Mustafa Karaalioğlu
Temel ve büyük problemler karşısındaki çaresizlik şöyle dursun; iktidarın siyasi sonuç üreten krizleri yönetme kabiliyetindeki eksik de giderek belirginleşiyor. Kötü kriz yönetiminin bilinen en trajik örneği İstanbul belediye başkanlığı seçim sonucunu kabul edemeyip tekrarlatmak olmuştu. Erdoğan ve ekibi o süreçte yargı, medya, iş dünyası, bürokrasi dahil bütün güçlerle yüklenmiş ama bilindiği sonuç siyasi felaket olmuştu.
İşler yolunda giderken, toplum sonsuz kredi açmışken, siyasi ve moral meşruiyet rüzgarları iktidardan yana eserken AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hayranlık uyandıran siyasi dehası kriz zamanlarında alarm veriyor. Gerçek sorunlar karşısında; yani yönetilmesi ve toplumun ikna edilmesi gereken konularda o hayranlık uyandıran siyasi akıl görünmüyor. Tablo giderek de iktidar aleyhine hata biriktiriyor.
Hatırlayalım… Yakın dönemin ikinci büyük kriz yönetim felaketi eski Hazine ve Maliye Bakanı’nın, Cumhurbaşkanı’nı tam anlamıyla çaresiz bırakan belli belirsiz istifasıydı. İstifanın nihayetlenmesi günler sürdü ama iktidar üzerindeki etkisi hala sürüyor.
Merkez Bankası başkanlarının birini gidip diğerinin gelmesi, düşük faiz sloganı yükseldikçe faizin artması, iktidarın ürettiği ve yönetemediği krizlerin en uzun ömürlüsüdür.
Sağlık ve hastane altyapısına büyük paralar harcayan Türkiye, salgın döneminde hasta tedavisinde başarılıyken bu olumlu tablonun siyasi kararlarla bozulması kötü yönetim örneğidir. Açma-kapanmalarda bir türlü doğru karar verilememesi; esnaf kepenk kapatırken iktidar partisinin dolu dolu kongreler yapması, market genelgeleri kötü kriz yönetimleridir. Salgında eğitimin tümden ihmal edilmesi, dar gelirli kesimlerin apaçık ihmal edilmesi de öyledir. Sorunun büyüklüğünü görmüyor olamazlar ama buna rağmen önlem alamamak çaresizliktir. Erdoğan ve kadroları bunu yaşıyor. Yapay, göstermelik ve sloganla yürüyen gündemler değil, gerçek ve yakıcı sorunlar karşısında çaresizlik...
Bütün açma kapama politikasının turizme göre ayarlanmasından sonra, bu krizi yönetmek adına ülkeyi yalvarıp yakarır duruma düşürmek de başka çaresizliktir. Ülke aşılama konusunda sorun yaşarken -üstelik- Dışişleri Bakanı’nın “Turisti gören herkesi aşılayacağız” demesi, “gerçek bir sorun” karşısında yetersiz politik kapasitenin fotoğrafıdır.
Ekrem İmamoğlu’na türbede elleri arkada yürüdü diye diye soruşturma açmak ve ceza aldırmayı umarak mümkünse siyasi yasaklı hale getirmeyi planlamak iktidarın ürettiği bir krizdir. İşler tersine dönünce İçişleri Bakanı’nın “Kendisi suçlu ama soruşturma açtırmayacağım” diyerek durumu kurtarmaya çalışması krizi kötü yönetmektir. Tıpkı, belediye yoksullara ulaşamasın diye ekmek büfelerine karşı savunma hattı oluşturmak gibi...
Kanunu zorlayarak veya yok sayarak muhalefet belediyelerini baskılamak kriz, sokaklara düşüp ekmek büfelerini kapatmaya çalışmak, yardım hesaplarına el koymak kötü kriz yönetimidir.
128 milyar Dolar rezervi buharlaştırmak krizlerin krizidir. Skandal ortaya çıktığında başta Cumhurbaşkanı olmak üzere iktidar kanadından yapılan açıklamalar kötü birer kriz yönetimi belgeleridir.
Çek yasası da iktidarın kendi kendine ürettiği bir krizdir. Bunu telafi etmek için önce açıklama yapmak, sonra kanunu çiğneyerek genelge yoluyla sorunu çözmeye çalışmak kötü kriz yönetimidir.
Daha önce olmayan veya çok az olan veyahut olsa da usulünce üstesinden gelinen krizler şimdi iktidara ayak bağı oluyor. Günlerce, haftalarca içinden çıkılamaz krizlere dönüşüyor. Başka bir kriz çıktığı için unutulanlar dışında son dönemde üstesinden gelebildikleri kriz bulunmuyor.
Bir vakitler iktidarın garantili, tartışılmaz ve takdir gören siyasi üstünlüğü, gerçek krizler karşısında artık çok kolay sınav kaybediyor
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.02.2026
2.02.2026
26.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
10.01.2026
25.12.2025
22.12.2025