikrin olmadığı yerde ne yapılabilirse o yapılıyor… Ağdalı, yapış yapış, paçasından yapaylık akan “duygusallıklar”; ajitasyon, demagoji, felaket tellallığı… Hepsi bu. Bu kadar kalibresizlik olur mu? Oluyor işte..."
„Şimdi geldikleri yere bakıyorum. Ortadoğu’ya ve Kürt sorununa ilişkin yazdıklarını okuyorum. Türkiye yanlış yerde duruyormuş… Kürtlerle çatışıyormuş… Savaşı, seçim kazanmak için diktatör çıkartmış… Şimdi de, önümüzdeki yıl yapılacak referandumu kazanmak için devam ettiriyormuş… Hendeklerin barikatların sorumlusu iktidarmış…“
„Bu sözlerde insanı ahmak yerine koyan bir sığlık yok mu?“
„Türkiye Arap ayaklanmalarını destekledi, Gazze’ye sahip çıktı, Filistin güçlerinin yanında yer aldı, Mısır’da seçim kazanan Müslüman Kardeşlerle dayanışma gösterdi, Esad’a karşı muhalefetin yanında yer aldı. Bunların neresi yanlıştı? Eğer halkların rejimleri tasfiye hareketi başarıya ulaşsaydı, bugün bu politikalara sataşacak bir kişi bulabilir miydiniz? Peki, sürecin kararması, ayaklanmaların darbe ve kaos üretmesi bu politikaların yanlış olduğunu mu gösterir? Politika elbette risk almayı gerektirir. Fakat Türkiye bu politikaları nedeniyle hasarlar da yaşamadı…“
http://serbestiyet.com/yazarlar/gurbuz-ozaltinli/aydinlarimiz-ah-aydinlarimiz-649277
Evet, Özaltınlı'nın "bu aydınlarımızla" ilgili bütün yazdıklarının altına imzamı atabilirim!... Aslında, daha o, Taraf'ta, benim o zamanlar "ittihatçı liberaller" diye nitelendirdiğim bu "aydınlarla" birlikte çalışırken bile ben onları eleştiriyordum... A.Altan’a yalvarıyordum adeta, yahu azıcık aklınızı başınıza alın diye ama olmadı!...
Ama buraya kadar!... Çünkü buradan sonra işler değişiyor. Bakın ne diyor sayın Özaltınlı:
"Bugüne gelince; Türkiye’nin yükselen fırtına karşısında, kendini, toprak bütünlüğünü korumaya alma dışında bir tutumu var mı? Neo Osmanlıcılık klişelerinin kanıtları neler?..." Yani, öyle „yeni Osmanlıcılık“ falan diye birşey yok, nereden çıkarıyorsunuz bunu…“
Nedense bizde "aydınların" kaderi bu. İlla ki ipin ucunu bir yere tutturacaklar, bir referans noktası bulacaklar kendilerine!... Bu nedenle, bir şeylere karşı çıkarken, eleştirirken iyi oluyorlar da- çünkü bunu yaparken toplumsal olarak meşru görülen bir yere dayanmış oluyorlar - fakat kendileri düşünce üretmeye, otonom birey olarak bir şeyler söylemeye gelince işin rengi değişiyor ve artık ondan sonrasını gözleri görmez hale geliyor… Alın bir Markar’ı, bir Cemil’i, ya da Yıldıray’ı veya Metin’i… Bunlar neredeydiler şimdi nereye geldiler…
İşte ben, tam bu noktada, Özaltınlı için de diyorum ki, "Ah o Aydınlar"!!...
Tam üç yıldır neredeyse biryerlerimi yırtacağım, bas bas bağırıyorum, bu işin rotası şaştı, rengi değişti diye!... „Parçaları birleştirerek Osmanlıyı yeniden hayata döndüreceğiz„ falan derken kazanılmış bütün mevzilerin tehlikeye atıldığına işaret etmek istiyorum… Ama demek ki yeterince duyulmuyor bunlar, ya da bazılarının dediği gibi „ben işi fazla abartıyorum“!...
Aşağıda, daha önceki çalışmalardan birkac link veriyorum, eğer amaç gerçekten aranıpta bir türlü bulunamayan o "Neo Osmanlıcılığın" izlerini keşfetmekse, rotanın nerede neden ve nasıl saptığını tesbit edebilmekse belki bunlar yardımcı olabilir!!... Bu konuyu bundan sonra bir daha yazmayacağım artık!...
http://www.aktolga.de/a108.pdf
Yazarlar
-
Taha AkyolDin ve laiklik 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRLAİKLİK DEMOKRATLIK MIDIR? 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUEdebi metinleri herkes anlamaz; Bahçeli’nin konuşmaları da öyle… 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSilâh, siyaset, Öcalan statüsü vs.. 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum Çağrısının 1. Yıldönümü ve Öcalan'ın çağrısı... 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYıkımın eşiğinde yeni bir dünya düzeni 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİİlahi gündemi tatlı da gerçekler acı 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Ekrem avukatını görmesin”… 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürk Siyasetinde Belirleyici Olan Dinamikler 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBütün otokratların dilinde aynı hikaye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünya bildiğin gibidir 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUKemalistin bilinç altı 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANTerörsüz Türkiye’yi neden halka anlatamıyorlar? 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranRojava’da “Gün batımı!” 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞHukukun her alanında gerileyen Türkiye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO’da tartışma yaratan sunum: ‘Seks sektöründe 100 bin kadın ve kız çalışıyor’ 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMKürşat Timuroğlu’nun anısına 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENSuriye… Kürtler için acı bir anlaşma… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kahveciİktidarın ‘seçim argümanı’ ne olur? 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLaikliği savunmak bir özgürlük, bir hak ve yurttaşlık görevidir 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünMedeniyetler savaşı mı başladı? 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURCereyanda kalan fikirler… 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerKÜMELEŞMELER VE ORTAK RUH HALLERİ ÜZERİNE 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZYirmibir yıl sonra: ‘Büyük Devlet’ sözüne ne oldu? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRAİHM ve AYM kararlarına uyulmalı tavsiyesine ihtiyaç var mıydı? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERUmut hakkı tartışması 23.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.11.2024
9.11.2024
31.07.2024
3.06.2024
9.04.2024
20.07.2023
18.07.2023
17.07.2023
20.06.2023
18.06.2023