Murat AKSOY
30 Mart seçimleri analiz edilirken AK Parti ve CHP dışında bakmamız gereken iki önemli parti de MHP ve BDP’dir. Kuşkusuz asimetrik yerlerde dursalar da ontolojik olarak birbirine benzeyen iki partidir MHP ve BDP.
MHP Türk, BDP Kürt milliyetçiliğinin temsilcisidir.
Bahçeli’nin başarısı
Seçim sonucundan önce şunu not etmekte fayda var. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP gençliğinin sokaktan çekilmesi ve siyaseti meşru zeminlerin içinde kalması konusundaki hassasiyeti ile büyük katkı sunmuştur.
Bu açıdan MHP, geçmişe göre dönüşmüş ve sokağı ve şiddeti, siyasetin aracı olmaktan çıkarmıştır. Bu demokrasi açısından önemli bir kazanımdır. Ancak son seçimde gördük ki, MHP gençliğinin yerini almaya meyyal olanlar yok değilmiş.
MHP, 30 Mart seçimlerinde oyunu arttıramamış görünse de siyaseten varlık gösterdiği yerlerin analizini iyi yapmak gerekiyor.
MHP'nin seçimi aldığı ya da ikinci parti olduğu yerlere baktığımızda karşımıza çıkan tablo şudur; MHP artık milliyetçilikten çok ‘bölünme/ayrışma’ endişe ve korkusu yüzünden oy almaktadır. Bu açıdan MHP'nin birinci parti olduğu Mersin, Adana, Kars iyi analiz edilmelidir.
MHP üç büyük şehirde oy oranı olarak küçük parti olsa da, İç Ege, İç Anadolu ve Karadeniz'de varlığını koruyan bir partidir. MHP, bu seçimlerde belki oyunu çok fazla arttıramamıştır ama almış olduğu kritik belediyeler önemlidir.
MHP milliyetçiliğinin dönüşümü
AK Parti’nin son yıllarda Ortadoğu'da izlediği emperyal milliyetçiliği düşündüğümüzde MHP milliyetçiliğinin yerli bir bölünme endişe ve korkusuna sıkıştığını görüyoruz. MHP’nin Kürt sorunu ve çözüm sürecine bakışının temel ekseni de budur.
Bu açıdan, MHP’nin önümüzdeki yıllarda konumunu belirleyecek olan, Kürt sorunu ve çözüm sürecinin geleceği olacaktır.
AK Parti, başlattığı süreci 'tek liderler'in inisiyatifinden çıkarıp toplumsallaştırmadığı sürece başarılı olma şansı yoktur. Çünkü, sürecin geldiği yerde artık ne geri dönüş ne de süreci yavaşlatma şansı vardır. Bu aşamada yapılması gereken hızla demokratikleşme adımları atmaktır.
Ancak AK Parti'nin Gezi ve 17 Aralık'tan sonra sürdürdüğü siyasal anlayış olarak kuşatıcı değil kutuplaştırıcı olduğu için Kürt sorununun demokratik çözümü çok kolay görünmemektedir. Ötekileştirme ve kutuplaştırma siyasetine son dönemde eklenen temel hak ve özgürlüklerin daralmasını eklediğinizde, Türkiye’nin demokratikleşme konusunda yol almadığını da kabul etmek durumundayız.
Türkiye’nin demokratikleşmediği bir ortamda Kürt sorununun ve çözüm sürecinin ilerleyebilmesi eşyanın tabiatına aykırıdır.
Çözüm sürecinin MHP'ye etkisi
Bunun basit bir göstergesi Ağrı ve Ceylanpınar'da yaşananlardır. Ağrı’da BDP’nin kazandığı seçimi AK Parti’nin kazanma ihtimali için defalarca sayım sayılmasına rağmen; Ceylanpınar’da AK Parti'nin kazandığı seçime BDP’nin itirazı üzerine ilan edilen olağanüstü hal AK Parti'nin çözüm sürecine nasıl baktığının göstergelerinden biridir. Sonuç olarak Ağrı seçimi iptal edilmiştir.
AK Parti’nin çözüm süreci karşısındaki mesafeli duruşu sadece bizler değil Kürt siyasi hareketi ve Kandil'de görmektedir. Bu yüzden sürecin ilerletilmesi çağrısı sıkça tekrarlanmaktadır.
Kürt siyasi hareketi ve Kandil umutsuzluklardan dolayı sıkça ‘özerklik’ konusunu Türkiye gündemine sokmaktadır.
Seçim öncesi gerek Kandil gerekse BDP kanadından gelen bu yöndeki söylemler, AK Parti’ye ve dolayısıyla çözüm sürecine olan kuşkuyu arttırırken; Türkiye’nin farklı yerlerinde bu bölünme/ayrışma endişe ve korkusunu da gündeme getirmektedir.
Böyle bir olasılık ve siyasal tartışma kaçınılmaz olarak MHP’yi bir siyasal alternatif olarak öne çıkarmaktadır. Çözüm süreci demokratikleşme çerçevesinde ilerlemez, özerklik tartışması artar ve bölgede BDP de facto durum yaratırsa; ortaya çıkacak gerilimin kazananlarından birinin MHP olacağı açıktır. 30 Mart seçimleri bunun ilk işareti oldu.
Twitter: @murataksoy
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018