Mustafa PAÇAL
Avrupa Birliği (AB) ilerleme raporlarının 17’ncisi bugün resmî olarak yayınlanmış olacak.
Türkiye’yi Aralık/1999’da “aday ülke” statüsüne alan AB Konseyi kararından bir yıl önce AB Komisyonu tarafından hazırlanan AB üyeliği yolunda ilerleme ve üyelik kriterlerine uyumun hangi seviyelerde sağlandığına ilişkin bu kapsamlı ilerleme raporları insan hakları ve demokratik alanda atılan veya atılmayan adımlar başta olmak üzere yargı, sosyal haklar ve ekonomi gibi pek çok alanda adeta Türkiye’nin MR’ını çeken raporlar niteliğinde bulunmaktadır.
Basına yansıdığı kadarıyla takip ettiğimiz bu yılki ön rapor bilgilerinden edindiğimiz izlenim, geçmişteki raporlara göre Türkiye özellikle hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı alanında kelimenin tam anlamıyla “çuvallamış” durumda gözüküyor.
Gezi olayları ve 17 Aralık yolsuzlukları sonrası “paralel devlet” iddiasıyla devlet içinde ve dışında başlatılan “cadı avı” ve hükümetin bu nedenle çıkarmış olduğu HSYK ve MİT kanunları, bırakın bir hukuk devleti olmayı, aksine AB kriterlerine tamamen ters otoriter bir devlet durumuna bizi düşürmüş durumda.
Bakın AB ilerleme taslak raporu yargı bölümünde hangi değerlendirmelere yer veriyor:
“Yargı
HSYK kanunu ve birçok yargı mensubunun görevlerinden alınarak başka görevlere atanmaları yargının bağımsızlık ve tarafsızlığı ile güçler ayrılığı ilkesi konularında ciddi endişelere yol açmıştır.
Anayasa Mahkemesi birçok kanunu anayasaya uygun bulmadığı için hükümete üç aylık gözden geçirme süreleri tanımıştır. Bunların arasında görevden uzaklaştırmalar da bulunmaktadır.
Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru almaya devam etmiştir. YouTube ve Twitter’a erişimin engellenmesi ve Hrant Dink davalarını ele almıştır.
Şubat ayında özel yetkili mahkemeler ortadan kaldırılmıştır. Terörle Mücadele Yasası’nın 10. maddesi ortadan kalkmış ve gözaltında bulundurma azami süresi 10 yıldan 5 yıla indirilmiştir. AB üye ülkeleri ile kıyaslandığında bu süre oldukça uzundur.
Paydaşlara danışılmaksızın adalet sisteminde sürekli değişiklikler yapılması Türk ceza sisteminin yapısının zayıflaması riskini barındırmaktadır.
Yeni MİT yasasının adli denetim olmaksızın telefon dinlemeleri ve gözetlemelere olanak sağlaması Avrupa standartlarına aykırıdır.
Savcıların soruşturma yürütme kapasitesi, savunmanın dava dosyalarına erişiminde kısıtlamalar, duruşmalarda çapraz sorgulamanın zayıf uygulaması, iddianamelerde gerekçeli delillerin zayıf kalması, yargılama öncesi gözaltı ve tutukluluk uygulamasının aşırı kullanımı ve tutukluluk sürelerinin uzunluğu başta olmak üzere ceza adalet sistemi mevzuatı ve uygulamalarına yönelik endişeler geçerliliğini korumaktadır.
Adli yardımın kapsamı ve kalitesi yetersiz kalmakta ve uzun zamandır süregelen sorunların çözümüne yönelik destek sağlayacak etkin gözetim gerçekleşmemektedir.
Bu alanda mesleki cinsiyet dengesine yönelik önemli bir gelişme olmamıştır. Kadınlar yargı mensuplarının yaklaşık dörtte birini oluşturmakta ve özellikle savcı ve yönetici kademelerinde daha az temsil edilmektedir.”
Yine taslak raporda yolsuzlukla mücadele bölümünde 17 ve 25 Aralık yolsuzlukları konusunda yerinde ve çarpıcı tespitler yapılıyor.
Raporda “Aralık 2013’te başlayan yolsuzluk soruşturmalarını takiben yolsuzluk iddiaları Türkiye’nin siyasi gündeminde geniş bir yer edinmiştir. Yolsuzluk iddialarının ele alınma şekli görevi suiistimal iddialarının ayrım gözetmeden, saydam ve tarafsız bir şekilde değerlendirilmeyeceğine ilişkin ciddi şüphelere yol açmıştır”değerlendirilmesi yapılıyor.
Ne diyelim...
AB herhalde yargı bağımsızlığı ve yolsuzluk konusunda durumunuz Afrika ülkelerine benziyor demek istiyor.
Yazarlar
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025
4.01.2022
15.04.2021
10.02.2021
13.01.2021
23.12.2020